sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Bir usta kalem: Lütfü Dağtaş

Salim Çetin Ekleyen Salim Çetin
Ocak 24, 2026
in YAZARLAR
0
Bir usta kalem: Lütfü Dağtaş
0
Paylaş
3
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Yaşamda galiba çoğumuzun danıştığı, düşüncesini sorarak yardım istediği insanlar var. Onların öngörü ve bilgisi bizim için önem arz ediyor.

Birkaç yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız benim can arkadaşım Aydoğan Yavaşlı her seferinde, “Tarık Dursun benim yazı ustamdır.” derdi.

Bu nedenle ustanın evine her gidişimiz onun her konuda görüşlerini öğrenmeye can attığımız sevince dönüşürdü.

Elbette ondan bu arada öğrendiğimiz çok şey de olurdu.

Böylece bende de “usta” ve “çırak” kavramı gelişti, şimdi arkadaşımın altını çizdiği noktaya ben de geldim desem yeridir.

Ben de bugün, “Benim yazı ve fotoğraf konusundaki ustam Lütfü Dağtaş.” cümlesini rahat kurabiliyor ve Aydoğan’ın dediklerini daha iyi anlayabiliyorum.

***

Lütfü Dağtaş

Fotoğraf: Y. Bekir Yurdakul

Geçen hafta Zeplinart Yayınları Lütfü Hoca’nın, daha önce sergisi açılmış çalışmasını Yavuthane’de Yaşam Var1 adıyla kitap olarak yayımlayınca hocanın gazeteciliği ve fotoğraftaki ustalığını bildiğimin ama deri konusundaki çalışmalarını yeterince takip edemediğimin farkına vardım.

Ne garip değil mi? Bakıp da görememek bu olsa gerek.

Galiba fotoğrafın ön almasında Dağtaş’ın, Yavuthane’de Yaşam Var adıyla açtığı sergiyle Konak Tüneli’nin Damlacık semtinde bıraktığı hasarı belgeleyen fotoğraf çalışmasının etkisi olmalı.

Çünkü o sıralar, bu çalışmalara en yakın tanıklık edenlerden biriydim.

Bir de hocanın ikide bir fotoğrafın ışıkla ilişkisini hatırlatıp, “Bak, bu ışık tam da fotoğraf için!” cümlesinin kulaklarımda bıraktığı tınıyı unutamam!

Her ne olursa olsun, benim için Lütfü Dağtaş, fotoğrafı, toplumsal konularda “sorunu gösteren” bir araç olarak ortaya koyup estetik ve sanatsal kaygıları bunun üzerine inşa eden bir ustaydı sonuçta.

2016 yılında açtığı Yavuthane’de Yaşam Var sergisi bence buna iyi bir örnektir.

***

Mezarlıkbaşı semtinde Yahudilere ait bir aile evinde, değişik disiplinlerden sayısı seksene yakın sanatçının fotoğrafını çekerek kamuya sunmak, aynı zamanda şehrin geçmiş sosyal tarihine bir yolculuk ve kolektif hafızanın bugüne taşınma çabası değil midir?

Keza, Damlacık’ın son halinin fotoğrafa dökülmesi de gene duyarlı bir sanatçının, bir mahallenin hoyratça yok edilmesine karşı geliştirilmiş haklı itirazı olsa gerektir. Başka bir deyişle sanatçının kendi şehrine sahip çıkmasının fotoğrafla ifade edilmiş bir biçimi.

Hazır söz sergilerden açılmışken Dağtaş’ın İspanya’nın Barselona kentindeki İguala Deri Müzesi’nden davet aldığını ve burada son karatabak fotoğraflarından birinin sergilendiğini de belirtelim.Bir usta kalem: Lütfü Dağtaş***

Dağtaş’ın, başta da söylediğimiz gibi, Çiğli ilçesini anlatan Gözbebeğim Deltam Çiğli2 ile 1890’lardan 1970’lere İzmir Gazinoları3 adlı başka bir araştırma kitabı daha var.

