Ne işgalci Siyonistseverim ne Orta Çağ artığı sözde antiemperyalist Mollasever. Ne İsrail faşist-siyonistlerinden yanayım ne İran yobaz-mollalarından yana. İlk kimin saldırdığı da benim için ikinci planda. Asıl önemli olan saldıranın ve karşı saldırıyı yapanın nitelikleri. Biri tarihin gördüğü en saldırgan, yayılmacı, emperyalist ABD’nin sağ kolu olan bir devlet, diğeri tarihin gördüğü en yobaz, en gerici, en kadın düşmanı, en demokrasi karşıtı, Orta Çağ artığı zihniyete sahip devletlerden biri.
İki tarafta da savaşın asıl acısını çeken yoksullardan, cephedeki gencecik insanların yaşamalarından, mümkünse silahlarını kardeş halkın insanlarına değil, savaş emri veren tuzu kurulara, savaş tellallarına, silah tüccarlarına çevirmelerinden; ateş altındaki mazlumlardan, analardan, çocuklardan, savaşmak, tecavüze uğramak, esir edilmek, aşağılanmak, işkence görmek değil; âşık olmak, sevmek ve sevilmek, özgürce yaşamak isteyen genç kadınlar ve erkeklerden; bu kirli düelloda ölenlerden ve öleceklerden, sakat kalan ve kalacaklardan, onların ölmemesinden ve kolunu, bacağını, gözünü ve aklını yitirmeden yaşamalarından yanayım.
Acil bir barıştan ve iki ülkede de demokrasi güçlerinin savaşa da gericiliğin her türüne de karşı çıkıp kendi zalimlerine karşı mücadele ile iç içe ya da yan yana kardeşçe yaşayacakları bir Orta Doğu coğrafyasından yanayım. Savaşın yaratacağı fırsattan yararlanarak hem savaşa hem de iç gericilere karşı her iki ülkede de devrim ve demokrasi güçlerinin iktidar olmak için mevzileri zorlamasından yanayım.
Mevcut hâliyle Orta Doğu arada mola verse de her zaman kan gölüne döndürülecek bir egemenlik alanıdır.
Önce acil barış, sonra her yerde acil demokrasi!
Anlamayan, ütopik bulan, hele de solcu-sosyalist olduğu kanısında olup da bu iki gericilikten birine fiili durum vb. gerekçeler üreten ya da böylesi savaşa ve iki gerici kutuptan birinin ekmeğine yağ sürecek gerekçelere sıcak bakan, sempati besleyen varsa lütfen bir daha düşünsün.
Ve bu yazdıklarımı saçma bulanlar varsa lütfen aklı ve vicdanı olan dostlarımla baş başa bırakıp usulca beni terk etsinler.














