sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

AVŞA ADASI’NDA 3 VATAN HAİNİ

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Eylül 23, 2023
in YAZARLAR
0
AVŞA ADASI’NDA 3 VATAN HAİNİ
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

(12 Eylül)

Yıl 1988, aylardan yaz.

Nihayet ailesiyle tatile çıkıyordu Giregöz.

Asıl adı Gregos’tu ama nüfus kağıdına Giregöz diye geçirmişlerdi.

Giregöz Merkezoğlu.

Eşi ve iki kızıyla Marmara Denizi’ndeki Avşa Adası’nda yapacaklardı tatillerini.

Yola çıkmadan bir gün önce İstanbul’da Topkapı’ya gitti.

Bit pazarından çakma bir tişört ve eşofman altı aldı.

Çakmaydı ama üstüne yakışmıştı.

Dönemin parasıyla 20.000 lira ödedi, tatilde giyecekti.

Ertesi gün Avşa adasında Zülfi Kanarya pansiyonuna yerleştiler.

İlk günler her şey güzeldi.

Hava, deniz, balık, rakı, ne trafik gürültüsü, ne işin stresi.

Oh mis.

Ancak bir gariplik vardı.

Bizim Giregöz sahilde, pazarda yürürken çoğunluk ona pis pis bakıyordu.

Bir anlam veremedi Giregöz.

İçinden “hayırdır” dedi, “ada insanları genelde güler yüzlü, neşeli olur ama…”

Bir gün balık pazarında anladı gerçeği.

O bit pazarından aldığı çakma t-shirtün üzerinde kocaman “Emporio Armani” yazıyordu.

Tepki onaydı.

Etrafını sardılar.

“Sen Ermeni propagandası mı yapıyorsun, hain” diye bağırdılar.

Dayak yemekten son anda kurtuldu, kendini otele zor attı.

Kısa bir süre sonra jandarma bastı oteli, Giregöz’ü gözaltına aldılar.

Yaka paça nezarete attılar.

İçerde onun durumda iki tatilci daha vardı.

Hasan Bahar ve Ülgen Çağdaş.

Hasan’ın t-shirtünde, Ülgen’in de şortunda  “Emporio Armani” logoları vardı.

Ortak noktaları buydu.

Suçları çok ağırdı!

Ermeni propagandası yapmak!

Suç aleti iki t-shirt, bir şort.

Deliller sağlam.

Üç vatan haini bir arada.

Ellerine kelepçe vuruldu, t-shirt ve şortlara el konuldu.

Üç tatilci hayli hırpalandıktan sonra Marmara Adası Sulh Hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik yeminli tercüman istedi.

Belediye hoparlöründen tercüman arandı.

Üç kişi başvurdu.

Bilirkişi konumundaki tercümanlara soruldu.

“Tişört ve şortta yazan Emporio Armani ne demektir?”

Üç bilirkişi de aynı yanıtı verdi.

“Ermeni İmparatorluğu demektir.”

Tekrar soruldu.

“Bu Ermeni propagandası yapmak, vatanı bölmeye çalışmak değil midir?”

Bilirkişiler önce şaşırdılar, sonra aynı şeyi söylediler.

“Değildir efendim… Emporio Armani dünyaca ünlü bir ticari markadır.. Topkapı’da, Mertel’de milyonlarca çakması satılır.”

Bu kez hakimler şaşırdı.

Çünkü deliller çürümüştü.

Savcılık bir iki saat ifadelerini aldı.

Giregöz, “ben suçsuzum, devletime ve milletime bağlı bir vatandaşım” dedi.

Hasan, “t-shirtte ne yazdığını bilmiyordum, bilsem almazdım” diye kendini savundu.

16 yaşındaki Ülgen ise, “şortu annem bana almıştı. O da, ben de İngilizce bilmiyoruz” şeklinde ifade verdi.

Bir süre sonra İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı kararıyla, üç tatilci serbest bırakıldı.

“Suç unsuru” olarak el konulan t-shirt ve şortlar  sahiplerine geri verildi.

