On altı, on yedi yaşlarımda, varoşlarda Orhan Gencebay, ortalığı deyim yerindeyse yıkıyor kavuruyordu!.
O semtler de yaşayan gençler için “Delikanlı” Olmak “Adam” Olmanın tek ölçüsüydü. Sizleri tenzih ederim, delikanlı olmak sözcüklere sığacak oluyorsa bu olayı yanlış ifade ediyorum demektir.
Delikanlı Olmak o zamanın gençlerinin yaşam biçimini anlatırdı.
Yazacağım kısa örnekle, sizlere bu konuda belki bir fikir verebilirim.
Bir zamanlar pavyona gittiğimden söz etmiştim sizlere. Orada çalışan Rus veya Ukraynalı kadınların bana anlatımı “Gece hayatına eğlenmeye gelen erkekler tekin kişiler değil. Ama Orhan Gencebay sevenler size kötü davranmaz!.”
Elçilikte böyle uyarılmışlar.
Ferdi Tayfur şarkıları, içinde “Böyle gelmiş böyle gider” Orhan şarkıları içinde “Böyle gelmiş böyle gitmez” Sözleri olurdu. Ferdi yılışık Orhan dimdik dururdu sinema filmlerinde. Orhan Vedat Türkali romanından uyarlama filmde oynarken Ferdi salya sümük filmlerde oynardı.
Bu konu çoğunuza abartı gelebilir ama abartı olan bir şey yazmıyorum. Daha ileri gideyim, devrimciler Orhan dinlerken faşistler Ferdici olurdu. Şaka değil bu..
Konuyu mahallemizde yaşayan iki Roman kızın dialoğuyla kapatayım.
-Gıız akşam Ülkü sinemasına gelecen mi?
-Gelmeyecem
-Abe Ferdi’nin Çeşme oynar bee
-Bana ne bee isterse hortum oynasın..
Biz Orhan’ı delikanlı diye dinlerdik, ne bilelim dönek olacağını!..














