Yaşam böyledir;
Fırtınalı, buz kesen günleri de vardır,
Temmuz sıcağı gibi sıcak günleri de.
.
Bazen öyle anlar gelir ki
Hiçbir şey yolunda gitmez.
İnsan hem günü,
Hem yaşamı sorgular.
Çaresizlik sarar bedenini,
Sanki nefesin daralır.
.
Basit bir üşütme bile olsa hastalık,
Yorar insanı.
Öksürük, kemik ağrısı, titreme…
Burun akıntısı başlar,
Kaslar ağırlaşır.
Yarım kalan işler
Ve endişeler büyür içinde.
.
Ne yemek istersin,
Ne su içmek gelir içinden.
“Yeter artık,” dersin.
Bir yandan da
Kimse anlamasın diye
Gizlersin hasta olduğunu.
.
Kapanırsın yalnızlığına.
Seni yoran virüsü
Sevdiklerine bulaştırmaktan korkarsın.
.
Ama içinden yükselen bir ses der ki:
.
“Seni bekliyor dışarıda güneş.
Karşına çıkan insanlarla selamlaş.
Su bırak Kuşlar ve karıncalar için.
Biraz tahıl serp bahçeye, parka.
Yüksek sesle gül…
Stres ve ağrılar uzaklaşsın.
Akmasın artık gözyaşların.”
.
Unutma,
Seni sevgiyle bekliyor dostların.
Bu zor günleri,
Geride bırakmanı istiyorlar
Bu yorucu hastalığı.
.
Güzel yüreklim,
Seni seviyoruz.
Unutma!
18.05.2026
Molla Demirel