Dağtaş, Çiğli’yi anlatırken özellikle bu ilçeye bağlı Kuş Cenneti üzerinde önemle durur, şehrin yöneticilerine buranın önemin anlatır. Ki o dönem kendisi de Çiğli Belediyesi Meclis üyesidir.

1890’lardan 1970’lere İzmir Gazinoları’nda ise İzmir’in Osmanlıdan günümüze eğlence ve gazinolar ilişkisi verildiği gibi, bazı gazinoların fiziki oluşumlarının hikâyesi de yer almış.

Bunlar, Fuar Ada ve Göl Gazinosu’dur.

Biz kitapta da ayrıntılı olarak yer alan Ada’nın hikâyesinden söz edelim:

1936’da Fuar (Kültürpark) oluşturulurken çıkan toprağı ve hafriyatı, o günün belediyesi, bütçe yoksunluğundan dışarıya attırmakta zorlanır.

Bulunan çare, bir tepe oluşturarak bu toprağı yerinde, para harcamadan bertaraf etmektir.

Böylece bu “çözüm”, Ada Gazinosu’nun hafif tepeli bugünkü yerin üzerine kurulmasına neden olur.

***

Dağtaş’ın Dericilik Konusundaki Araştırmaları

Başta söylemiştik, Dağtaş’ın gazeteciliğinin yanında başka bir yanı da deri konusunda araştırma kitaplarına ve belgesellere imza atmış olmasıdır.

Bunda uzun yıllar bu sektörde çalışmış olmasının etkisi olmalı.

Biyografisinde 1980’li yılların son çeyreğinde Torbalı’da, Sepiciler işletmesinde çalıştığını görüyoruz. İşe girdiği yılın ertesinde sektöre yönelik Sepiciler adıyla ve on üç yıl sürecek bir dergi çalışmasına başlıyor.

Ve sektörle iç içe olma durumu onu deri konusunda araştırmalara yönlendiriyor.

2007’de üç yetkin eser birden geliyor:

Anadolu’nun Son Karatabakları4ileMüze ve Koleksiyonlarda Deri Eserler.5

Bunlar albüm biçiminde olan araştırmalar.

Bir araştırma kitabı da bunlara eşlik ediyor: Anadolu’da Dericilik.6

Bu kitap antik dönemden bugüne derinin yolculuğuna odaklanıyor.

İşlenmesi, tabaklanması ve tabii ki ticari bir mal olarak piyasaya sürülmesine dek bütün aşamalar kitaba konu oluyor.

Dağtaş’ın, arada deriyle ilgili irili ufaklı sergilerini, bir dönem Ege Üniversitesi Dericilik Bölümünde derslere girmesini saymıyorum bile.

Son olarak 2017’de, Bergama’da Son Karatabak İsmail Araç7 kitabıyla onu tekrar deriyle ilgili bir çalışmada görüyoruz.

Kitap, derinin uzun geçmişine ve işlenme biçimlerine odaklanmakla beraber esas olarak Anadolu’nun son karatabağı Bergamalı İsmail Araç’a yöneliyor.

Onun Balkanlardan Bergama’ya göçü, deriyi hiçbir teknik yardım almadan tamamen elle işlemesi kitapta uzun uzun anlatılıyor.

Dağtaş, 2011’de eski usul çalışıp deriyi kendi gücüyle işleyen İsmail Araç’a ulaşıp onun belgeselini çektiğinde son karatabağın da “yolu” açılmış oluyor bir bakıma.

Sonrası çorap söküğü gibi…

2012’de Araç, TÜYAP deri fuarına çağrılıyor. Ardından dönemin Bergama belediye başkanı Mehmet Gönenç, İsmail Araç’ın çalıştığı atölyeye sahip çıkıp orada yetişen iki kadın kalfaya peştamal kuşanma töreni düzenliyor.

