KARŞITLARIN SAVAŞI;
“Devrim, karşı devrimi her gün daha azgın, daha girişken yapar; karşı devrim ise devrimi ilerletir ve devrimi, kendisine gerçekten devrimci bir parti edinmeye zorlar.”
Devrimci teori olmadan devrimci mücadele olmaz.
AKP iktidarı, iktidara geldiği dönemde yaşanan ekonomik ve siyasi krizi firsata çevirip, yoksul halkımızı ” 3 y” diye adlandırılan;
Yasaklarla, yoksullukla ve yolsuzlukla mücadele etme propagandası ile iktidara gelip, 22 yıllık iktidarın sonunda, 2017 referandumuyla, yasama,yürütme ve yargıyı tek adama teslim ederek, güçler ayrılığını güçler Birliğine dönüştürerek her konuda tek adamın iradesine bağlanan ülkemizin bugün gelinen noktada, emeklisi aç ve sefalet içinde, emekçisi madenlerde, fabrikalarda insanca yaşanacak bir ücret ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için direnişi ve kararlı bir mücadeleyi büyütürken, çiftçiler ürünlerini değerinde satamayıp tarlada bırakırken, yollara dökerken, traktörleriyle yolları işgal edip iktidarı uyarırken,
Okullarda, hijyen kurallarına uygun olarak temizliklerin yapılmadığı, velilerin ve chp’li belediyelerin temizlik için yardımları engellenip çocuklarımız pislik içindeki Okullarda eğitime zorlanırken, Diyanetin bütçesi 6 bakanlığın bütçesini aşmış ve Okullarda temizlik görevlisi yokken,
Faiz ve borç sarmalına batan bir merkez bankası ve maliyesi;
Dış politikada şamar oğlanına döndürüleceksiniz, itibar ve ulusal onur ayaklar altında sürünecek…!?
İşte tam da burda, bir yanda emperyalistlerin işbirlikçisi, saray ve oligarkları, bir avuç kar ve para hırsı uğruna ülkeyi soyup soğana çevirirken, diğer yanda açlık ve yoksulluğun perişan ettiği, kurtuluşu, hemen erken seçim umuduyla besleyen 85 milyon ülkenin 80 milyon yurtsever halkı var.
Emekçi ve yoksul halkın yükselen mücadelesi, iktidar ve yandaşlarını baskı ve zulmü daha çok artırarak, iktidar aleyhinde eleştiri yapanları cezaevlerine atıp sindirmeye çalışırken, hak hukuk ve adalet için,insanca yaşam talebiyle grev ve direnişte bulunan emekçileri jandarma ve polis coplarıyla sindirmeye, ters kelepçelerle yerlerde sürükleyen iktidara karşı halkımızın direnci birlikte mücadele azim ve kararlılığı giderek bu ceberrut iktidara karşı meydanları, sokakları, fabrikaları, tarlaları, okullarda laik ve bilimsel egitim talebiyle direnen velileri maden ocaklarını mücadele alanlarına çevirerek, karşıtların mücadelesinde adım adım Demokratik halk iktidarına giden yolun yapı taşları döşemekte…
Devrimci demokratik mücadele adım adım zafere doğru yürürken, başta, önderlige soyunan ana muhalefet ve soldaki partiler bu yükselen halk hareketinin gerisinde kalmamalı ve sokağın sesine kulak vermelidir.
Birleşik halk cephesi, ve Demokratik Halk İktidarı için,
Kurtuluş yok tek başına, Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz….
Ercan Çınarlı/Disk Emekli Sen MYK üyesi ve Dış ilişkiler Sekreteri














