Döviz yükseliyor,
Zamlar yağmur gibi yağıyor, her şey ateş pahası olmuş,
Deprem milyonlarca kişiyi evsiz, barksiz bırakmış,
Mülteci tehlikesi giderek büyüyor
Ülkenin %48′ i
“beter olun bana ne” derken,
%51’i de
“açlıktan gebersek de sizin gibi terör sevicilere meydanı bırakmayız.
Begenmiyorsaniz defolun gidin ” diyor.
Bu durumun sorumluları da,
“Söz konusu olan iktidarımız ise gerisi teferruattır” dusuncesi ile,
tam gaz ayrıştırmaya devam ediyor.
Dillerinden düşürmedikleri Vatan, Bayrak mı?
İnanın bu, o koltuklarda oturan bir çokları için gerçekten ve sadece basit bir teferruat.
Sanırım bizim hala farkına varamadigimiz da
BAŞKA TÜRKİYE YOK..gerçeği

…
Sabah kahvemizi içtik.
Bakalım falımızda ne yazıyor
.
☑️Dolar, gerçek piyasa değerini bulana kadar yükselir. ( olması gereken bu )
☑️Yabancı yatırımcı dedikleri sıcak paralar gelir Türk Lirasına dönüşür.
☑️Faiz arttırımına gidilir TÜRK LİRASINA çevrilen paralar faize aktarılır
☑️Bu süreçte Dolar belli noktada sabit kalır, sıcak paracı yabancı yatırımcı parasını borsada ve faizde ikiye üçe katlar.
☑️Kasada para olduğu için köprü, yol vs gibi hizmetler vatandaşa ikram edilir! ihaleler yandaş şirketlere verilir ekonomi canlanır (!)
☑️Rantçılar, bilmem neler zengin olur, borsacılar borsa yüksek diye bayram eder,
Üretim ve üretici yine üvey evlat olarak kalır.
millet yine züğürt ama ,
yol yaptık, Togg yaptık, doğalgaz bulduk çok şükür, Kılışdaroğlu istifa etsin demeye devam eder.
☑️1 dolarını 2-3 dolar seviyesine çıkaran sıcak paracılar , yeteri kadar kar ettim verin bakalım dolarımı der ve gider.
sonra tekrar ”dış güçler ekonomiye operasyon çekiyor” nakaratı başlar.
☑️Ah be ŞİMŞEK sana güvendik ama bir türlü çakamadın deyip ”hadi sen evine git kaka çocuk” denir,, yeni hükümet yeni kurtarıcı aranır.
Daha sonra ne mi olur ?
☑️Eskiden fabrikalarımız limanlarımız madenlerimiz vardı sattık, şimdi ne satılır bilmem!
☑️Büyük sultan Abdülhamit toprak sattı, kıbrıs’ı sattı. 30 küsur sene iktidarda kaldı kurtardı ya memleketi, sanırım bunlar da benzer işler yapar.
Sonra bunlar gider,
Bizde bir 30 sene daha şapkadan tavsan çıkar mı umudu ile beklerken,
çıkması kuvvetle muhtemel yeni kapitülasyonları temizlemekle mi uğraşırız ?
Yoksa, Şimşek’ten sonra Tsunami mi gelir mi?
***
Önümüzde bir yerel seçim, belki de muhtemel bir erken seçim olmasa, daha iyimser cevabım olurdu ama,
Belki de M.Simsek,
“Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır. Öngörülebilir bir Türkiye ekonomisi özlenen refaha ulaşmamızda anahtar olacaktır” sözünü tutar ve kara bulutlar dağılır.
.
amaaaannnn
Onu da medyumlar söylesin bana ne yaaaa

…
Hani
” Hep bardağın boş tarafına bakmayın, bardağın yarısı dolu ” derler ya.
Boş tarafa bakınca gördüğüm;
Dolar isterse 50, enflasyon %250 olsun…
Ben seçimi kazandım mı kardeşim?
Kazandım…
Böyle olacağını bile bile oyunuzu verdiniz mi?
Verdiniz..
Şimdi oturun Karadeniz’deki trilyon dolarlık gazı, Gabar’daki petrolü bekleyin.
Belki gelir.
Siz de zenginleşirsiniz!!
***
Dolu tarafa bakınca aklıma ilk gelen şey,
Acaba SEÇMEN, ENKAZI SAHİBİNIN KUCAĞINA BIRAKIP,
Aşkımız bitti, çocuk sende kalsın mı dedi.?
Sizce hangisi ?