Bu ün burada kalmıyor; önce, İzmir Büyükşehir Tarihe Saygı ödülüne, ardından 2017’de Kültür Bakanlığı Yaşayan İnsan Hazinesi ödülüne değer görülüyor İsmail Araç. Aynı ödül ne güzel ki Dağtaş’a da veriliyor.

Belki her zaman olmuyor ama bu kez, “marifet iltifata tabidir” sözü yerini bulmuş oluyor böylece.

Tabii Dağtaş, kitabında son karatabak Ataç’ı anlatıyor ama Bergama’da antik dönemde açılan kütüphaneden de söz ediyor.

Bilindiği gibi antik dönemlerde kitaplar Mısır’da olduğu gibi Bergama’da da papirüse yazılarak kayıt altına alınıyordu.

Mısır kralının bir gün kızıp Bergama’ya papirüs satımını yasaklaması sonrası Bergamalılar aynı amaçla parşömeni (inceltilmiş deri) “buluyor”.

Bu kez kitaplar parşömene yazılıyor.

Kitapta buna benzer onlarca ayrıntı mevcut.

***

Deri sektörü artık dönüştü ve çok küçüldü.

Eskinin devasa işletmelerinin yerinde bugün yeller esiyor artık.

Şimdi ne İstanbul’un Kazlıçeşme’si ne de İzmir’in Yeşildere’si kaldı.

Geriye dericilikten kocaman bir kültür yumağı kaldı ve iş bu yumağı işleyecek Lütfü Dağtaş gibi araştırmacılara düşüyor.

Başta Dağtaş için, benim ustam demiştim.

Yazıyı bitirirken aynı cümleyi tekrar kuruyorum: O benim yazı ve fotoğraf ustam!

Tabii bir de hocanın iki şiir kitabından söz etmek gerekiyor: Can Baba’ya Çocukça Şiirler8 ve Günün En Güzel Saatleri.9

Yazıyı onun dizeleriyle sonlandıralım:

“…bir kâğıt bir kalemle/ adımın yanına adını düşüyorum/ sen istediğin denli uzak ol.”

…………………

1 Yavuthane’de Yaşam Var, Lütfü Dağtaş, fotoğraf albümü, Zeplinart Yayınları, Aralık 2025, 167s., İzmir

2 Gözbebeğim Deltam Çiğli, Lütfü Dağtaş, monoloji, Heyamola Yayınları, 2011, İstanbul

3 1890’lardan 1970’lere İzmir Gazinoları, Lütfü Dağtaş, araştırma, İzmir BB Kültür Yayınları, 2002, 116s., İzmir

4Anadolu’nun Son Karatabakları, Lütfü Dağtaş, araştırma, H. Yelmen Eğitim Vakfı Yayınları, 2007, 111s., İstanbul

5Müze ve Koleksiyonlarda Deri Eserler, Lütfü Dağtaş, araştırma, Türkiye Deri Vakfı Yayınları, Kasım 2007, 112s., İstanbul

6 Anadolu’da Dericilik, Lütfü Dağtaş, araştırma, Dönence Yayınları, Kasım 2007, 192s., İstanbul

7 Bergama’da Son Karatabak İsmail Araç, Lütfü Dağtaş, araştırma, Bergama Belediyesi Yayınları, 2017, İzmir

8 Can Baba’ya Çocukça Şiirler, Lütfü Dağtaş, şiir, Dönence Yayınları, 2014, İstanbul

9 Günün En Güzel Saatleri, Lütfü Dağtaş, şiir, Başak Yayınları, 1986, 80s., İzmir

.

https://www.gazeteyenigun.com.tr/makale/27291207/salim-cetin/bir-usta-kalem-lutfu-dagtas

Post Views: 202
Önceki yazı

Engin görüş…

Sonraki Gönderi

Face yazıları…

Salim Çetin

Salim Çetin

Sonraki Gönderi
Face yazıları…

Face yazıları…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.