Mikhail Lermontov
Sana boyun eğmeyeceğim;
Ne selamın ne de kınaman
Ruhum üzerinde bir güç taşıyor.
Bil ki: Artık biz yabancıyız.
Unuttun: Özgürlüğümü
Teslim etmem yanılgıya;
Feda ettim yıllarımı
Gülüşüne ve gözlerine,
Ve çok uzun zaman
Sende gördüm gençliğimin umudunu
Ve daha çok sevebilmek için seni
Nefret ettim bütün dünyada.
…
Kim bilir, belki o anlar,
Ayaklarının dibinde geçen,
İlhamımdan çaldığım anlar mıydı?
Peki ya neyle değiştirdin sen onları?
Belki ilahi bir düşünceyle,
Ve inanarak ruhumun gücüne
Verebilirdim harika bir armağan dünyaya,
Ve kazanırdım ölümsüzlüğü bu sayede?
…
Neden bu kadar nazikçe vaat ettin,
Onun tacını değiştireceğini?
Neden en başından beri
Sonunda olduğun gibi değildin?
…
Gururluyum!… Hoşça kal! Başkasını sev,
Başka birinde aşkı bulmayı hayal et;
Dünyada ne olursa olsun,
Ben kimsenin kölesi olmayacağım.
Uzaklaşırım belki,
Gökyüzünün altındaki yabancı dağlara;
Ama çok iyi tanıyoruz birbirimizi,
Birbirimizi unutamayacak kadar.
…
Zevk alacağım bundan böyle
Ve yemin edeceğim her aşkta;
Güleceğim herkesle,
Ama istemiyorum kimseyle ağlamak;
Hile yapmaya başlayacağım,
Sevdiğim gibi sevmemek için;
İhanet ettiği zaman bana bir meleğin,
Saygı duyula bilinir mi kadınlara?
…
Hazırdım ölüme ve acıya,
Ve savaşa çağırmak istedim tüm dünyayı,
Genç elini —
Aptalca! — bir kez daha sıkmak için!
Bilmeden kurnazca ihaneti,
Sana verdim Ruhumu;
Biliyor muydun böyle bir ruhun değerini?
Biliyordun sen — ben tanımıyordum seni!
…
Şiir. Mikhail Lermontov
Çeviri: Natalia Krukov / Molla Demirel

Mikhail Yuryevich Lermontov 15 Ekim 1814’te Moskova’da doğdu. Annesinin erken ölümünden sonra, büyükannesi Yelisaveta Alexeyevna Arsenyeva’nın Penza Valiliği’ndeki malikanesinde babasız büyüdü. On dört yaşında öğretmenleri Dmitri Dubensky, Alexei Merslyakov ve Semyon Raitsch’in rehberliğinde şiirler yazmaya başladı.[Büyük annesi onun edebiyat kariyeri yapmasına destek oldu ve akıl hocalığı yaptı.. Büyükannesinin malikanesindeki yaşam onu serf köylülerin dünyasıyla temasa geçirdi ve onların çoğu zaman çaresiz olan durumlarına dair bir düşünceye vardı.
Dört yıl Moskova Üniversitesi’nde okudu, oradan süvari okulluna gitti ve subay olarak mezun oldu.
Sonuç olarak Lermontov, Kafkasya’ya ve Rus Çamlığı’nın yerel halka karşı yürüttüğü savaştaki gözlemlerini yazdığı için sıkça sürgün edildi. Temmuz 1841’de Lermontov, Binbaşı Nikolai Martynov ile yaptığı bir düelloda kalbinden vuruldu. Çağdaşları, bu düellonun Lermontov’u öldürmek için hazırlanmış bir suikast planı olduğunu savundular.














