NEREYE GİDİYORUZ?
Artık tanımakta zorluk çektiğimiz sevdiğiniz şehir ve mahalle,
Sıkıntıda olduğunu gördükçe üzüldüğümüz tanıdığımız, hatta hiç tanımadığımız insanlar.
Hoyratca talan edilen doğa,
İnançlarımız, değerlerimiz,
Kültürümüz, geleneklerimiz.
Kısaca uğruna ölürüm dediğiniz her şey
20 yıldır o kadar sinsice ve sistemli bir şekilde,
Alıştıra alıştıra yok edilip, dejenere edilyor ki ,
Gün gelecek,
etrafımızı bir boşluk saracak.
Değer verdiğimiz her şey anlamsızlaşacak.
İŞTE BİZ O ZAMAN TÜKENECEĞİZ……

Artık buraların gürültüsünü, kalabalığını çekemiyorum
Her şeyi bırakıp,
Bir sahil kasabasına yerleşeceğim diyen
Abiler, Ablalar
Sayenizde buralarda arı kovanına döndü.
Hiç yer kalmadı.
Bir de ;
” aaaaaa ben İstanbul’da bu peyniri, domatesi üç misli fiyata alıyordum.Burasi ne kadar ucuz.
İyi ki buraya yerleştim ” diyorsunuz ya.
Böyle diye diye
Sayenizde esnaf da hepimize yerleştirmeyi öğrendi.
Gelmeyin vallahi de billahi de doğru söylüyorum.
Buralarda hiç yer kalmadı.

Değişsin, artık gitmeli diyenlere,
Neden ? diye sorduğumda
verdikleri tek bir cevap var.
” 10 seçim kaybetti, 15 seçim kaybetti de ondan ”
***
Peki lütfen söyler misiniz ?
Çok partili sisteme geçilen 1950’den beri sol,
yerel seçimlerde belli şehirler hariç,
hangi seçimde tek başına iktidar olacak çoğunluk oyunu aldı.?
Solun %60 – 70 oy potansiyeli var da,
Kılıçdaroğlu bunu mu alamadı ?
***
Bir soru daha sorup konuyu kapatacağım.
Tayyip Erdoğan dahil,
Yerlere göklere sığdıramadığınız,
iktidar destekçisi ne kadar parti lideri varsa,
içlerinde bir tanesi bile,
Televizyona çıkıp
Kılıçdaroğlu ile ülkenin sorunlarını ve çözümlerini,
tartışacak cesaret ve kapasiteye sahip mi ?

Bu zamlar ne zaman duracak ?
Ana muhalefet nerede ?
diyenlere,
Ben ana muhalefet lideri olsam,
kürsüye çıkıp tek bir cümle söyler ve inerdim.
Cok anlattım dinlemediniz. O zaman sizin anladığınız dilden söyleyeyim.
“Bir daha ki secimlere kadar,
su veren itfaiyenin hortumunu …

Euro 30 lira olunca balık avı da çok masraflı olmaya başladı.
Her durumda bir suçlu yaratma konusunda uzmanlasan halkımız,
Son günlerde başlattığı kampanya ile de hedefe gurbetçileri koyuverdi.
***
Diyorlar ki;
Tatile,yıllık izne gelen gurbetcilerden yurda girişte 1000 euro alınsın.
***
Niye?
Çünkü Onlar mevcut iktidara oy vermiş.
İyi de benim komşu da mevcut iktidara oy verdi.
Ondan da 1000 euro alacak mıyız?
Eğer kullandığı oy bir insanı suçlu yapıyorsa, her ikisinden de almak daha adil olmaz mı?
***
Ben bu kampanyayı desteklerim ama bir şartım var.
Alınacak parayı bana verirseniz olur bu iş.
Hem şimdiye kadar yapılan kampanyalarda
” toplanan paralar nereye gitti ” diye sorduğunuzda,
” sen kimsin yaaa.Sana hesap mı vereceğim “
Deniliyor ya.
Size söz veriyorum,
Bu can bu bedende oldukça,
Ben böyle bir şey demeyecegim..
Her ayın son günü gelen parayı nereye harcadigimi fiş ve faturaları ile birlikte açıklayacağım.
Ne kadar benzin almışım.
Borekciye, markete yemciye, takımlara, tekne kirasına ne kadar ödemişim
hepsinin hesabını vereceğim.
***
Size söz veriyorum.
Ne gurbetciler gibi ;
” Turkiye’de Her şey var niye nankörlük yapıyorsunuz “da demeyeceğim.
Ne de buradakiler gibi ;
” Euro kazanıp burada bizi nankörlükle suçluyorsun, o zaman gel burada yaşa “da
demeyeceğim.
***
Anlaştık değil mi?
Gurbetcilerden alınacak paraları bana veriyorsunuz ve bu problemi çözüyoruz.
Ömer Altuntop sen 500 euro versen de olur.
Şu meşhur videodaki gibi
Vermicem de vermicem diye tutturdun.
Tekneye gelirken etleri, yemleri, gazoz, rakı, bira, viski falan sen alırsın ödeşiriz.















