Nasıl yazmam gerektiğini elbette biliyorum ancak kırıcı olmamam gerekiyor.
Neden mi kırıcı olmamam gerekiyor?
Kırıcı olmamak gerekiyor çünkü gençliğim de ben de kendimi komünist zannediyordum!
Annem babamın üçüncü eşiydi. İlk ikisi doğum yaparken ölmüş.
Erzincan’da yaşadığım iki yıl içinde, gencecik gelinlerin grip nedeniyle öldüğüne tanıklık etmiştim.
Genç ve güzel gelinleri namahrem erkek doktorlara göstereceğimize ölsünler di!.
Babamın ölen önceki eşleri alevi kürdü idi.
Ben ve büyük kardeşlerim, babamın eski kayınçolarına “dayı” diye seslenirdik.
İzmir’e yerleştiğimizde dayımlar bize haber gönderdi “Ne işiniz var İGD de DDKD ye gelseniz ya”
Bu çağrıya ben yanıt vermiştim “Biz ırkçı mıyız?”….
Çok zaman sonra, Konak da epeydir görmediğim yeğenimle karşılaştım. Kemal Burkay’ın partisine gittiğini söyledi.
Benim BDP destekçisi olduğumu duyduğunda ilk tepkisi “Dayı ırkçı olmuşsun” Oldu..
Kemalizm den etkilenenler, komünistliğin olmazsa olmazının, “enternasyonalist olmadan ulusalcı olunamayacağı” gerçeğinin göz ardı edilmesine neden oldular.
Kürt sorunu sadece günümüzün değil, son yüz yılımızın en büyük sorunudur.
Türkiye solu bu sorunu inatla görmezden geliyor. Daha fenası bu sorunu makyevelist söylemlerle inkar ediyor. Derinlemesine bakıldığında, sömürgeci zihniyeti aklıyor, ezilenler den değil ezenden yana duruyorlar.
ABD nin lütfuyla iktidarı elde tutanları görmezden gelerek, eşit olmayan bir savaşta yok olmamak için aynı ABD den destek alanları, emperyalizmle iş tutmak ile suçluyorlar..
Son olarak! Dua edin Kürt sorunu olumlu veya olumsuz bir sonuca varmasın!
Zira Kürt sorunu bir şekilde sonuçlanırsa, sizin var olmak için hiç bir nedeniniz kalmayacak..
Kürtler geri çekilirse devrim mi yapacaksınız?
Hadi göreyim sizi!…














