ÇOĞALMAK (1)
1Mayıs geçti. Yoğundu. İzleyebildiğim; tüm sosyalist partiler, tüm ilerici, devrimci güçler özverilice çalıştı, katılımı çoğalttı, kendileri katıldı. Olması gerekeni fazlasıyla yaptı. Hem yaşadıkları ülkelerde, bölgelerde halklarına umut verdi, hem geleceğin propagandasını en uç köşelere dek yaymaya çalıştı.
Peki, en yakınlarındakilere inisiyatif tanıyarak geliştirilmesi, kadrolaştırılması, özellikle gelecek 6Mayıs faaliyetleri programlarında, genel propagandaların yanı sıra gerektiğinde kişilere yoğunlaşma, taraftar artırılması planlandı mı? Tüm faaliyetlerde olması gereken, var olan ilişkileri geliştirmek, yeni ilişkilerle çoğalmak hedefi düşünüldü mü? Her bir üye, yakın taraftar bu koşturmacalarda bir iki kişi kazanıp saflarına katabildi mi, ya da birimlerde böyle hedefler konuşuldu mu?
Devrim kitlelerin eseridir.
O, bir avuç kadronun özverisiyle, çoğalma sağlanmadan olmaz. O, sosyalistler açısından artık yüz milyona yaklaşan nüfusta beş on bin üyeli örgütlenmelerle gelişmez. Üstten alta sınıfın, en yoksulun içinde faaliyet planlamasıyla olur. Önderlik yalnızca doğru teorik, pratik tespit değil, kadroların sınıf içinde yoğunlaşma planlama çabasıdır, bunun inadıdır.
Çünkü sosyalizm, partisinin önderliğinde işçi sınıfının, yoksulların yönetimidir. Bunun örnekleri dolu doludur.
Yine saygıyla sevgiyle andığım belirli işçi bölgelerinin yanında tüm sosyalist örgütlenmelerin önlerini açan, yol gösteren, ders alınacak milletvekillerinden Sevda Karaca, İskender Bayhan tavırlarıyla, faaliyetleriyle olumlu örneklerdir.
Aslında ders alınacak o denli olumlu örnek çokluğumuz var ki…
Yeter ki bir daha keşke dememek için birimlerde kafa yorulsun, çabalar çoğaltılsın.














