Dünyayı yönetenlerin pedofil olduğunu duymayan kaldı mı bilmem ama sağır sultanın duyduğu kulaklarıma kadar geldi.
Bunu ben söylemiyorum. Ajanslar söylüyor.
Ana haber bültenleri söylüyor.
Yetmedi alt yazı bile geçiyorlar.
Sonra aynı kanal çocuk modasında yaz trendleri adı altında çıplak çocuk reklamlarını veriyor .
Demek ki ahlak prime-time’a kadarmış.
İşin içine para girince bitiyor.
Çocuk hakları…
Çocuk yoksulluğu…
Çocuk istismarı…
Bunlar hava cıva..
Asıl manşet şu:
“Bu meseleden kaç oy çıkar?”
Çünkü çocuk, siyasetçinin gözünde insan değil.
Yatırım aracı.
Uzun vadeli propaganda fonu.
Getirisi sandıkta tahsil edilir çünkü.
“Çocuğa soralım mı dersen?”
Olmaz.
Çünkü reşit değilmiş.
Evet reşit değil …
Ama mitingde pankart tutabilir.
Kameraya gülümseyebilir.
Reklamda oynayabilir.
İstatistikte grafik olabilir.
Vaatlerde süs olabilir.
Sadece fikir beyan edemez çocuk.
Demokrasi küçük yaşta başlamıyor çünkü.
Ama propaganda başı çekebilir.
Gelelim memlekete.
Okullarda ilahiler okunuyor. İktidar
“Ne var bunda, Müslüman ülkeyiz” diyor.
Muhalefet bağırıyor:
“Okul cami değildir diyor!”
Haklı mı?
Evet.
Samimi mi?
İşte orasını Wi-Fi çekmiyor.
Yani sinyal yok.
Çünkü üç yıl önce kızımın okulunda, din öğretmeni yetmemiş olacak ki ikinci bir dersi olarak cami hocası da ders veriyordu.
Müfredata yeni eklenmişti. Sessizce.
Demokrasi gibi; adı vardı, kendisi yoktu.
Hiç bir veliden ses çıkmadı.
Okulda bir ben itiraz ettim.
Beş milletvekiline anlattım.
Haber ajanslarına yalvardım.
Sesimi duyurmak için Dînîmi değiştirdim.
Sonuç?
Ben yoruldum.
Sistem spor yapmış gibi formda kaldı.
Kızımı muaf ettirebildim mi?
Tabii ki hayır.
O kadar da değil.
Bu ülkede çocuklar çok değerli.
Gerçekten çok değerli.
O kadar değerli ki herkes sahipleniyor.
İktidar: “Benim.” diyor.
Muhalefet: “Hayır, benim.”
STK: “Bizim.”
Reklam ajansları: “Fiyat konuşalım.” arkadaşlar.
Bir tek çocuk “Benim hayatım” diyemiyor.
Çünkü henüz seçmen değil.
Demokraside değer ölçü birimi yaş değil, oy.
“Çocuklar geleceğimiz” diyorlar.
Tabii.
O yüzden kimse bugünü onlara bırakmıyor.
Gelecek üzerinden herkes proje yapıyor.
Ama bugün?
Bugün çocukların üstünden geçip gidiyorlar.
Gerçek şu:
Çocuk korumak zor iş.
Sorumluluk ister.
Şeffaflık ister.
Hesap vermeyi gerektirir.
Ama çocuk üzerinden siyaset yapmak kolay.
Mikrofon ister.
Slogan ister.
Biraz da gözyaşı filtresi.
Korursan yük alırsın.
Kullanırsan görünürlük kazanırsın.
Ve biz görünürlüğü seviyoruz.
Çok seviyoruz.
Çocuklarımızı sevmiyoruz belki,
ama onların üzerinden görünmeyi seviyoruz.
Yalvarmıyorum artık.
Sadece şunu söylüyorum:
Çocuklarımızı siyasi vitrin malzemesi yapmayı bırakın.
Bırakın çocuklar çocuk kalsın.
Çünkü siz büyüdükçe,
ülke küçülüyor. Görmüyor musunuz…














