KAÇMA VE KARARTMA
Yaşlı Temel, genç bir hakim olan torunu Dursun’a sormuş;
“ Uşağum, Ekrem İmamoğlu tutuklanalu bir yıl oldu. Onu niye tahliye etmeyuler?”
“ Kaçmasu şüphelu dedeciğum!” demiş Dursun!”
“ Olur mu öyle şey Uşağum!” demiş yaşlı Temel “ Ekrem Bey yurt dişuna kaçma taahhüdünde bulunup şüpheyu kaldirsun. Bunlar da korkmadan tahluye etsunler da hepimuz rahat bir nefes alalum!”( Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır.)
Ama, Sayın Ekrem İmamoğlu bu fıkrayı okumamış olacak ki ( zaten bir dakika önce uydurdum) tarihi duruşmaya üç gün kala yine meydan okur gibi bir açıklama yapmış:
“ Ne kaçması, ben Çankaya’ya yürüyorum!”
Fütürist bir fıkra da yazmadık demeyelim.
Üç gün sonraki duruşmada Sayın İmamoğlu’nun avukatı, “ Hakim bey!” demiş “Tutuklamanın iki ana sebebi vardır. Birincisi sanığın kaçması, ikincisi delilleri karartma! Müvekkilimizin kaçmayacağından bütün Türkiye emin…”
Amerika’daki hakimlere özenmiş olacak ki duruşmanın hakimi de tam burada avukatı susturup yanına çağırmış ve “ Sorun zaten kaçma değil avukat bey!” diye fısıldamış “ Sorun karartma! Karşımıza Cumhurbaşkanı adayı olarak İmamoğlu çıkarsa, diye düşünmek bazılarının içini karartıyor!”
(Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır.)
İlahi İmamoğlu, durum bu kadar açıkken, hiç, “Ne kaçması, ben Çankaya’ya yürüyorum!” diye açıklama yapılır mı?
Oldu olacak bir de;” Delilleri değil sizin dünyanızı karartacağım!” diye açıklama yapsaydınız!
En sevdiğim düşünür Fa- Lanca,
“ Cezalandırılmak için suç işlemeye gerek olmayan bir ülkede yaşamak kadar zor bir şey yoktur!” demiş.
Ben de şunu ilave edeyim:
Hele o cezalandırılanın kişinin bedeninde asıl cezalandırılan; milletin yarısından çoğunun çabaları, oyları, umutları ve hayalleriyse…
Mehmet Erbulan’ın yazdığı:
“Aşkın kanununu yazsam yeniden
Kimi ümitleri yel alır gider” diye başlayan çok güzel bir şarkı sözü vardı.
Aşkın kanunu yeniden yazılır mı bilemem ama Antoine Lavoisier bugünkü Türkiye’de yaşasaydı Kütlenin Korunumu Kanununu şöyle yazardı herhalde:
“Hiçbir şey yoktan var, vardan yok edilemez! Türkiye’de suç ve cezadan başka!”
Kütle Kanunu da Aşkın Kanunu da yeniden yazılırsa yazılsın ama sizin ümitlerinizi asla yel alıp gitmesin!
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
Ulvi Puğ














