sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Datça’dan…

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Nisan 4, 2026
in YAZARLAR
0
Datça’dan…
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

BİR ANNENİN SESİNDEN

DAHA YÜKSEK NE VAR?

Bazen bir ülkeyi anlamak için uzun raporlara, kalın dosyalara, büyük sözlere gerek yoktur.

Bir annenin sesi yeter.

İkizköy muhtarı Nejla Işık kamuoyuna bir açıklama yaptı.

Yürek burktu.

Aslında konuşmadı.

İç çekti.

“Yüreğimde büyük bir sızı var ama başım dik” dedi.

Bu cümle, bu ülkenin özeti gibi.

Acıyı saklamayan ama eğilmeyen insanların ülkesi…

Bir anne düşünün.

Kızı içeride.

Kapı çalmıyor.

Ses gelmiyor.

Ama o hâlâ dimdik duruyor.

Çünkü mesele sadece bir evlat meselesi değil artık.

Mesele, o evladın neden içeride olduğu.

Ve işte tam burada, bu hikâyenin en ağır yeri başlıyor.

Kızının sözlerini eğip büküyorlar.

Onun çığlığını, başka yerlere yönlendiriyorlar.

Sanki hedef başka, sanki öfke başka…

Oysa bir anne çıkıp en sade haliyle gerçeği söylüyor:

“O sözler yargıya değil, doğayı yok edenleredir.”

Bu kadar.

Ne eksik, ne fazla.

Bazen gerçeğin en yalın hali, en rahatsız edici halidir.

Çünkü süslenmemiştir.

Çünkü doğrudandır.

Çünkü kaçacak yer bırakmaz.

Bu bir savunma değil aslında.

Bu bir yön tarifidir.

Okun yönünü gösteriyor anne.

Yargıya değil, talana.

Ama mesele şu…

Sözün nereye söylendiğini değil,

kime yakıştırıldığını tartışan bir yere geldik.

Bir annenin tanıklığı mı güçlüdür,

yoksa yazılmış bir tutanak mı?

Bir annenin bildiği mi gerçektir,

yoksa yorumlanmış bir cümle mi?

Nejla Işık’ın metni bu yüzden önemli.

Çünkü orada hukuk dili yok.

Ama hakikat var.

Ve bir şey daha var.

Onur.

“Başım dik” diyen bir annenin cümlesidir bu.

Yalnız bırakılmış olabilir…

Ama eğilmemiştir.

Sonra bir cümle geliyor ki,

asıl mesele orada açığa çıkıyor:

“Bizim davamız bir yaşam, varoluş davasıdır.”

İşte bütün hikâye burada.

Bu artık bir kişi meselesi değil.

Bir köyün meselesi.

Bir ağacın meselesi.

Bir toprağın meselesi.

Ve belki de en çok, bu ülkenin nasıl bir yer olacağı meselesi.

Bir annenin iç çekişiyle başlıyor her şey.

Ama o iç çekiş, duyabilene, bir çığlık gibi gelir.

Şimdi soru şu.

Bir annenin sesinden daha yüksek ne var bu ülkede?

…

SELAMÜN ALEYKÜM

SHALOM ALEİCHEM

İnsanlık, aynı duayı iki dilde söylemeyi başarmış nadir bir tür.

Müslümanlar “Selamünaleyküm” der.

Yahudiler “Shalom aleichem.”

İkisi de Sami dilleri kökenli ve aynı anlama geliyor:

“Barış seninle olsun.”

Her iki toplum da bu sözü günde binlerce kez tekrar eder.

Aynı göğe bakarak.

Aynı korkuların içinden geçerek.

Aynı umudu taşıyarak selamlaşırlar.

Ama ne tuhaf…

Tarih boyu aynı kelimeyle selamlaşanlar, birbirine en çok kurşun sıkanlar oldu.

Eski zamanlarda kutsal mekânlar, göğe açılan kapılar sayılırdı.

İnsanlar oraya girerken silahını dışarıda bırakırdı.

Datça’ya en yakın örnek Yatağan Lagina’daki Hekate Tapınağı.

Amazonlar o tapınağa girerken silahlarını dışarıda bırakırdı.

Çünkü barış, ancak içeri girince değil, insanın içinde başlayınca mümkündü.

Bugün ise aynı kutsalın etrafında duvarlar yükseliyor.

Aynı Tanrı’ya bakan gözler, birbirine düşman bakıyor.

Oysa kelimeler hâlâ aynı şeyi söylüyor.

“Barış seninle olsun.”

Sorun, kelimenin içini boşaltan zihniyette.

Barış, ağızdan çıkan bir ses değil.

Bir ahlak.

Bir yükümlülük.

Bir cesarettir.

En önemlisi de, karşındakini insan olarak görme iradesidir.

Belki de asıl trajedi şu.

İnsanlık, her gün binlerce kez

“Barış seninle olsun” demeyi biliyor…

Ama bir kez olsun o barışla yaşamayı beceremiyor.

Bu yüzden, iki dilde söylenen aynı dua göğe yükselirken birleşir ama yeryüzüne indiğinde parçalanır.

En çok “barış” diyenler, en çok savaşanlar oluyor.

Peki, insanları birbirine düşüren nedir?

Belki de aynı duayı edenleri düşmanlaştıran,

inandıkları ortak Tanrı değil, savaştan beslenen düzen ve onun efendileridir.

Çünkü inançlar barışı emreder…

Ama iktidar ve çıkar, egemenliğini sürdürmek için

hep savaşı ister.

Üstelik en çok da o inançları kullanarak.

Post Views: 147
Önceki yazı

Şu ‘Okuma Grupları’ ve Öykülerimiz!

Sonraki Gönderi

FACE YAZILARI…

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
FACE YAZILARI…

FACE YAZILARI…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.