Pek çok duyguyu iç içe yaşadığımız bir CHP kurultayına daha ev sahipliği yaptı geçen hafta sonu Ankara semaları.
Kendimizi ister istemez apolitik olma zorunluluğu baskısı altında hisseden 657 ye tabi yoldaşlar olarak hatırı sayılır sayıda bir ekiple biz de misafiriydik bu kurultayın.
Öncelikle adını Türk siyasi tarihine altın harflerle yazdıran, yüzlerce kilometre yolu yetmişe dayanan yaşına rağmen; genç ve adil yüreğiyle adalet için yürüyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, biraz kendi seçimi biraz da kendisini yanlış yönlendiren bir kısım hırslı insanın narsist politikaları sonucu kurultaydan kırgın, küskün ve yalnız ayrılışının burukluğu üzerimizde kaldı.
İlk tur sonunda çekilmeyişine anlam veremeyen kızgın partililerin daha sonrasında basına sızan çekimlerde kendisine yapılan çekilmemesi yönündeki yoğun ve haksız baskının Kemal beyin yüzüne yansıyan yorgun endişesini pek çok evladı gibi ben de çaresizce gözlemledim.
Bir siyaset bilimci olarak bir kez daha koltuğa kalabalık bir şekilde gelindiği halde, her gidişin vefasız bir yalnızlığa terk edilişini gördüm.
Öte yandan sadece birkaç siyasi aktörün yüksek sesle telaffuz edebildiği ‘Değişim’ ihtiyacı ve arzusu ile gidilen bu yarışta tüm Türkiye gibi biz İzmir grubu da aynı heyecan heves ve umutla sonuçları karşıladık.
Ulu önderim Mustafa Kemal Atatürk’ün
‘Benim iki büyük eserim vardır
Biri Türkiye Cumhuriyeti
Biri Cumhuriyet Halk Partisi dir’
dediği içindir bizi elimizi en ağır taşların altına koymaya iten idealizm.
Neo-liberalizmin partide adil ve liyakate dayalı genç kadrolarla daha keskin ve daha sol odaklı politikaların içine yedirilmesinin gerekliliği ve beraberinde reformist Kemalist devrimci yerel kadroların genel merkezde dikkate alınması parti tabanının taşıdığı gelecek kaygısının silinmesi için sadece başarıya odaklı karma ekiplerin kurulması yeni ‘özgür’ CHP’den beklentilerimiz.
Solda durmanın ırkçı olmaktan kaçınmanın vatan haini olmak addedilmeyeceği
Milli değerler gütmenin faşistlik sayılmayacağı,
Vatanı sevmenin herhangi bir ırk ve hegemonyanın tekelinde olmayacağının altının zaruretle çizileceği yeni ve özgür düzene merhaba derken…
Güzel İzmir’imden PM ye giren
Başta yol arkadaşımız sevgili Murat Bakan olmak üzere üç güzel sağlam yüreğe izmirin nahif aydın siyasetinde kuracakları köprü için şimdiden başarılar diliyorum.
İzmir den sevgi selam ve saygı ile…
Zeynep Yazıcı














