Türkiye ve Akşehir’i dünyaya tanıtan Nasrettin Hoca’dır. Adını duymak bile insanları gülümsetir. Aklımıza Nasrettin Hoca’nın o güzel gülmecelerini getirir.
Eşeğine ters binmesinin sebebini hızlı giden eşeğinin arkasında kalan insanlara sırtını dönmemek, onlarla sohbet etmek için diye anlatıyordu Hoca.

Geçen hafta Cumhuriyet Bayramı törenlerinde Akşehir’deydik. Cumhuriyet’in 102. Yılını büyük coşkuyla kutladık. Akşehir Belediye Başkanı Dr Nuri Köksal da bizimle birlikteydi. Kullandığı makam aracı dikkatimi çekti! 99 model Şahin araba kullanıyordu. Sade, gösterişsiz, cakasız. Öyle çok yakıştırdım ki, Anadolu’nun orta yerinde kime, neyi ıspat edecekti bindiği araba ile Başkan? Akşehir gibi bir serveti yönetiyordu. Boşuna dememişler “ Zenginlik bağırırken, gerçek servet fısıldar” diye.

Nasrettin Hoca gibi halka sırtını dönmemek , insanlarla sohbet etmek için, eşeğe ters binmek gerektiği gibi düşünmek gerek. Halkın içinde, halkla birlikte, onlar gibi olmak, onlar gibi düşünmek gerek.
Şahin arabaya binmek yerine, katlanan borçlarına rağmen lüks araçlar alan, kiralayıp binen başkanlarımızın buradan çıkaracağı dersler hiç mi yok?
Nasrettin Hoca gibi düştükten sonra “ Ben zaten inecektim” demek yok, ona göre.














