Bu gece,güneşle oynaşamadan çıkagelecek yeni gün
Henüz kızıllaşıyorken bulutlar
Yavaştan ürpertecek,sabahın o ilk ayazı.
Bir ‘hoşça kal’ masalı bu!..
Puslu yılların, pusulu yolların
Prangalı ayağın, avluda darağacının masalı…
Dağlar susacak bu gece,fenerler sönecek
Başımızdan aşağı, tül’den gelincikler dökülecek.
Bu gece, başaklar gibi başı dik,
Kalpleri masum, gözleri uçurum,
Kartallar gibi heybetli üç delikanlıya
Rodrigo’nun gitar konçertosu eşlik edecek.
…
Üçünü hücreden alacak cellat, darağacı üç adım!
O üç adımlık avluda
O üç adam, sonsuz bir yolculuğa çıkacak…
Bir yusufçuk kanat çırpacak, upuzun yaşayacağına inanarak
Ve sonra, masmavi denizle kucaklaşacak.
Bu gece, herkes aynı şeye inanacak:
Kısacık ömründe öledurmuş binlerce yusufçuk
Buna şahit olacak.
Çünkü, bu gece bütün asil insanlar
”Dünyanın iyiliğini” denizlere atacak…
Bu gece pul pul balığız
Dalga dalga anılarımız, tutkumuz, sevdamız
Bu gece, üstümüz başımız hep Mayıs…
…
beyhan duran














