“…önemli olan, memleketi temelinden yıkan, ulusu tutsak ettiren iç cephenin düşmesidir. Bu gerçeği bizden iyi bilen düşmanlar bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarı da kazanmışlardır. Gerçekten kaleyi içinden almak, dışından zorlamaktan kolaydır. “
Mustafa Kemal Atatürk.
1927
“Bence diktatör, başkalarını isteklerine boyun eğdirendir. Ben, kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim.”
M.Kemal Atatürk
Ulusal kurtuluş savaşı sırasında bile bütün yetkisini Büyük Millet Meclisinden alan Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş savaşı sonrasında 11 milyon nüfuslu bir ülkede sıtma, tifo, verem, çocuk felci, kızamık, çiçek gibi birçok hastalığın nüfusun neredeyse %80-90’ının hastalıkla boğuştuğu bir enkaz halinde olan ülke koşullarında, feodalitenin hala hüküm sürdüğü, milli burjuvazinin olmadığı ekonominin işbirlikçi yabancıların elinde olduğu koşullarda bile ülke sorunlarını mecliste görüşmesi, yetkiyi meclisten alarak ülkeyi yönetmesi, 15 yıl içinde ekonomideki tam bağımsızlık ve devrimlerle çağdaş ve modern bir ülke yaratma çabalarını şu sözleriyle daha iyi anlaşılır kılmıştır ” 16 mart 1923
“….iktisadi hayatımızda tam bağımsızlık. Güzel vatanımızı yoksulluğa, memleketi yıkıntılara sürükleyen çeşitli sebepler içinde en kuvvetli ve en önemli iktisadi hayatımızda bağımsızlığımızdan yoksunluğumuzdur. (…) devletler şimdiye kadar bize şu ve bu meselelerde gösterişli müsaadelerde bulunuyorlar gibi görünüyorlar. Lakin iktisadi esaretle bizi felce uğratıyorlardı. Öteden beri bize bazı şeyleri vermiş gibi vaziyet alırlar, hakikatte iktisattan elimizi kolumuzu bağlarlardı. Bu esarete katlanan mevki sahibi kimse ler memnundu.Çünkü görünüşte büyük bir bağımsızlık sağlamışlardı. Fakat hakikati halde milleti manen miskinlik çukuruna atmışlardır. Bunlar iktisadi mahkumiyeti anlamayan bedbaht hayvanlardı.
1 mart 1922′ Mustafa Kemal şunları söylüyor “…bugünkü savaşımlarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın tamlığı ise ancak mali bağımsızlıkla mümkündür. Bir memleketin maliyesi bağımsızlıktan mahrum olunca o devletin bütün hayat kollarında bağımsızlık felce uğramıştır. Çünkü her devlet organı ancak mali kuvvetle yaşar. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart bütçenin iktisadi yapı ile uygun ve denk olmasıdır. Binaenaleyh devlet bütçesini yaşatmak için dışarıya müracaat etmeksizin memleketin gelir kaynaklarıyla idare edilmesi çare ve tedbirlerini bulmak lazım ve mümkündür. “
Bunun üstüne daha ne söylenebilir.
Bugün borç içinde kıvranan, emeklisini, emekçisini, esnafını çiftcisini açlık, yokluk ve sefalete mahkum eden, devlet düzenleme ve denetleme mekanizmalarını rafa kaldıran, ideolojik olarak toplumu sözde “Müslüman kardeşler” , “ihvan kardeşliği ” ideolojisiyle biçimlendirmeye çalışan, bilimden çağdaşlıktan uzak bir “Türkiye Yüzyılı Maarif modeli” denilen ucube bir bir eğitim sistemi ile biat eden, düşünmeyen, verilenle yetinen, sorgulamayan, elestirmeyen bir nesil yetiştirmek istiyorlar.
Uyan artık, korkularını toprağa göm ve tepkini bütün demokratik yolları kullanarak bu tek adam diktatörlüğünden kurtul ey halkım.
9 Eylül İzmir’imizin kurtuluş günü kutlu olsun.
Yeni eğitim ve öğretim yılına başlayan çocuklarımıza başarılar diliyorum.
Ercan Çınarlı/ Disk Emekli Sen MYK üyesi ve Dış ilişkiler Sekreteri














