sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Datça’dan….

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Haziran 4, 2025
in YAZARLAR
0
Datça’dan….
0
Paylaş
4
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter


BİR GREVİN HATIRLATTIKLARI
Ulrike Meinhof yıllar önce şöyle demişti.
“Köleler, özgür olmak isteyenlerden nefret ederler.”
Bu sadece bir tespit değil, aynı zamanda bir uyarı.
Zincirlerine alışanlar, onları kırmak isteyenleri tehdit olarak görür.
Çünkü özgürlük bulaşıcıdır.
Çünkü direniş, suskunlara ayna tutar.
Bugün İzmir’de grevde olan işçiler var.
Şehrin kaldırımlarını süpüren insanlar…
Yani görünmeyen ellerle hayatınızı taşıyanlar.
O eller şimdi havada. Yumruk olmuş. Hak arıyor.
Kazım Kizil o işçilerle bir bir röportajlar yayınlıyor.
Onların ne düşündüklerini, ne istediklerini topluma duyurmaya çalışıyor.
Bırakın belediye başkanının şovunu, sendika başkanının bıyığını.
İşçilere bir kulak verin.
Ama bir kesim var ki asla onların sesini duymak istemiyor.
İşçilerin grevini “rahatsız edici” buluyor.
Maaş taleplerine “şımarıklık”, eşitlik talebine “nankörlük” diyor.
Biri konuşunca, biri ayağa kalkınca, sarsılıyor kendi sessizlikleri.
Oysa bu grev, sadece ücret meselesi değil.
Bu grev, bir adalet çağrısı.
Aynı kurumda biri 70 bin alırken, diğeri 37 binle yaşamaya çalışıyorsa,
bu sadece ekonomi değil, ahlak meselesidir.
Bir taraf “sus” dedikçe, diğer taraf “duy” diyorsa, orada artık sadece pazarlık değil, vicdan vardır.
İzmir’deki işçiler bize, hepimize bir ayna tutuyor.
Ve o aynada kendi korkularını görenler, aynayı kırmaya çalışıyor.
Tarihte zincir kıranlar, her zaman önce suçlandı, itaatkâr köleler tarafından…
Ve sonra, onları suçlayanlar hep suskunluğun duvarında çürüdü.
Direnenler ise birer iz bıraktı.
Bugün o izi İzmir’in sokaklarında yürüyen işçiler taşıyor.
“Birbirimizi anlamamız için, aynı dili konuşmamıza gerek yok, ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız” demişti Kazım Koyuncu.
İşin trajikomik yanı da burada.
O işçilere “hain”, “nankör” gibi yaftalar takanlar, bu kapitalist düzende en az o işçiler kadar ezilenlerdir.
Yani aynı şarabız aslında.
Ama bir kısmımız, kadehini kıranlara değil, onu dayatanlara öfkeleniyor.