…
Her belaya veya iyi şeye şans/Kismet diyoruz ya.
Aslında Şans diye bir şey yok.
Şans,
yakaladığın fırsatı doğru değerlendirmek,
doğru zamanda, doğru adımı atabilmektir.
Sandık, 21 yıl sonra gelen bir şanstı.
Değişimden korktuk, alıştığımız gibi yaşamayı seçtik.
Yani;
ayının suçu yok !!!

….
BAZI ŞEYLER İNSANIN ÜSTÜNE YAPIŞIR KALIR
Dünyanın en başarılı insanları bile, bazen üzerlerine yapışıp kalan gerçek dışı bir yaftayı,
ne yaparlarsa yapsınlar söküp atamazlar.
Hele hele bu yafta örgütlü ve sistemli bir şekilde yapılıyorsa,
bu toplumun hafızasına yerleşir ve nesilden nesile,
üstüne eklene eklene belli süre sonra nefrete dönüşür.
***
Kurtuluş savaşının en önemli komutanlarından İsmet İnönü’ye atılan
Asker kaçağı iftirasına hala inananlar vardır.
Beş vakit namazını aksatmayan İnönü’ye
”İnönü camileri ahır yaptı, kuranı yasakladı ” iftirası halen taraftar bulmaktadır..
Bugün ” Bu adam hırsız ” dediginiz zaman kimden bahsettiğinizi taraflı tarafsız herkes tahmin eder.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
***
Şimdi KILIÇDAROĞLU aynı durumla karşı karşıyadır.
11 yıllık siyasi yaşamında,
Önce partisi içindeki ayrık otları ile olan mücadelesi,
Adalet yürüyüşü ile başlattığı sindirilmiş muhalefeti ayağa kaldırma hamlesi,
Siyasi tarihimizde ilk kez 6 benzemezi ortak müşterekte birleştirerek,
yeşerttiği umut ve heyecan,
üzerine yapışan yaftalar kadar hiç bir zaman gündem olmadı, olmayacaktır da.
Kılıçdaroğlu neyi yanlış yaptı diye sorulduğunda ilk akla gelen sadece iki cevap vardır.
– SSK’yı batırdı.
– 13 seçim kaybetti.
Oysa ki girdiği her seçimde partisin oy oranı arttı. Hiç eksilmedi.
Onun muhalefet liderliği döneminde AKP ilk kez meclis çoğunluğunu kaybetti.Tek başına hükümet kurma avantajını yitirdi.
Son yerel seçimlerde Yıkılmaz denilen başta İstanbul olmak üzere AKP’nin kalesi büyükşehirleri kazandı.
Son cumhurbaşkanlığı seçiminde de bana göre gerçekten olağanüstü bir performans sergiledi ve küçük bir fark ile seçim kaybedildi.
Ne hikmet ise seçime birlikte giren 6 parti ve 6 lider varken,
Yine tüm fatura Kılıçdaroğlu’na kesiliyor.
Eğer bir başarısızlık var ise,
Diğer partiler ve liderlerin hiç mi suçu yok?
Niye başarıya herkes ortak olmaya çalışırken,
Başarısızlık sadece bir kişiye fatura ediliyor.?
NİYE ???????????
Sonuç olarak;
Türkiye geçiş dönemini en sıkıntısız atlatacağı bir siyasetçiyi bozuk para gibi harcadı.
Bu saatten sonra Kılıçdaroğlu ne yaparsa yapsın,
üzerine yapıştırılan bu yaftalardan kurtulma şansı yoktur.
Daha fazla yıpranmadan ,
Bir ”görevi bırakma ”takvimini fazla uzatmadan açıklamalı,
ve GENEL BAŞKANLIKTAN AYRILMALIDIR..
Mevcut siyasi aktörler arasında, adı tek bir yolsuzluğa karışmamış, barış dilini kullanmaktan hiç vazgeçmeden, siyasi nezaket ve hoşgörüsü ile anılan biri olarak hafızalarda yaşamalıdır.
Bence ONA BU YAKIŞIR….
Yakışanı yapmazsa, üzerine yapışanla anılır ve hatırlanır.















