10 Kasım 1938’de Atatürk öldü.
Ölümsüz olan; Atatürk sevgisidir.
Ölümsüz olan; ATATÜRKÇÜLÜKTÜR!
O bizden, dindar ve kindar olmamızı değil;
Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür olmamızı istedi.
O yüzden biz, hiç bir zaman;
“ Ona dokunmak bile ibadettir! Onda Allah’ın bütün vasıfları vardır!” falan demedik.
Biz diyoruz ki; O, bu vatanı kurtarmış, bu Cumhuriyeti kurmuştur.
Bizim dediğimizi tarih de söylüyor.
Biz diyoruz ki; O en büyük lideridir.
Bizim dediğimizi bütün dünya söylüyor.
Siz bakmayın bugün ; yobazların, hırslı ve kurnazların ne dediklerine.
O bize ;
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir, dedi.
O bize; Türk milleti çalışkandır, zekidir, dedi.
O bize; Milletin istiklalini, Milletin Azim ve kararı kurtaracaktır dedi.
Düşünceden ilimi ve fenni, Azim ve Zekadan erdemleri çıkarırsanız geriye , yobazlık, hırs ve kurnazlık kalır.
Ama Azim hırsı, Zeka kurnazlığı, İlim yobazlığı mutlaka yener ve yenecektir.
Yeter ki biz,
Atatürk’ün yolundan ayrılmayalım.
Unutmayalım ki,
tarihe dayalı senaryo yazılabilir ama
SENARYOYA DAYALI TARİH YAZILAMAZ!
Bu Milletin Tarihinde bir tek Kurtuluş Savaşı, bir tane Cumhuriyet vardır.
İkisinin de kahramanı;
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Ve unutmayalım ki;
bu vatanı kurtarmış, bu Cumhuriyeti kurmuş bir insan olarak, Atatürk’ü sevmek için biraz kalp sahibi olmak yeter.
Ancak Atatürkçü olmak için YÜREK işidir Atatürkçü olmak YÜREK ister.
Evet, 10 Kasım 1938’de Atatürk öldü.
Ama ATATÜRKÇÜLÜK hep yaşayacak ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
Yürekli Atatürkçüler var oldukça!
Sevgi, Saygı Ve Minnetle!
Ulvi Puğ