Giregöz Merkezoğlu, Hasan Bahar ve Ülgen Çağdaş ilk gemiyle İstanbul’a geri döndüler.

O gün, bugün tatile çıkıyorlar mı, bilinmiyor.

Bugün 12 Eylül.

Faşist darbenin 43. yıldönümü.

O günleri unutmamak gerek.

Kaynak: Zakarya Mildanoğlu/Agos Gazetesi

ULAN RANDY, YIKTIN FACEBOOK’U EYLEDİN VİRAN.

Facebook’ta çekilen çekilene.

Efendim, Kanal 4 Haber duyurmuş.

Facebook 1 Eylül Pazartesi gününden itibaren tüm kullanıcılardan ücret alacakmış.

Hem de ayda 4.99 dolar.

5 değil 4.99

Eğer “ben de çekiliyorum” yazmazsan, tüm fotoğrafların da kullanım hakkına sahip olacakmış.

Olay bomba gibi patladı.

Facebook’tan çekilen çekilene.

Kopyala, yapıştır yaparak herkes paylaşıyor.

“Ben de çekiliyorum.”

“Ben de çekiliyorum.”

İnanılacak gibi değil.

Bu paylaşımlar bir anda viral oldu.

Daha önce de yazdım.

Öncelikle “Kanal 4 Haber” isminde bir yayın organı yok.

Ayrıca, siz vermedikten sonra Facebook 4.99 doları nereden, nasıl alacak?

Tam bir trol işi.

İyi tuttu ama.

Sazan mevsimi bereketli başladı.

Teyit org bu asparagasın kaynağını araştırmış.

Yurtdışında başlamış trolleme.

Atalanta’da Randy Broch isimli bir muzip 6 ay önce böyle bir paylaşım yapmış.

Çığ gibi yayılmış dünyaya.

En çok da bizim ülkede.

Ne zaman Facebook’u açsam, çekilen çekilene.

Ardı arkası kesilmiyor paylaşımların.

“Ben de çekiliyorum”

“Ben de çekiliyorum”

Ne diyelim.

Çekilin arkadaşlar, ne olur ne olmaz.

Ulan Randy!

Yıktın Facebook’u eyledin viran.

Aşk olsun!

12 Eylül sürüyor.

Akbelen’de jandarma nöbet alanına girdi.

Son ağaçlar da kesiliyor.

🔴Datça’nın e-dergisi Garaville’de bu ay.

🐌Kaçak inşaatlar, işgal edilen sahiller, yüksek sesli müzik terörü; N’olcak Bu Datça’nın Hali?

🐌Murat Hiçyılmaz yazdı; Afrodit Kapatacak Elleriyle Yüzünü

🐌Datçalılar isyan etti; Belediye Göreve

🐌Burak Eldem yazdı; Datça: Son Sığınak Tehlikede

🐌Bu ne vurdumduymazlık; Knidos’un Tuvaletleri Bir Açılıyor, Bir Kapanıyor.

🐌Gülkadın Taş yazdı; Kumdam Kalelerimi Yok Ettiler Anne

🐌Sedat Kaya yazdı; Vatandaş Feryatta, Belediye Sağır Sultan

🐌Hasan Doğan yazdı; Bir Çift Öküz Yeter mi Aha Memet Emmi

🐌Datça’da muhteşem bir sergi; Burgaz, Denizle Kara Arasında Bir Ada

🐌Cevriye Ana Ve Basma Fistan Başörtüsü

🐌Yöresel Maniler; Datça Semalarında İlk Teyyare

🐌Datça Şivesi; Billama Vadıydım, Hasta Yatıkduru

🐌Çok daha fazlası Garaville’nin Eylül sayısında.

13 Eylül

1000 YILLIK UZAYLILAR

Dünya medyası bu haberle meşgul.

Meksika meclisinde düzenlenen oturumda Peru’da bulunan ve uzaylılara ait olduğu iddia edilen iki ceset kamuoyuna gösterildi.

