KLAROS-FELSEFE-SANAT- KEHANET FESTİVALİ
İzmir- Menderes- Ahmetbeyli Sunumu- 9
Felsefe hangi soruları sorar? Felsefenin başlangıcı, Sokrates öncesi (MÖ) altıncı yüzyıldaki döneme aittir. Bu düşüncede felsefeciler anlaşıyor.
Sokratiklerden öncede araştırmacılar teorileriyle dünyanın dibine ve özüne ulaşmak istediler bunu denediler. Birçoğu, MÖ beşinci yüzyılda yaşayan Felsefeciler Sokrates’in felsefe anlayışını kavrıyor ve savunuyor. Böylece Sofistlerin görelilik teorileriyle ilgilenmiyorlar. Ve onlarla hiç bir konuda anlaşamıyorlar. Sokrates, koşulsuz bilgelik arayışını yaşamının merkezine yerleştirdi.
Ona göre filozof, bilgeliğin (sophos) dostudur (philos).
Platon ve Aristoteles için bu, bir filozofun bilgelik arayışının için ne olduğunu bildiği anlamına gelir. Onlar için “iyi bir hayat ve hayattaki mutluluğumuz çok önemlidir.” Politeia adlı kitabında (“Devlet”) Platon, filozofların yöneticiler olmasını bile talep eder.
Platona göre sadece filozoflar toplumları, ülkeleri iyi yönetebilirler.
Sokrates, bilgeliğin dostu olarak felsefe yapmayı diyalojik bir süreç olarak tanımlar.
Düşünce ve kavramların beli bir sistemli yolla dayalı pratik temeli olması gerektiğini düşünür.
Bu yaklaşım, çeşitli yöntemlerin kullanılmasını içerir, çünkü örneğin, kişinin kendi terimlerini tekrar tekrar sorgular ve argümanların içeriğinin gerçeklikle ilgisnin ne kadar olduğunu inceler. Sokrates için, gerçek bilgiyi edinmek çok önemliydi. Dünyayı ve içindeki şeyleri basitçe ona dayandırmak yerine kendi başınıza çözmek, geleneksel bilgiden yolla çıkarak yeni bilgilerin otoritesine başvurmaktan yarar olduğunu açıklamaya çalışır.
Buna göre, felsefe yapmak bilişe yöneliktir: Kim felsefe yaparsa, şeyler, dünya, iyilik vb. hakkında var olan bilgileri sorgulayarak doğru ifadeleri ve mutluluğu arıyordur.
Antropoloji: İnsan nedir?
- İnsan doğası nedir?
- Güneş, su, toprak, hava olmasa, insan yani canlı olur mu?
- İnsanlar da bir hayvan türü müdür?
- Ben kimim? Beni annem ile babam mı yoksa Tanrı mı yarattı?
- Felsefi konularının her zaman çocukların eğitim alanları için önemli olduğu açıktır. Diyaloğları sürerken kendilerini, arkalarındaki bilişsel ilgiyi netleştiren soruların içinde bulurlar. Ve bilgiye olan bu ilgi tesadüfi değildir. Bilakis her insan yaşam ve ölüm gibi belirli olgularla uğraşmak durumundadır. Bu “Doğal felsefeye” giriştir der (Martens 2008):
- Felsefenin dört ana disiplini ve daha fazla düşünme için sorular Epistemoloji: Ne bilebilirim?
- Bebekler nasıl düşünür?
- Ne zaman rüya gördüğümü ve ne zaman uyanık olduğumu nasıl anlarım? Hep rüya mı görüyorum?
- Diğerleri renkleri benim gördüğüm gibi görüyor mu? Etik: ne yapmalıyım?
Her hayvanın etini yiyebilir misin? - Her zaman doğruyu söylemek zorunda mıyım?
- Barış nasıl mümkün olabilir?
- Din Felsefesi: Ne Umabilirim kutsallardan? Nedir kutsal olan?
- Ölü olmak nasıl bir şey?
- Tanrı kimdir? Neye benziyor Tanrı? Birçok tanrı var mı, sadece bir tane mi yoksa hiç mi yok?
- Neden hiçbir şey değil de bir şey var?
Molla Demirel
19 Haziran 2022
Radio Kaktus Münster
Verspoel 7 – 8
48143 Münster
Tel. +49 17052 42 922














