Geçtiğimiz yıl yazdığım 9 Eylül İzmir’in Kurtuluş Günü yazısından daha iyi birşeyler yazamadım. Ama daha iyi, güzel bir yazı buldum Ethem Öğretmenim’den.
9 EYLÜL VE PARTİ PEHLİVAN
Etem ORUÇ
İzmir’in dağlarında çiçekler açar, Atatürk düşmanları yel gibi kaçar.
Parti Pehlivan, bir gözünü savaşın son günlerine doğru kaybetmişti ama silahını bırakmayarak savaşa devam etmiş 9 Eylül 1922 günü sabaha karşı çoğunlukla Rum çetelerinin mesken tuttuğu Bornova’yı basmıştı…
Aslında kayıt dışı bir tarzda İzmir’e ilk giren Kuvayı Milliye müfreze komutanıdır, düzenli ordudan önce Bornova üzerinden İzmir’e girmişti…
Çeteci Rumlar, Türk askerinin eline düşmekten korkmam, Parti Pehlivan’ın eline düşmekten korkarım demişlerdi. Balkanlardaki çete savaşları burada pek bilinmez. Parti pehlivan, Ali Çetinkaya komutasında Balkanlarda da savaşmış, ordular dağıtıldıktan sonra çete savaşlarına geçmişlerdi…
Çerkez Ethem ile Balkan savaşlarından tanışıyorlardı… Hem de 9 Eylül, İzmir’in kurtuluş gününde Pasaportta nargile çekerek sözünü yerine getirdi… Parti Pehlivan Manisa mahpushanesinde baş gardiyandı. O zamanlarda baş pehlivanları baş gardiyan yapıyorlardı…
15 Mayıs günü İzmir işgal edilmiş, 16 Mayıs günü Manisa valisi köpek Hüsnüyadis’in tebdili kıyafetle sabah erkenden trenle İzmir’e giderek İzmir’deki Yunan işgal güçleri karargahına bağlılığını bildirerek Yunan işgal güçlerini Manisa’ya da davet etmişti..
Parti Pehlivan, Manisa valisi Hüsnüyadis’in Manisa’yı hiç kurşun atmadan işgal güçlerine teslim edeceğini öğrendiği günün akşamına mesaisi bittiği gibi yakınındaki Çaybaşı kahvelerine çıkar… Halkın nabzını yoklayan bir davranışla:
“Ey millet,Yunan İzmir’e çıkmış, Menemen’in yolunu tutmuş bile, çok katliam yapmışlar, Manisa’ya da gelirse ne yapmalıyız diye sorar…”
Millet domino taşı oynamaktan kafasını çevirip hiç ilgilenmemiştir…
Kimse oralı olmamıştır, Bunun üzerine Parti Pehlivan’ın kafasının tası atmış, sandalyenin üzerine çıkarak sert konuşur :
“Ey millet, Yunan buralara da gelirse ister misiniz ay yıldızlı bayrağımızın yerine bir Yunan paçavrası dalgalansın ? Parti pehlivan korkusuyla dama domino oyununu bırakırlar,sonradan Menemen isyanında Kubilay’ın kafasını kesen Derviş Memed yılışarak seslenir :
”Yahu Pehlivan ağa amma da üzülmüşsün, bayrak dediğin nedir ki, ikisi de bez parçası…”
Bunlardan bir şey olmayacağını anlayan Parti Pehlivan evine gitmekten vazgeçmiş, görev yaptığı mahpushaneye geri dönerek, nöbeti ben devraldım arkadaşlar der nöbetçileri evlerine gönderir..
Gecenin tam ortasında, ağır cezalık ve idamlık mahkumları kendi odasında kahve içmeye çağırarak durumun vahametini anlatır…
14 idamlık ve müebbet hapis cezası almış mahkumun önüne Kur’an’ı koyarak,
“Bu gece hepinizi cezaevinden kaçıracağım, ama bir şartla… Çaybaşı çukuruna 15 at getirdim… Vatanımızı kurtararak İzmir’e tekrar girinceye kadar savaşacağınıza Kur’an’a el basarak yemin edin,” yemin ederler…
Bir de söz verir Parti Pehlivan :
“Kurtuluş gününde İzmir Pasaport iskelesindeki Rum’un kahvesinde nargile içeceğiz,” der, mahkûmların 14’ü de Kur’an’a el basarak yemin ettikten sonra, Ulusdağı’nda savaşmak üzere onları arka kapıdan kaçırır…
14 mahkumun tamamı da sözünü tutmuş, kurtuluşa kadar savaşmışlar, ne yazık ki 9 mahkum savaşırken Ulusdağında şehit olmuş, 9 eylül günü 5 mahkum Parti pehlivanla birlikte İzmir’e girerek kurtuluşu görmüşlerdi…
İzmir’in dağlarında çiçekler açar, / Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar….Kurtuluş gönümüz kutlu olsun…