DNA testleriyle insan olmadıkları kanıtlanan yaratıklar, bir madende fosilleşmiş halde bulundu.

Bilim insanları yemin ederek yaptıkları açıklamada “DNA testi yaptık ve bu canlıların bizim gezegenimize ait olmadığını tespit ettik” dedi.

SİZ HİÇ FOSEPTİK KOKUSUNDA UYUDUNUZ MU?

Tam bir yıl oldu.

Bir yıldır Datça’nın Çomarlık Mahallesi’ni bok götürüyor.

Sık sık foseptik taşıyor,

pislik yollara, sokaklara bulaşıyor.

Havada leş gibi bir koku.

Su boruları patlıyor.

Foseptik suya karışıyor.

Hasta olan olana.

Hijyen de neymiş efendim.

Ne acı ki, bir yıldır burayla ilgilenen tek yetkili yok.

Yüzlerce insan yaşıyor orada.

Mahalle sakinleri çalmadık kapı bırakmadı.

İmza topladılar.

Dilekçeler verdiler.

Basın açıklaması yaptılar.

Nafile.

Sorumlular sağır oldu.

Bazıları da üç maymun.

Tek yaptıkları gelip tamir etmek.

Ama ne çare.

Sık sık taşıyor foseptik.

Her yer koku, her yer pislik.

Üstelik önümüz kış.

Yetkililer halka “vidanjör çağırın” diyormuş.

Yuh.

Halk her ay hem atık su parası ödeyecek sana, hem de vidanjör parası.

Oh, ne ala!

Menteşe Beyliği’nin cici çocuklarından biri de “MUSKİ’nin bütçesi yeterli değil bu projeye. Siz aranızda para toplayıp, üstünü tamamlarsanız, ben işi çözerim” demiş kasıla kasıla.

Aklını sevsinler.

Halk cebinde olmayan parayı toplayıp, altyapı getirecek, sen hava atacaksın.

Yemezler.

Muğla Büyükşehir Belediyesi, Datça Belediyesi, MUSKİ bu rezilliğin sorumluları sizlersiniz.

İmara açılan arsaya altyapı götürmeyen kim?

Siz.

Çomarlık’ta bu sorun her geçen gün büyürken, bölgeye hala inşaat izni veren kim?

Siz.

Müteahhit belediye meclis üyelerinizin satmak için yaptığı villalara yıldırım hızı ile altyapı götürürken, Çomarlık’ta halkın “acil altyapı” feryatlarını duymayan kim?

Sizlersiniz.

Boş yapmayın, iş yapın.

Çomarlık altyapı bekliyor.

İşinizi yapın.

Unutmadan.

Mart’ta seçim var.

Oy istemek için insanların kapısına gideceksiniz.

Hangi yüzle?

14 Eylül

HAYAL KIRIKLIĞI

En beğendiğim aktörlerden biriydi.

Sadece aktörlüğü değil, kişiliğiyle duruşu olan bir sanatçıydı.

Gezi direnişinde Erdoğan’a mektup yazıp, “zulmü durdurun” diyenlerdendi.

San Francisco Belediye Meclisi’ne seçilen homoseksüel Harvey Milk’in hayatını canlandırdığı filmiyle Oscar ödülü almıştı.

Hollywood işçilerinin sendikal mücadelelerinde ön saflardaydı.

Irk ayrımına karşıydı. Amerika’nın savaş politikalarına büyük tepki gösteriyordu.

Sinema sektöründe haksızlığa uğrayanların, ezilenlerin, eşcinsellerin sesiydi.

İki Oscarı, onlarca ödülü vardı.

Bugün bir açıklamasını okudum.

“Oscar heykelciklerini Ukrayna’ya vereceğim. Kurşun yapmak için eritebilirler ve Rusları vurabilirler.”

Benim için tam bir hayal kırıklığı.

Ya bunadın ya da

savaş karşıtlığın dekormuş Sean Penn.

Dostum, meslektaşım Esat Erçetingöz konuşturmuş yine deklanşörü.

