sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Datça’dan Selam Var…

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Kasım 1, 2024
in YAZARLAR
0
Datça’dan Selam Var…
0
Paylaş
0
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Hepsi oradaydı!

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/fenerbahce-bu-kara-lekeden-kurtulmali-804329h.htm

.

MUTLULUK YETİNMEYİ BİLENLERİNDİR

Tarih MÖ 300’ler.

Atina’da Akademi’de bir ders saati.

Geniş omuzlu, atletik yapılı, kıvırcık saçlı, ak sakallı bir hoca öğrencilerine hayat dersi veriyor.

Herkes pür dikkat.

Konuşan bilgelerin bilgesi.

Akademinin kurucusu.

Sokrates’in öğrencisi.

Yunanlılar Platon(geniş omuzlu) dediler ona.

Müslümanlar ise Eflatun.

Derste öğrencilerinden Aristo sordu.

-İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir?

Platon önce bir düşündü..

“O kadar çok ki” dedi..

Ardından sıraladı.

-İnsanlar çocukluktan sıkılır ve hemen büyümek ister. Ancak büyüyünce de çocukluklarını özlerler..

-Para kazanmak için dünyadan koparlar, sağlıklarını yitirirler. Ancak bozulan sağlıklarını geri almak için para öderler.

-Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Bu yüzden ne bugünü, ne de yarını yaşarlar.

-Ve en önemlisi hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.

Platon sözlerini bitirince Aristo ikinci soruyu sordu.

-Peki siz ne öneriyorsunuz?

Platon bu kez düşünmeden yanıtladı.

– Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, sadece kendinizi sevilmeye bırakın.

-Mutluluk “en çok şeye sahip olmak” değildir. Gerçek mutluluk “en az şeye” ihtiyaç duymaktır.

O yüzden paranın pulun, malın mülkün, zevkin sefanın değil, gerçeğin peşinden koşun.

Aristo “En az şey nedir acaba?” diye kendi kendine mırıldandı.

Aradan 30 yıl geçti.

Platon ölmüştü.

Öğrencisi Aristo büyümüş, bilge olmuştu.

Akademinin bir numaralı hocası artık oydu.

Bir derste öğrencisi Aleksandros (Büyük İskender) sordu.

-Hocanız Platon’u seviyor muydunuz?

Aristo yanıtladı.

-Platon’u çok seviyorum ama gerçeği daha çok seviyorum. Çünkü gerçek beni mutlu ediyor.

Aleksandros tekrar sordu.

-Peki gerçek mutluluk nedir?.

Aristo gülümsedi.

-Gerçek mutluluk kendi kendine yeter olmaktır.

Mutsuzluğun nedeni hayal kırıklıkları değil, yaşanması mümkünken, yaşanılamayan mutluluklardır.

.

İŞTE O GÖRÜNTÜ

Bugün Gezi’nin 11.yıldönümü.

Kabataş’ta bir türbanlı kadına saldırıldığı, hatta üstüne işendiği iddiaları yıllarca gündemden düşmemişti.

Erdoğan “Başörtülü bacılarıma saldırdılar. Görüntü var” demişti.

İsmet Berkan ile Balçiçek İlter görüntüleri izlediğini söylemişti.

11 yıl boyunca o görüntüler hiç yayınlanmadı.

Şimdi ben yayınlıyorum.

İşte Kabataş’ta türbanlı bacımın üstüne işeyen vandallar.

.

Hemen “Bunlar herşeye karşı” demeyin.

Bugün saat 12.00’de, inşaat alanı önünde. Hele bir dinleyin. Bu yat limanı bu haliyle talandır.

.

PİS KOKUYOR!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Galatasaray Çaykur Rizesporla oynuyordu.

Maç öncesi Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk kadın muhabir Nur Bilge’ye çiçek vererek, kadınlara övgüler yağdırmıştı.

“Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, önemli bir gün. Kadın-erkek ayrımının olmadığı bir gelecek diliyorum. Biz de size çiçek takdim etmek istiyoruz. Tekrar Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.”

Yazar Cemil Meriç, “Samimiyet öyle bir dildir ki ; kör de görür, sağır da duyar” der.

Okan Buruk’un o gün samimi olmadığı bugün ortaya çıktı.

Şampiyonluk kutlamalarında kadınlara analara küfür etti.

Kör de gördü, sağır da duydu.

