Evinin ışığı yaratır bir mahalle
Mahalle köye, köy şehre döner
Aydınlanır dört bir yanı vatanın…
.
Vatanın
Sağında bir vatan kendi ışığında…
Solunda başka vatan kendi ışığında…
.
Kiminde cılız bir ışık, söndü sönecek
Kiminde denizleri aşar eloğlunun
Hiç bitmeyen bir şimşek gibi cüsseli,
Vurur gözüne sağının, solunun…
.
Daha çok ışık yansın vatanlarında
Gözlerin hep kamaşsın diye
Yakını görmeyesin diye
Utandırdılar seni sevmekten
Kendileri sevdiler vatanlarını oysa
Uğrunda ölesiye…
.
Evinde başla sevmeye vatanı
Sevgilin çıkar,
Oğlun, kızın çıkar kapılarından…
Mahallende, köyünde sev,
Şehrinde sev vatanı…
Akasyaların, çiçeklerin çıkar,
Kuzuların çıkar bayırlarından…
Birlikte su içtiğin arkadaşın,
Çeşmelerin çıkar
Sokaklarından…
.
Toprağının en ince tanesinden sevincin,
Kucağında uyuyan anan, baban
Tüm sevdaların
Koskoca mazin çıkar…
.
Suçların en büyüğünü işlesen de
Karların siyah yağdığı
Puslu zamanlarda vursalar da seni;
Son yudum nefesinde
Sevincin girecek kanına
Her zerresinde akarken kanın
Vatanın toprağına…
.
Utanır çocukların senden, utanırsan eğer
Sev vatanını…
.
Gözden alınmış rengin,
Kulaktan ahengin,
Hava, toprak ve sudan,
Kurttan, kuştan, böcekten,
Kadından ve erkekten
Ve bebekten çalınmış ışığın
Zifiri karanlıklarda
Aramamak için bedellerini,
Yine rüyalarını gör gecelerinde,
Doğan gününde sakla umutlarını.
Sev vatanını…
.
Düğün coşkusunda uçan
Kırlangıçlarını semalarından;
Çocukluğundan beri akan derenin sesini
Esirgeme kulaklarından…
Bülbülün hüznünü,
Gülün neşesini
Sürgün etme sonsuza dek ruhundan…
Tüm yüreğinle
Sev vatanını…
.
Çiğnetme bilinmez ayaklara anılarını
Varsın sana seviyor desinler
Sev vatanını…
.
Ya sevgiden eser yoktur,
Ya da sevecek yürek utananda
Ne kadar çok âşık varsa a gülüm!
O kadar güçlü yanar ışık vatanda…
.
Yarın vursalar da seni
Sen ölmeyeceksin…
Parıltısı sönmeyen ışıklarında,
Köylerinde, şehirlerinde vatanın,
Dağlarında, denizlerinde
Rüzgârlar şarkılarında seni söyleyecek hep;
Doyumsuz, ongun bir sesle
Hiç tükenmeyecek bir nefesle…
Osman Aktaş














