Sırlarına tutuna tutuna.. sır’ları dökülene dek yürürmüş insan.
Anladım.
Küskün kalbinden belli olurmuş keskin harplerden çıktığı.
Sözleri, dil ucunda sımsıkı tutunurmuş ses tellerine
Roman gibi yazılamazmış insan
Girişler gelişemezmiş, varamayışlar bundanmış sonuca
Anladım.
Sürdüğü ize, süzdüğü göze değil, değdiği ten’e
İnanırmış insan.
Bazen bir kumaş gibi yırtılır, bazen asılsa da öylece kalırmış.
İnsan; akışına selam durmalıymış hayatın
Kahrını şahlandırmamalıymış anladım.
Bir gün, bir düş düşürürmüş yataktan
Kalbin ruhun kan revan
Ne, ağlama artık diyen, ne gözlerini silen,
Yok olurmuş birden
Kimsesizliğiyle raksettiği pistlerde ayağı kayarmış hep
Bir yalnızlığın kalbine saplanan sancılı yorgunluk
Ziyadesiyle bezdirirmiş insanı, anladım.
Göç etmeye yüzü tutmazmış alacakaranlığından
Azılı isyanlarında bütün güllere sırtını dönermiş insan
Oysa o güller hep masummuş, anladım…
.
bd














