sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa GÜNCEL

VASİLİS’İN FIRINI

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Kasım 15, 2024
in GÜNCEL, KÜLTÜR VE SANAT, POLİTİKA, YAZARLAR, YEREL YÖNETİMLER
0
VASİLİS’İN FIRINI
0
Paylaş
0
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Yıllar yıllar önce Datça’da sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uyanan tek şey güneş değildi.

Kasabanın kalbinde, eski taş fırının içinde asırlık bir sıcaklıkla pişen ekmeklerin kokusu, gündoğumuyla birlikte tüm çevreye yayılan ve usulca büyüyen bir şarkı gibiydi.

Bu koku, fırının önünden geçenleri durup hayata bir anlık saygıyla bakmaya davet ederdi.

Bu fırının ardında, her sabah erkenden işe koyulan bir adam vardı, Vasilis.

Vasilis, babasından miras kalan bu fırını genç yaşından beri işletir, gece uykusunu ekmeğe yatırarak, köyün sofralarına sıcaklığıyla, tadıyla, dostluğuyla varırdı.

Topraktan gelen buğday, önce Kızlan’da yel değirmeninde öğütülür, sonra Vasilis’in ellerinde suyla birleşerek ekmeğe dönüşürken, o her bir lokmanın kutsal bir bağ olduğunu bilirdi. Toprağı, insanları ve geçmişi birleştiren görünmez bir bağ.

Ama bir gün kasabanın üstüne soğuk bir gölge düştü.

Mübadelenin acı haberi, herkesin yüreğine bir sancı gibi saplanmıştı. Bu topraklarda asırlardır yaşayan Rum halkı, artık başka diyarlara gitmek zorundaydı. Vasilis de gitmek zorundaydı. Datça’daki fırını, dostları, her sabah ekmeğine uzanan yüzler, gülümsemeler, hepsiyle vedalaşmak zorundaydı. Vasilis’in elinde kalan tek şey, o eski taş fırının ardında mayalanmış bir avuç maya ve babasından duyduğu bir öğüttü.

“Toprağından ayrı kalırsan, yanında bir parça maya taşı; o maya, gittiğin her yerde seni vatanına bağlar.”

Vasilis, ayrılmadan önce fırının karanlık köşesinde tek başına durdu. Ellerini fırının taş duvarlarına yaslayarak, son bir kez dokundu. Taşların o soğuk yüzeyinde geçmişin sıcaklığını hissetmeye çalıştı. Bir kavanoza, yıllardır fırının içindeki mayadan bir parça alarak onu sakladı. Veda etmeden önce fırının içine usulca fısıldadı.

“Bu maya burada kalacak. Bir gün dönersem, bu toprağın kokusunu, ekmeğin o eski tadını bulmak için…”

Vasilis, gözlerinde yaslı bir özlem, kalbinde ise taşlaşmış bir boşlukla kasabayı terk etti. Fırının sıcaklığından ve mayanın ruhundan mahrum bir diyara, yabancı bir toprak parçasına götürdü ailesini. Girit’te yeni bir fırın açtı ama ne yapsa eski tadı bulamadı. Orada yaptığı ekmekler, mayanın o tanıdık ruhundan yoksundu. Ve bu ekmeklerde Datça’nın buğdayı, Datça’nın güneşi, Vasilis’in çocukluğunun kokusu yoktu.

Ve bir daha Datça’ya dönemedi.

Yıllar sonra, Vasilis’in kendisiyle aynı adı taşıyan torunu Vasilis, dedesinin öyküsünü dinleyerek büyüyen bir genç adam, aile yadigârı kavanozu ve Datça’ya dair dedesinden duyduğu tüm hatıraları sırtına alarak bu kasabaya, dedesinin fırınını ve sakladığı mayayı bulmak için geri döndü.

Ama ne fırın vardı yerinde, ne maya.

Zaman alıp götürmüştü her şeyi.

Dedesinin yıllarca anlattığı yerde şimdi betonarme bir bina dikiliydi.

Fırıncı Vasilis’in anıları ve mayası belki de bir traktörün arkasında hafriyat olarak atılmıştı bir yerlere.

Belki de o fırının taşları kullanılmıştı yeni yapılan evlerde.

Torun Vasilis hayal kırıklığıyla döndü Girit’e.

Uzun zaman önce, muhabirlik dönemimde yıllarca Beşiktaş ve milli takımımızın formasını giyen futbolcu Niko (Kovi) ile bir milli maç için gittiğim Atina’da buluşmuştum.

Sürekli Türkiye’yi sorup, durmuştu.

En çok neyi özlüyorsun diye sorduğumda “Kınalıada’nın sokaklarındaki ramazan pidesinin kokusunu” demişti.

Nico Kıbrıs Harekatından bir süre sonra Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmış ve bir dönem OFİ Girit takımında oynamıştı.

Tekrar tekrar demişti ki, “Ben Yunanistan’da her sabah ekmek ve ramazan pidesinin kokusunun özlemiyle uyanıyorum.”

Belki de Datça’nın sabahları da hala aynı ekmek kokusunun özlemiyle uyanıyor.

Vasilis’in bıraktığı maya, toprağa gömülü bir anı gibi, belki bir gün yeniden hayat bulacağı anı bekleyerek, bir yerlerde saklanmaya devam ediyor.

Görsel: Yapay zeka

Post Views: 203
Önceki yazı

ATATÜRK VE ÇOCUKLAR

Sonraki Gönderi

Face yazıları…

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
Face yazıları…

Face yazıları…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.