Okan Buruk başarılı bir futbolcuydu.

Şimdi başarılı bir teknik adam.

Ama insanlık ve samimiyet sınavında sınıfta kaldı.

Okan, sen bu toplumda idol bir insansın.

Milyonlarca genç seni örnek alıyor.

Hiç düşündün mü, sen analara, kadınlara bu kadar galiz, bu kadar edepsiz, bu kadar eril bir dille küfür edersen, onlar ne yapar?

Yakışıyor mu?

O küfürü duyan milyonlarca Fenerbahçeli’nin annesinin neler düşündüğü sen bir düşün.

Bu iğrenç küfürlerinle başarılı olabilirsin, şampiyon olabilirsin ama insan olamazsın.

Ağzını bir yıka.

Çok pis kokuyor!

.

Datça’lı Arkeolog Okan Özalp’in Datça’nın antik dönemini hikayelerle anlattığı YouTube kanalı açıldı. Abone olmayı unutmayın.

.

BAK SEN ŞU UYANIĞA

Yahu arkadaş bu ne para hırsıdır böyle.

Palamutbükü’nde halka ait denizin üstüne çelik profillerle platform yapmak bu kadar kolay mı?

Arkan mı güçlü, ensen mi kalın bilinmez!

Ama yıkacaklar güzel kardeşim, yıkacaklar.

Üstüne de yüklü ceza yazacaklar.

Parana yazık!

https://www.sabah.com.tr/…/datcada-kiyi-isgali-denize…

.

DATÇA BELEDİYESİ SARILİMAN’I KURTAR!

Paylaştığım fotoğraf Datça’nın cennet koylarından Sarıliman’ın eski hali.

Şu güzelliğe bakar mısınız?

Bu güzelllik maalesef son yıllarda kaçak inşaat mezarlığına döndü.

Geçen Ağustos ayında şöyle yazmıştım.

“Beş yıl öncesiydi.

Datça’nın arkeolojik ve doğal cenneti Sarıliman’da bir kaçak bina inşa ediliyordu.

Datçalılar ayağa kaldı.

Muğla Çevre Platformu ve Kent Konseyinin önderliğinde protesto gösterileri yapıldı.

Uzun uğraşlar sonunda o kaçak bina belediye tarafından yıkıldı.

O gün Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, “eğer bu binaya göz yumarsak Sarıliman’da yapılaşmanın önünü kesemeyiz, Sarıliman biter” demişti.

Aradan beş yıl geçti.

Maalesef bugün Sarıliman bitmek üzere.

Onlarca kaçak bina, tiny house, havuz, etrafı çevrilmiş arsalar, kapatılmış sahiller.

Hele bir kaçak tiny house otel ve konaklama alanı var ki, sormayın.

Dönüm dönüm.

Etrafı kapatılmış, içersinde onlarca tiny house ve bir havuz.

Ballı bademli bir talan.

Efendim özel araziymiş.

Beş yıl önce yıkılan bina da özel arazideydi.

Ne değişti?

Demek ki artık arkeolojik ve doğal sit alanında arazisi olan herkes ev, otel yapabiliyor. Dilediği kadar tiny house, bungalow, havuz koyabiliyor.

Öyle değil mi, Datça Belediyesi?”

Bu yazıdan sonra dönemin belediye başkanı gerekenin yapılacağını, hukuksal süreci beklediklerini söylemişti.

Ancak hiçbir şey yapılmadı.

Bugün Sarıliman kaçak otel, ev ve tiny house çöplüğü.

Her yerde mantar gibi kaçak var.

Vatandaşın denize girmesi imkansız gibi.

Ya çok para verip “kaçak”cıların tesisine gireceksin, ya da avcunu yalayacaksın.

Bugün ajanslara bir haber düştü.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sahil işgallerine son vermek için harekete geçmiş!

Nihayet!

Seçimi kaybedince akılları başlarına geldi.

Bodrum’da vatandaşın ücretsiz denize girmesini önleyen kaçakları yıkmaya başlamışlar.

İmar barışından yararlananların yapı kayıt belgeleri bile iptal ediliyor.

Yakında aynı yıkımlar ve iptaller Datça’da da yaşanacak.

Bu konuda Datça Belediyesi’ne de görevler düşüyor.

Aytaç Kurt başkanlığındaki yeni yönetim göreve iyi niyetle ve olumlu icraatlarla başladı.

