sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Barbaros’un Oyuk Festivali

Salim Çetin Ekleyen Salim Çetin
Ağustos 29, 2026
in YAZARLAR
0
Barbaros’un Oyuk Festivali
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Yaz demek, Yarımada’da festivaller demek.

Genellikle ilhamını yörenin tarımsal üretiminden alıyor bu festivaller.

Alaçatı’da ot, Seferihisar’da mandalina, Urla’da enginar, Karaburun’da nergis çiçeği…benim ilk anda aklıma gelenler.

Bunlara bir de köy şenliklerini ekleyin.

10 Temmuz’da Balıklıova Köy Şenliği, Barbaros Köyü Oyuk Festivali gibi.

Bilip duyup gittiklerim, bir de bilmediklerim vardır herhalde.

***

Bu hafta içinde yolum Barbaros köyündeki Oyuk Festivali’ne düştü.

Daha önce de gitmiş, hatta köşemde yazmıştım.

Çeşme, Seferihisar, Alaçatı gibi ilçelerde gerçekleşen festivaller elbette daha profesyonel.

Köylerde yapılanlar da başka bir güzellik sunuyor size.

Eğer keşfetme merakınız varsa bu etkinliklerde köy yaşamının gelenekleri, üretim kültürü, dayanışma ve yaratıcılık gibi ögeleri görebiliyorsunuz.

Buna yörenin sosyal yaşamına ilişkin ipuçları, geleneksel değerlerin hatırlanması gibi ögeleri de ekleyebilirsiniz.

Barbaros Köyü, Fotoğraf: Erkan Erten

Kısaca bir köyün ya da bir yörenin hafızasını günümüze taşımak anlamına da geliyor bu etkinlikler…

***

Şu son bir ay içinde iki köy şenliğine katılma şansım oldu.

Biri geçen ay gerçekleşen Balıklıova Köy Şenliği, öteki de Barbaros Oyuk Festivali.

Barbaros’a 22 Ağustos Cumartesi günü gittim.

Hep söylüyorum, Barbaros’un sanki bir ayrıcalığı var.

Burası köy olmaktan 2012’deki yasayla çıkmıştı ama mimarisi, temiz sokakları, küçük butik otel ve kafeleriyle zaten bir köy havasından çok ötede.

Bu nedenle yolu Barbaros’a düşenler, burada sıradan bir Ege köyü yerine, geçmişle bugünün yan yana olduğu; sokağında, meydanında farklı bir öykünün yaşandığı etkinliğe tanık olmayı düşünsün, derim.

Bunda toprağın kokusu, eski evlerin sessizliği, üretmenin verdiği gurur olsa gerek…

***

Bir de festivalin genel havası, kırsal yaşamla sanatın bir araya gelmesinin hiç de zor olmadığını söylüyor bize. Başka bir deyişle “folklorik bir anlayış çıtayı yükseltip sanatın estetik dünyasına doğru kanat çırpıyor” burada sanki.

Geçen ay içinde de Balıklıova Köy Şenliği’ne katılmıştım.

Şenlik herhangi bir meydanı olmayan bir köyde, denizin kıyısında bir yerde yapılıyordu.

Barbaros Köyü, Fotoğraf: Hakan Erişen

Buna karşın, Balıklıova’daki şenlikte de elbette yörenin emeği, üretiminin izi yok sayılamazdı.

Örneğin el emeği ürünlerin yanında ilk göze çarpan, denizle yakın olmaktan kaynaklı, balık tutma pratiklerinin sahneye taşınmasıydı.

Ayrıca köy yaşamında hâlâ geçerli mi bilmediğim, gelin karşılama ve kına yakma töreni gibi otantik gelenekler de programa konulmuştu.

Tabii festivale kültürel özellik katan köy tiyatrosu ve yörenin antik özelliklerini anlatan söyleşiler de vardı.

***

Barbaros ise daha başından izleyicisine zengin bir program sunuyor.

Bu zengin programda Oyuk figürünün payı olsa gerek.

Çünkü köyün bütün sokaklarını dolduran bu dekoratif süsleme malzemesi “oyuk”tan esinlenmiş gibi.

Çoğunda da “oyuk”un figüratif özellikleri görülüyor.

Su kabağından ahşaba, daha başka malzemeden yapılmış yüzlerce figür…

Süs eşyaları, oyuncaklar…

Demek ki festivalin temsilinde ana öge olan “oyuk”un köyün ortak hafızasında ne kadar güçlü durduğuna da bir kanıt bu.

Bir başka yan da bütün bunları tasarlayıp atölyesinde çalışma yapanlardan büyük çoğunluğunun “köyden” olması.

Bu da kırsal yaşamda da sanatın sürdürülebileceği izlenimini veriyor.

***

Tabii festival programında resim sergisi ve değişik grupların konserleri de unutulmamalı.

