İlyas Has 1984 yılında bu gece (7 Ekim) idam edildi.
İdam cezaları Yargıtay’da kesinleşse bile, önce Meclis’in ve en son Cumhurbaşkanı onayını beklerdi.
Cumhurbaşkanı onaylar onaylamaz, karar aynı gece Resmî Gazete ’de yayınlanır ve günün önündeki ilk gece yarısı, takribi saat 02 gibi infaz gerçekleştirilirdi.
Gazeteler Resmi Gazete onayını yazdığı için idare o gün cezaevine gazete sokmazdı. Siyasi mahkumlar dan çekiniyor, infazdan önce olumsuz bir şey yaşansın istemiyorlardı.
Oysa biz koğuşlara gazete verilmemesinin gerekçesini biliyorduk!.
Bu konu idamı onaylanan arkadaşlar için mutlaka daha zordu.
Gece infazı yapılacak olan arkadaşların eşyalarını toplaması isteniyor, sanki başka cezaevine sevk ediliyormuş gibi yapılıyordu.
Arkadaşlarımız yiğit devrimcilerdi.
“Hepinizi bir arada kurşuna dizeceğiz.” Deseler bence bunu idama tercih ederlerdi. Fakat gece ile gündüzün birbirine karıştığı hücrelerde, idam sırası beklemek kolay bir şey olmasa gerek!.
Bunları şu nedenle yazıyorum: Sözünü ettiğim infaz sırası farklı nedenlerle değişebiliyordu!.
Söz gelimi İlyas Has, ülkedeki sondan bir önceki infazdı. İlyas’dan yaklaşık on yedi gün sonra, daha önce Burdur cezaevine sevk edilen Hıdır Aslan’ın infazı gerçekleşti. Oysa Hıdır’ın önünde infaz için sıra bekleyen otuz beş dosya vardı.
Yakın geçmişte kaybettiğimiz, Hıdır’ın birlikte yargılandığı arkadaşı İsmail Levent Aksan’a bu infazın neden öne alındığını sormuştum.
Bana “Kürt olduğu için, amaçları Kürtler eylemlere başlayınca onlara gözdağı vermekti” Demişti.
Elbette İlyas Has ile bitireceğim.
Mahkeme günlerimiz denk gelmeye başlamış, ring de sohbet eder olmuştuk. “İlyas hazır olmak lazım” Dediğimde “Yok be herkese idam istiyorlar” Diye cevap vermişti. Ve bu konu aramızda o gün kapandı!.
İlyas Has infaz sırasında ipi boynuna geçirip “Arkadaşlarım hepinize bunun hesabını soracak” Diye bağırıyor. Sorumlu asker olan yüzbaşı da sinirinden cellata bağırıyor “vur şu tekmeyi”…
…
Bahçeli grup konuşmasını bitirirken son cümleye “Alayınıza” Diye başladı.
Bir an için küfür edeceğini düşünmedim değil.
“Alayınıza” Argo sözcüktür ve sözcüğe böyle başlanıyorsa, “Alayınıza gider ulan” veya “Alayınız gelsin” hatta “Alayınızı öperim!” Gibi veciz cümleler oluşturulur.
“Alayınıza sevgiler sunuyorum” Dedi. Doğrusu argo da bu cümle de ironi içerir!.
Cümledeki “Sevgiler sunuyorum” Aslında küfür etmeden küfür etmek anlamına gelir..
Kurtcuk fena kocadı, farkında değil!.
…














