Ulus nesnel bir gerçekliktir. Ulusları yeryüzünden silebileceklerini sanan Hitlerciler, kendi aleyhlerine olarak Ulus gerçeğinin var olduğunu ve çok güçlü bir direnç gücüne sahip bulunduğunu öğrendiler.
Bilimsel olarak ulus olmanın koşulları vardır.
Tarihsel olarak oluşmuş istikrarlı bir Ulus birliği;
Dil birliği,
Toprak birliği,
İktisadi yaşam birliği,
Ruhsal şekillenme ve kültür birliği ile birlikte oluşmaktadır.
14 mayıs ve 28 mayıs seçimlerinin ardından sözde milliyetçi geçinen ancak özünde Atatürk milliyetçiliginden farklı olarak ırkçı şoven milliyetçi ideolojik kafa yapısına sahip MHP, milliyetçi cigirtkanlıgıyla İYİ Partiye göndermeler yaparak milliyetçi bir üçüncü yol gibi göstermeye çalıştığı birliktelik çağrılarıyla aslında AKP kuyrukçusu tavrını gizleyerek İYİ partiyide yanlarına alarak ümmetçi ideolojinin yedekçisi konumuna getirmek istemektedir.
YURTSEVER milliyetçilik Ulus tanımlamasında ifadesini bulan, emperyalistler tarafından işgal edilen ülkemizin bütün halklarının ortak kaderi paylaştığı bu coğrafyada, Çanakkale savaşıyla başlayan emperyalist işgale karşı, ulusal kurtuluş savaşıyla, 26 ağustos 1922 büyük taarruz ve 9 Eylül 1922 isgalcilerin büyük önder M. Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde, TBMM’ ni oluşturan halkların temsilcisi milletvekillerinin güçlü iradesiyle düşman İzmir de denize dökülmüş ve lozan anlaşmasıyla bu coğrafyanın halklarının ortak ulusal kaderi tecelli etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlıgı temelinde inşa edilen bu ulusal birliktelik ne yazıkki ümmetçi bir zihniyete sahip AKP iktidarı tarafından yok edilmek üzere, demografik yapının bozularak ülkemiz, Büyük Ortadogu Projesine kurban edilmek üzeredir.
Ortak kaderi, bu ülkenin ulusal sınırlarının korunarak birlikte yaşama iradesi gösterecek ve üzerimizde oynanan emperyalist oyunlara uyanık olmak durumunda olmak zorunda olan en başta yurtsever Devrimci anlayışa sahip siyasi oluşumların, demokratik kitle örgütlerinin, meslek örgütlerinin, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin birlikte oluşturacakları muhalefet cephesi, geleceğimiz olan bu coğrafyada her zamankinden daha fazla önem arzetmektedir.
Halkımızı açlık sınırının altında yaşamaya mahkum eden AKP iktidarı bütün uygulalariyla halk düşmanı yüzünü daha da çok göstermeye başlamış, muhalif bütün sesleri susturmaya çalışmakta, hak ,hukuk, adalet yerle bir edilerek tek adamın iradesine teslim edilmiştir.
Yokluğun ve yoksulluğun çığlığı ayyuka çıkarken 120 imza ile meclisi toplantıya cagırabilecek muhalefet milletvekillerinin rahatı yerindeki böyle bir girişimde bulunmayarak halkımızın çığlığına kulaklarını tıkıyorlar.
Hani faiz sebep, enflasyon sonuçtu?
Polika faizini 25 puana çıkaran MB sına karşı sessiz kalan cumhurbaşkanı yerel seçimlere kilitlenerek, ana muhalefet partisine saldırarak gündem değiştirmeye devam ediyor.
Susacakmıyız, elbette hayır.
Haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı susan dilsiz şeytandır.
Yaşasın özgürlük, demokrasi ve insan hakları mücadelemiz.
Ercan Çınarlı/ Disk Emekli Sen MYK üyesi, Dış ilişkiler sekreteri














