Devlet Bahçeli, Türkiye’nin Rusya ve Çin ile (TRÇ) ittifak oluşturması gerektiğini söylemişti.
MHP li kimi siyasetçiler bu oluşumun, Cumhur ittifakının devamı için de gerekli olduğunu ifade etmişler.
Gel de 80 öncesi Perinçek’i anma!
Şu sloganı atarlardı; “TİP, TSİP, TKP revizyonistler, Amerika gitsin Rusya mı gelsin sosyal faşistler!”
Anlaşılan kafalar çok karışık!..
…
”Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim.
Adam belki yüz kez vurur taşa ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturmaz. Sonra birden, yüz birinci de taş ikiye ayrılıverir. İste o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir.”
Jacob Riis
…
İran halkına selam ve saygılar…
İran halkı, bütün üst kademe yöneticileri yok edildiği halde direndi ve sonuç olarak teslim alınamadı.
Abd ve İsrail’in silah üstünlüğü her şey değilmiş!
Yurt savunması savaşmayı zorunlu kılar.
Savaşta, adına “mağlubiyet” denen zaiyatının fazlalığı, teslimiyet anlamına gelmiyor. Yenilmek teslim olmak, yurt savunmasını bırakmak demektir.
İran halkının Trump’ın “yok edileceklerini, taş üstünde taş bırakılmayacağı” tehditlerine karşı, halkın sığınaklara saklanacağı zannedildi!
Tersi oldu; kadın, çocuk, yaşlı demeden, bombalanacak hedefler de canlı kalkan oldular.
Bu davranış, bütün dünyaya teslim olmayacaklarını kanıtladı.
İnsanlar, haklı oldukları savaşta ölümü göze alır!..
Bu savaş bence bizlere önemli bir şey daha kanıtladı. Hiçbir lider kendini vazgeçilmez görmemeli, zamanı geldiğinde genç kadrolara güvenmesini bilmeli!
İran’ın eski yöneticileri öldürülmeseydi, belki savaşın zayiatı daha az olurdu; ancak İran halkı bugün olduğu kadar onurlu bir ateşkes göremezdi.
Koltuktan zamanı geldiğinde kalkmak istemeyenler, o koltuklar da oturabilmek için tavizler verirler!..
Perslerin torunlarına saygılar selamlar…
…
Bu sabah dokuz ünlü daha uyuşturucu nedeniyle gözaltına alınmış.
Neden ünlüler?
Belki ünsüzler de yakalanıyor ama toplum için bunun haber değeri olmadığı düşünülüyor dur.
Neden ünlüler sorusu yine de boşlukta kalıyor.
80 li yıllar, Bursa E Tipi cezaevi, siyasi, silah ve uyuşturucu kaçakçılığından ceza alan mahkumları birlikte barındırıyor du.
Koğuşumuzda, Haluk isminde Diyarbakır’dan İstanbul’a üniversite eğitimi için gelmiş biri vardı.
Haluk daha sonra eğitimini yarım bırakarak butik açmış ve butiğin içinde iki bavul eroin yakalatmıştı.
Görüş günü olmadığı için, özel izinle ziyaretine iki ünlü gelmişti.
Ziyaretine gelen ünlüler İbrahim Tatlıses ve Mehmet Ali Erbil idi.
Her ikiside o zaman Bursa Taylan Gazinosunda bir süre sahne almışlardı.
Bana ilginç gelen şey, Haluk’un her ikisiyle de daha önce tanışmıyor olmasıydı.
Kafamın basmadığı konuları biraz derin düşünüyorum. Yapım böyle!..
Önceki bir zamanda aktör Kenan Kalav İspanya’da, çok miktar da eroinle yakalanmış, on yıl hapis yatmıştı.
Van’lı Celal Yarıcı’nın başına da aynı olay gelmişti. Bugün çok insan tanımasa da sesi Burhan Çaçan’dan iyi bir türkücüydü.
Ülke burjuvazisi niteliksiz ve eğitimsiz olunca, harcamaları sanata değil yozlaşan ilişkilere yapar!.
Bu kişiler den ekonomik menfaat sağlamanın yöntemi, onların yaşamına özenen ünlüleri kullanmak olmalı!.
Neden ünlüler sorusu bence, böyle anlaşılır oluyor..
…
Felsefeye merak duymadan, Dialektik Materyalist nedir bilmeden, komünist olunursa ; İslami jargondan uzaklaşılmıyor muş!.
Anti Kapitalist Müslümanlığın yaratıcısı olan Ali Şeriati belki bir şey anlatır!.
” Ölmeden önce bir işe yaramayan din, öldükten sonra hiç bir işe yaramayacaktır”
…