Hemen söyleyeyim, festivalin galiba en zayıf yanı da yöreyi tanıtan kitapların az olmasıydı.

Bir stantta kendi şiir ve öykü kitaplarını imzalayan bir “yazar”ları gördüm.

Yüzlerce standın içinde devede kulak bile değillerdi.

İki kitap aldım; biri Erdoğan Karabıyık’ın Sevgilim Urla-Urla Şiirleri.1

Fotoğraf: Salim Çetin

Urla üzerine şiirlerini bir araya getirmiş bu kitabında Karabıyık.

Öteki de Nurdan Aladağ’ın, Şiirin İçi Şairin İçi2 adıyla çıkmış, Veysel Çolak’la yapılmış nehir söyleşi kitabıydı.

 ***

Biliyorsunuz, köy denilen yerleşim yerleri, 2012 yılında çıkarılan yasayla “köy” olmaktan çıktı ve şehrin birer “mahalle”si şimdi.

Barbaros da öyle. Köy diye geçiyor ama esasta Urla’nın mahallelerinden biri.

Zaten köyü çağrıştıran hiçbir işaret görülmüyor burada.

Ne ahır var ne tavuk ne de koyun ya da keçi…

Tam tersine köy, modern bir yerleşim yeri; binalar bakımlı, yollar parke taşlı, ara sokaklarda küçük butik oteller ve şık kafeler görülüyor.

Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü’nün Barbaros’u, “en iyi turizm köyü” ilan etmesi bundan olsa gerek.

Böylece köy; zeytin, zeytinyağı ve buğday üretiminin yanına turizmi de sektör olarak eklemiş.

Tabii, turizm eklenince günübirlik gelenlerin sayısı artmış.

Bu da köye yeni bir gelir kapısı demektir.

***

PEKİ OYUK NEDİR, BİLEN VAR MI?

Köyde büyümüş olanlar oyuğu bilir.

Tarlaya yabani hayvan girip tahrip etmesin diye ağaç, eski eşya ve samandan yapılmış heykelimsi yapılardır bunlar.

Tarlaya konulur.

Uzaktan bakınca orada bir insan olduğu izlenimi verilmiş olunur.

Böylece domuz ya da ayı, orada insan var sanıp tarlaya girmez.

Bizim Erzurum’un köylerinde tarlalara konulan “korkuluk” buraya gelince, “oyuk” oluvermiş.

Sözcüğün etimolojik hikâyesi buraya nasıl varmış, doğrusu bilmiyorum.

Ama oyuk bu işte!

Ve festivale de bu ad verilmiş.

Şimdi tarlalara bu oyuklar konuluyor mu, tahmin etmiyorum.

Gene de festivali akıl edenler bu ilintiyi doğrusu iyi düşünmüşler.

Artık oyuk olmasa da geçmişin çağrışımlarını bugüne taşınıp hafızanın diri tutulması anlamlı bir çaba.

***

Festival alanını dolaşırken oyuk figüründen esinlenmiş olduğu belli bir oyuncak kız çocuğuna rastladım.

Gözlerinde bir hüzün bulutu vardı sanki.

Sonra yüzlerce oyuk figürüne yeniden baktım.

Bu köyde yaşayan yaşlıların anılarındaki saklı hikâyelerin özetiydi hepsi.

Kimi çocukları güldürmek için komik role bürünmüş, kimi bir zamanlar yaşadığından ayrı kalmış hüzünle gelene geçene bakan…

Çoğu da yorgun, tarihin arka yüzüne sığınmış gibiydiler…

Biz canlılar için yaşam trajedilerle dolu, bunu biliyoruz,

Ya eşyalar, onlar da bu rolden azade değil demek ki…

……………….

1 Sevgilim Urla-Urla Şiirleri, Erdoğan Karabıyık, seçki, Klaros Yayınları, 2022, 70s.

3 Şiirin İçi Şairin İçi, Nurdan Aladağ, ırmak söyleşi, Klaros Yayınları, Haziran 2026, 83s.

https://www.gazeteyenigun.com.tr/makale/28594614/salim-cetin/barbarosun-oyuk-festivali

Post Views: 79
Önceki yazı

İYİLİĞİN MUHTARI

Sonraki Gönderi

Bedenin hafızası, toplumun onarımı

Salim Çetin

Salim Çetin

Sonraki Gönderi
Bedenin hafızası, toplumun onarımı

Bedenin hafızası, toplumun onarımı

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ağustos 29, 2026
ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

Ağustos 29, 2026
ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 29, 2026
Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Ağustos 29, 2026

Güncel Haberler

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ağustos 29, 2026
ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

Ağustos 29, 2026
ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 29, 2026
Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Ağustos 29, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ağustos 29, 2026
ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

Ağustos 29, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.