çalışırız
kemiklerimize dayanır derin acı
kanımız çekilir
iliğimiz kurur
makine dişlileri arasında
.
uğultudan kulaklarımız sağır olur
ayaklarımıza çöker kara yorganlar
ellerimizi hissetmeyiz ağır iş sonrası
çalışırız durmadan
işsiz kalmakla tehdit ederler
çalışırız
işten atmakla tehdit ederler
daha fazla çalışırız
.
gücümüz ikiye anca yeterken
üçüncüsünü de çıkarırız
başımızda ustabaşı
kamçısı elinde sanki
hiç durmadan
soluklanmadan
şikayet etmeden
yüreğimiz kanayarak
göz yaşlarımızı içimize akıtarak
çalışırız
.
konuşmayız
konuştuğumuzda kapıyı gösterirler
ve biz açız
konuşmazsak düzelmez hiçbir şey
yetmiyor kazandıklarımız
alınteri yenilir mi
ekmeğe açız
sıcak çorbaya
sıcak ve huzurlu bir yuvaya açız
.
didiniyoruz
bir dirhem saygı
hoşgörü
değer vermeye
değer görmeye
açız
.
paylaşmaya açız
bilgiye açız
.
bilime açız
kitaba
nefes almaya
sevgiye açız
çiçek ekmeye
ağaç dikmeye
açız
.
gerçeklere
mutlu bir yaşam sürmeye
açız
nefesimiz kokar mı acaba
konuşamayız
ayıp olur diye konuşmamayı
öğrenmişiz
.
sahteliklere değil
filizlenen çiçeğe
yalanlara, dolanlara değil
ses kalabalığına değil
ağaçta yetişen yemişe
körpecik fidanların
insanlığa miras bıraktığı
devrim ateşine
açız
.
açız
aciz değiliz asla
.
aydınlık güne
bahara
güneşe
şeffaf yaşama
açız
.
dizeye dökülenlere
yürekleri pareleyen acılara
insanı açlığa
yoksulluğa ve savaşa
mahkum kılan düzene
öfkemiz!
.
yolunu ararız
dünya yamyanlara kalmaz
kalmasına izin vermeyecek vicdanımız
göz göre göre yok olmalara, kıyımlara
izin vermeyeceğiz!
Özgür Metin Demirel














