Uzun sürdü yalnızlığım,
Bu gezegenin gezgini ayaklarım
Taşı toprağı çiğnedi
Islandı bazen çoraplarım…
Gün dönerken yarına
Dünya ışığını gördü
Sayısını bilmediğim
Bir sürü koca kafalı bebek.
Bir tenhada
Canı bitene kadar
Köpeği benzinle yaktı
Hasta ruhları birleşik
İçleri kurumlu üç-beş kafadar…
Olan bitenden habersiz
Kalın gagalı kartal
Kanatlarını gerip,
Çok oyunlar oynadı pençesindeki dalla
Çok uzun ve yüksek uçtu
Güne sırtını verip…
Patatesin para ettiği zamanlarda
Henüz icat edilmişken varlık kuyrukları,
Bozkırda üç-beş yavrulu kurdun,
Uzun kuyruklu tilkinin
Bataklığın öte yanında kaldı şansı;
Otlağan semiz kuzularda,
Tavlı tavuk butlarında kaldı muradı.
Ataların ruhu incinirken
Toprak kokulu sessizliğin koynunda…
Gidiyorum…
İlgilendirmiyor beni
Ağlayan dere otlarının ezilmişliği,
Sürerken insanın insana
Yalancı kardeşliği…
Osman Aktaş/Erzurum