Devamı gelmeli.

Örneğin öncelikle Sarıliman’daki bu talana hemen son verilmeli.

Çünkü bu nadide koyun hala kurtulma şansı var.

Yoksa Sarıliman tarihe karışacak ve artık geri dönüşü olmayacak.

Tıpkı Datça’da talan edilen birçok koy gibi.

Bir not da kendimize.

Kıyı işgaline karşı mücadele bir otelle, birkaç müessese ile sınırlı kalmayıp tüm Datça’ya yayılmalı.

Tehditlere, şantajlara, küfür ve hakaretlere boyun eğilmemeli.

.

DATÇA’DA DOSTLUK RÜZGARI

RODOS KARDEŞ KENT OLUYOR

Datça ve Rodos yüzyıllarca birlikte yaşadı.

Osmanlı döneminde Datça Rodos’a bağlıydı.

Buranın insanı eğitim ve sağlık için komşu adaya giderdi.

Yarımadanın ürünü Rodos’dan Avrupa’ya ulaşırdı.

Mübadele döneminden sonra ayrı düştü iki yakanın insanı.

Şimdi o eski günlerdeki kardeşliği yaşatmak için yeni adımlar atılıyor.

Datça Kültür Sanat Dayanışması’nın organize ettiği Can Yücel Kültür Sanat Festivali bu yıl uluslararası bir nitelik taşıyordu.

Festivalin Rodos’tan konukları vardı.

Uluslararası Rodos Yazarlar ve Çevirmenler Merkezi’nden Dionysia Nancy Tryposkoufi, Rodos Belediyesi Kültürel Faaliyetler Dairesi Başkanı Eleftheria Binikou, Rodos Belediyesi Kültür ve Turizmden Sorumlu Başkan Yardımcısı George Toppos ile eşi Katerina Kosta Datça’ya gelerek festivali renklendirdiler.

İki kent arasındaki kültür işbirliğinin temelini attılar.

Öylesine ortak bir geçmişimiz var ki, örneğin yazar, şair Dionysia Nancy Tryposkoufi’nin atalarının Datçalı olduğunu öğrendik.

Yunan konuklar festival boyunca farklı etkinliklerde “Can Yücel için

Rodos” ve “Edebiyat bağlantılarını kurmak” konulu konuşmalar yapıp, şiirler okudular.

Dün de Palamutbükü’nde yerel bir düğüne katıldılar.

Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt ile Rodos Belediyesi Kültür ve Turizmden Sorumlu Başkan Yardımcısı George Toppos şimdi Datça ve Rodos’un “kardeş kent” olması için çalışıyorlar.

Hatırlıyor musunuz, Bülent Ecevit ne güzel yazmıştı.

“Sıla derdine düşünce anlarsın Yunanlıyla kardeş olduğunu

Bir Rum şarkısı duyunca gör gurbet elde İstanbul çocuğunu

Türkçenin ferah gönlünce

küfretmişiz olmuşuz kanlı bıçaklı

Yine de bir sevgidir içimizde böyle barış günlerinde saklı

Bir soyun kanı olmasın varsın damarlarımızda akan kan

İçimizde şu deli rüzgâr

bir havadan

Bu yağmurla cömert

bu güneşle sıcak gönlümüzden bahar dolusu kopan

İyilikler kucak kucak

Bu sudan bu tattandır

ikimizde de günah

bütün içkiler gibi zararı kadar leziz

bir iklimin meyvasından sızdırılmış

bir içkidir kötülüklerimiz

Aramızda bir mavi büyü

bir sıcak deniz

kıyılarında birbirinden güzel iki milletiz

Bizimle dirilecek bir gün Ege’nin altın çağı

yanıp yarının ateşinden eskinin ocağı

Önce bir kahkaha çalınır kulağına

sonra Rum şiveli Türkçeler

O Boğaz’dan söz eder

sen rakıyı hatırlarsın Yunanlıyla kardeş olduğunu

sıla derdine düşünce anlarsın.”

Teşekkürler Datça Kültür Sanat Dayanışması

Yaşasın sanat

Yaşasın hayat

Yaşasın kardeşlik.

Post Views: 272
Önceki yazı

Face Yazıları…

Sonraki Gönderi

MANİSA TARZANI KİMDİR?

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
MANİSA TARZANI KİMDİR?

MANİSA TARZANI KİMDİR?

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.