UNESCO;
“Birleşmiş Milletler Eğitim ve Kültür Kurumu”
Henüz öğrenmemiş olanlara Atatürk tanımı;
“Uluslararası anlayış ve işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün bir kişi; olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, bütün yaşamı boyunca insanlar arasında, din, ırk ayrımı gözetmeyen eşsiz bir devlet adamı,
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu.
Atatürk’ün doğumunun 100. Yılında UNESCO’ya üye 152 ülkenin oy birliği ile kabul ettiği Ulusal kurtuluş savaşlarının önderi, çağdaş ve modern Cumhuriyetlerin kurulmasında, bilimin ve fennin gerçek yol gösterici olduğu inancında ve tavsiyesinde bulunan, savaş koşullarında öğretmenleri toplayarak, düşmanın Polatlı’ya dayandığı top seslerinin Ankara’dan duyulduğu koşullarda öğretmenlere öğretmenlik yapan, geleceği onlara emanet eden, bütün mazlum milletlerin öğretmeni olmuş yiğit bir önder devrimcinin 24 Kasım 1928′ de Başöğretmen olarak kabul edilişinin yıldönümünde, O’nun manevi huzurunda tüm öğretmenlerimizin, yine Atatürk’ün manevi şahsında 5 Ekim Uluslararası emekçi öğretmenler gününde bu vesileyle bir kere daha kutlar,
“Milletvekilleri maaşı, öğretmen maaşlarını geçmesin ” diyen büyük önderi, saygıyla ve özlemle anıyorum.
*
ŞİDDET SARMALINDA BİR ÜLKE;
TASARRUF TEDBİRLERİ VE GERÇEKLER;
İktidarın tasarruf hedefi;100 milyar TL.
KKM(Kur korumalı mevduat) maliyeti ; 1 trilyon 58 milyar,
Garantili projeler; 2024 ödemesi; 142 milyar,
İstanbul Havalimanı 2 yıllık kira ödemesi; 60 milyar,
Zafer Havalimanı garanti ödemesi;2 milyar 300 milyon,
Beştepe’nin Nisan ayı harcaması; 1 milyar 600 milyon.
*
2024 ilk 10 ayında öldürülen kadın sayısı; 344,
Açlık yaşayan çocuk sayısı 10 milyona dayandı!?..
Uyuşturucu kullanan yaşı 10’lu yaşlara indi!?..
Şiddet, sokak kavgaları, toplumdaki stres tavan yapmış durumda ve intihar eden genç sayısı giderek inanılmaz boyutlara ulaşmıştır.
“Eğitimi siyaset üstü görüyoruz ” diyen tek adam rejimi STK olarak adlandırmaya çalıştıkları Tarikat ve cemaatlerle protoller yapılarak emanet edilen, çağdaş bilimden ve uygarlıktan uzak eğitimin, gerici yobaz din tacirlerine emanet edilmesi!?..
Savrulan bir dış politikada dünya neredeyse nükleer bir savaşın eşiğine doğru hızla sürüklenirken, ne yapacağını bilemeyen bir Cumhur ittifakı!… Ve içeride kasaba kurnazlığıyla toplumu kamplara ayırıp çatışmadan beslenerek, muhalif belediyelere kayyumlar atayarak, halkın iradesini hiçe sayan, Belediye meclis üyelerini bile belediyeye sokmayan, gerilim ve çatışma politikasıyla kendi seçmenini konsolide etmeye çalışan faşist iktidar batırdığı ekonominin yükünü de yoksul halkımızın sırtına yıkarken;
Halkın bu doğal olarak gelişen tepkisini, örgütlü bir tepkiye çevirmenin, Demokratik Halk İktidarı için, Birleşik halk muhalefetinin bir an önce örgütlenip meydanları Erken SEÇİM talebi ile inletmek, ana muhalefet, muhalif siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin birincil ve öncelikli görevi olmalıdır.
Emek örgütü sendikalar Genel grev, Genel direniş diyerek bu baskı, zulüm ve şiddet sarmalına zemin hazırlayan iktidara artık DUR demelidir.
Kurtuluş yok tek başına,
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz.
Ercan Çınarlı/Disk Emekli Sen MYK üyesi ve Dış ilişkiler Sekreteri