…

ALIN TERİ İLE ALGI ARASINDASIKIŞAN GERÇEK

İzmir’deki grevde iki taraf varmış gibi gösteriliyor.
Aslında evet iki taraf var; sermaye ve emek.
Ama kamuoyuna yansıtılan farklı.
Bir yanda çöp yığınlarından rahatsız olan halk, diğer yanda grevdeki işçiler.
Sanki biri düzeni, diğeri kaosu temsil ediyor.
Oysa bu ayrım, bilinçli bir manipülasyonun ürünü.
İşçiyi halkın gözünde “tembel”, “nankör”, “fazla isteyen” ilan edenler, aslında halkla emeği karşı karşıya getirerek asıl sorumluluktan kaçıyor.
Elbette sendikanın da süreç yönetiminde zaman zaman iletişim zafiyetleri, hamasi söylemleri ve gecikmeleri oldu. Ancak bu, işçinin haklı taleplerini görmezden gelmenin bahanesi olamaz.
Bakın bir işçi ne yazdı.
“Değerli İzmir halkı,
İzmir Büyükşehir Belediyesi işçileri olarak grevimizin 5. günündeyiz.
Bizler bu kentin sokaklarını temizleyen, suyunu onaran, çocuklarına eğitim veren, yaşlılarına bakım sağlayan, parklarını düzenleyen, ulaşımını mümkün kılan binlerce emekçiyiz.
Her gün İzmir’i ayakta tutan, görünmeyen ama vazgeçilmez bir emeği ortaya koyuyoruz.
Bugün ise insanca bir yaşam ve emeğimizin hakkı için grevdeyiz.
Alın terimizin yok sayılmasına, emeğimizin değersizleştirilmesine, geleceğimizin gasp edilmesine karşı direniyoruz. Çünkü emeğimize sahip çıkmadan ne onurlu bir hayat kurabiliriz, ne de bu kente hakkıyla hizmet edebiliriz.
Neden Grevdeyiz?
Aldığımız Ücret: Net 36.000 TL (Mayıs 2024)
Peki temel giderlerimiz ne kadar?
En düşük ev kirası: 16.000 TL
Faturalar: 3.000 TL
Çocuk kreş ücreti: 18.000 TL
Borçlar, krediler: Binlerce TL
Bu şartlarda bir belediye işçisi ay sonunda neyle geçiniyor?
Gerçek Maaşlar Gizleniyor, Algı Operasyonu Yapılıyor
Kamuoyuna 71 bin, 80 bin, 90 bin TL gibi “giydirilmiş” rakamlar sunuluyor.
Oysa gerçekte:
Belediyenin önerdiği net maaş: 46.000 TL (%15 vergi dilimiyle)
Brüt maaş, yol, yemek, ikramiye ve primlerin tek tek eklenmesiyle gerçek dışı tablolar yaratılıyor.
Net bordro açıklanmıyor.
Yoksulluk Sınırı: 81.733 TL
TÜRK-İŞ’in Mayıs 2024 verilerine göre, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 81.733 TL.
Bize teklif edilen 46 bin TL ile bu hayat nasıl sürdürülebilir?
İzmir, CHP’nin “kalesi” olarak anılıyor.
O halde soruyoruz:
Sosyal demokrasi nerede?
Altı ay boyunca ne sendikayı muhatap aldınız, ne işçiyi dinlediniz.
Taleplerimizi görmezden geldiniz, bizi greve zorladınız.
Bu mu halkçı ve sosyal demokrat yönetim anlayışı?
Eşit işe eşit ücret isteyen işçiyi “fazla istiyor”, “ahlaksız talepler” diyerek hedef gösteriyorsunuz.
Bu dili daha önce nerede gördük?
İşçiyi halkın önüne atmak, hangi vicdana sığar?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçiye reva görülen ücret politikası, AKP’nin emek düşmanı çizgisiyle aynı paralelde.
Ülke genelinde işçilere %30’luk zam dayatması, burada da sürdürülüyor.
Aynı zamanda halk da bu adaletsizlikle karşı karşıya.
Suya ve ulaşıma zam.
Mezarlık ücretlerine %160 artış.
İşçiye yok, halka çok zam!
Bu mu sosyal belediyecilik?
“Para yok” deniyor ama;
Buca Belediyesi’nde tek kalemde 320 milyon TL taşınmaz alımı planlanıyor.
Makam araçları, litresi 45 TL olan mazot harcamaları.
Müdürlere her ay 40–50 bin TL “huzur hakkı” ödemeleri.
Karşıyaka’da kolonya, kuru pasta ve kahve dağıtımına 17 milyon TL harcama.
İşçiden değil, şatafattan tasarruf edin!
Alın terinden değil, ayrıcalıklardan kısın!
Pandemide, depremde, yangında halk için sokakta olan bizdik.
Bugün ise “fazla maaş istiyorlar” diyerek hedef gösteriliyoruz.
Asıl korktukları işçinin örgütlü gücüdür!
Taleplerimiz Nedir?
Eşit İşe Eşit Ücret: Anayasal ve insani bir haktır. CHP’nin parti programında da yazar. Uygulansın.
Net Bordro Açıklansın: Elimize geçen gerçek ücret kamuoyuyla paylaşılsın.
Onurlu, Katılımcı Toplu Sözleşme: İşçinin iradesini tanıyan, diyaloga açık bir masa istiyoruz.
İzmir Halkına Çağrı:
Bu sadece işçinin değil, hepimizin mücadelesidir.
Bugün biz kazanırsak, yarın siz de kazanırsınız.
YAŞASIN EMEK VE DAYANIŞMA!
HAKLARIMIZI ALANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM!
İzmir Büyükşehir Belediyesi İşçisi”

Post Views: 130
Önceki yazı

YÜREĞİMİ SENİNLE PAYLAŞIYORUM YAŞAR KAYA!

Sonraki Gönderi

Engin görüş…

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
Engin görüş…

Engin görüş...

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.