Harika kareler.

İzmirli dostlar, bu sergiyi kaçırmayın.

14 Eylül

HEP BİRLİKTE YAKTILAR

HEP BİRLİKTE AKLADILAR

Bu karar hükümsüzdür.

Bu ateşin koru sönmez.

Bu acılar dinmez.

İnsanlık suçları affedilemez.

Bu hesap bir gün mutlaka sorulur.

Bu hesabı soracaklar mutlaka bulunur.

15 Eylül

Türk Hava Kurumu Üniversitesi Uzay Mühendisliği, Uçak Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Havacılık ve Uzay Bilimleri gibi alanlarda eğitim veren bir kurum.

Rektörlüğüne Arap Dili ve Edebiyatı profesörü Rahmi Er atandı.

Vatana, millete hayırlı olsun.

KOALİSYON

Milli voleybolcumuz Ebrar Karakurt’un isminin doğum yeri Balıkesir’in Susurluk ilçesinde bir caddeye verilmesi ile ilgili öneri CHP, AKP, MHP ve İYİ Partili meclis üyelerinin oylarıyla reddedildi.

15 Eylül

VERBA VOLANT,

SCRİPTA MANENT

Daha önce birkaç kez dile getirmiştim.

Benim hiçbir siyasi parti ile organik bağım yok.

Olmadı, olmayacak.

Mesleğim gereği.

Peki apolitik miyim?

Haşa!

Elbette bir dünya görüşüm var.

Mesela son seçimlerde cumhurbaşkanlığı için Kılıçdaroğlu’na, meclis için Emek ve Özgürlük İttifakı’na oy verdim.

Mantık ve vicdan öyle gerektiriyordu çünkü.

“Pişman mısın?” diye sorarsanız, değilim.

Aynı şartlar yine oluşsa, yine aynı oyları veririm.

Neyse.

Gelelim sadede.

Dün, “Balıkesir’in Susurluk ilçesinde milli voleybolcumuz Ebrar Karakurt’un adının bir caddeye verilmesi ile ilgili öneri CHP, AKP, MHP ve İYİ Partili meclis üyelerinin oylarıyla reddedildi” diye yazdım.

CHP’li dostlar sitem etti.

“Bu tür yazılar partiye zarar veriyor!”

Geçmişte, “Türkiye İşçi Partisi İstanbul Büyükçekmece’de bir yoldaşını polise ihbar etti” diye yazmıştım.

TİP’li dostlar sitem etmişti.

“Bu tür yazılar partiye zarar veriyor!”

Daha önceleri “Yeşil Sol Parti’nin örgüte sormadan, yukarıdan inme milletvekili adaylarını belirlemesi demokratik değil” diye yazmıştım.

YSP’li dostlar sitem etmişti.

“Bu tür yazılar partiye zarar veriyor!”

Örnek çok.

Aslında yazılanlar değil,

yazılmayanlar partilere zarar veriyor.

Antidemokratik yanlışlar, hatalar yapıldıkça bunlar yazılır, yazılacaktır.

Partinin başkanı babam olsa ben yazarım mesela.

Herhangi bir partinin zarar görüp görmemesi de pek umrum değil.

Çünkü bu yanlışlar nedeniyle halk zarar görüyor.

Ötesi var mı?

Herkes kendi mahallesindeki çöpün üstünü örtmek yerine, o çöpü temizlese sorun kalmayacak.

Volteir’in sözüdür.

“Size kimin hükmettiğini öğrenmek istiyorsanız, sadece kimi eleştirmeye izniniz olmadığını bulun.”

Kimsenin hükmetmesine izin vermemek gerek.

Romalılar’ın ünlü sözüyle yazıyı noktalayalım.

“Verba volant, scripta manent!”

Söz uçar, yazı kalır!

İyi hafta sonları.

Post Views: 246
Önceki yazı

HÖDÜK

Sonraki Gönderi

Face Yazıları…

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
Face Yazıları…

Face Yazıları…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.