Boyun eğip yazgıya
Sonsuz huzura erişti ruhum da
Bir türlü tamamlayamadı devranını aşk.
İpliği kadınların işkence gözyaşlarıyla eğirilen
Ağarmış ıslak gömlek dönünce çeliğe
Güvende kıvrak vücudun rahatlığı
Uzanıyor insandan insana
Acıdan beslenen mutluluğa…
Bir söyle hele!
Kendi gömleğini kim dikmiş
Geceleri sabaha teslim eden
Uykusuz gözlerde…
Ben davamı öldürdüm
Güneş batımına yakın
Bir akşamüstü
Bari sen sahip çık sevgililer ölmeden.
Sevgiyle başla güne, hayata
İhtirasa kurban verme başını
Yeter ki güneş vursun
Parıldar çamurda altın…
Descartes gibi kuşkucu
Üstelik onun kadar soğukkanlı olmak zor.
Şu koca evrende
Hikmete kapıları kapanmış
Endülüs çocuğu gibi korumasız,
Erkeği, kadını gibi yılgın olmak ne acı…
Tüm insanlara dur orada demek;
Bekle kendini ve
Unut beni demek istiyorum.
Unut beni ve
Yıldızlara bak…
Yıldızlar ki
Hepsi yalnız
Hepsinin ışığı var…
Osman Aktaş/ Erzurum














