ÇOĞALMAK (2)
İşçi sınıfı partileri, tüm kadrolarıyla en dürüstüdür, gerçekten geleceği çizecek olanlardır. Ancak çok parçalıdır, ayrıdırlar, oysa programları beş aşağı beş yukarı aynıdır çoğunun. Zorlanılsa da eylem birlikleri bile yetmeyebilir. Belki de birleşebilinmelidir.
Artık sosyalist programlar öylesine yer etmiştir ki toplumda, kimi sol, hatta sağ partiler bile bir kısım maddeleri almak zorunda kalabilmiştir.
O halde en büyük fark; sosyalistlerin işçiye emekçiye güven vermesidir, onun içinde çalışmasıdır.
Güven anahtar sözcüklerdendir örgütlenmelerde. Bu, genel faaliyetlerinin yanında birimlerde kurulan, kurulacak ilişkilere, kadroların gelişmişliğiyle/gelişmemişliğiyle orantılıdır. O, “devrimci sekterlikle” gelişmez; bir düşünceyi, bir öneriyi, “bizi mi eleştiriyor ne” kuşkuculuğuyla, “ha, o mu, boş ver onu” demelerle çoğalamaz. O, devrimci sabırın, devrimci öğrenme, öğretme arzusuyla, onun hoşgörüsüyle olur. ‘Şundan adam olmaz… bu bir işe yaramaz…’ söylemi, ülkelerimizin her yerinde kazanılacak kitlelerden, kişilerden uzaklaştırır. Ne sabah akşam yalnızca bir parti binasında, dernekte, kahvede oturmakla, ne bir kişiyi bile kazanmak isteği olmayanla gelişilir. Burada öncü, örnek güç birim yöneticileridir. Oysa her bölgenin her noktası emekçi yığınlarıyla doludur. Orada, fabrika yoksa tarım işçileri, inşaatçılar, balıkçılar vardır. İşsizlerle doludur, gençler geleceğini bile düşünememektedir. Çoğu kentte komilik, bulaşıkçılık, temizlik işçiliği yaygındır. Her bölgede azınlıklar, ezilmişler çare aramaktadır. Uyuşturucu, kumar, çeteleşme, hatta fuhuş yanıbaşımızdaki (toplumsal) tehlikelerdir.
Elbette hem genel propaganda, hem taraftarı olduğun çevreyle olmak önemlidir, kıymetlidir. Ama kadrolaşmak, işçi kazanmak, emekçiye ulaşmak, hepsine bire bir dokunmak en kıymetlisidir. O halde sosyalistlerin en azından kendi yayın organlarını okumak, üzerinde konuşabilmek önemlidir, geliştiricidir, bilgiyi, propaganda gücünü artırandır. Sosyalistler güçlenmeli, sömürü düzenini değiştirmelidir, çünkü, sosyalizm artı değeri halkına paylaştıran işçi sınıfının, yoksulların, eşitlikçi, özgür düzenidir.














