sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

GÖRÜŞ…

Suat Gerçek Ekleyen Suat Gerçek
Nisan 18, 2026
in YAZARLAR
0
GÖRÜŞ…
0
Paylaş
2
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Geçtiğimiz pazartesi için göğüs hastanesinden randevu aldım.

Hastane bahçesi türlü ağaç barındırıyor.

Yetmez gibi yüzlerinde maske, ellerinde böğüren aletleriyle, uzayan çimenleri kısaltan bir kaç kişinin, her yanı toza boğması, hasta ve hastane profiline pek uymuyordu. Ve polen,toz karışımı zorlaşan yürümemi daha da zorladı.

Üstelik! Dr.u G 53 denen blok adresinde aradığımda, G 53 denen yerin aslında D blok ikinci kat olduğunu öğrendim!..

D ise D dir neden D ye G 53 denir anlamıyorum. Üstelik gerçek muayenehanesi P blokta!.

Hiç zorlamayın kendinizi. Ben bu konuyu beş gündür çözemedim..

Randevuyu 182 den aldım. Doç.Dr denk geldi. Boşuna sevinmişim!

Muayeneye girenler öğrencileriydi.

Haksızlıkta etmemek lazım; muayeneden çıkarken, genç doktorlara içten teşekkür ettim.

Beni önce acile gönderip ağzıma hava verip, koluma iğne yaptılar.

“Sana güçlü ilaç yazıyorum beş gün sonra tekrar gel” diyen kadın Dr rastgele değil randevu ile gitmem gerektiğini söyledi.

Şu an tazı gibiyim. Ne merdiven ne yokuş, engel tanımıyorum lakin bu süreç hemen olmadı! Yavaş yavaş oldu.

Önce, eve dönerken yanımda kim varsa onunla sohbette sınır tanımadım.

Bu durumu fark eder etmez aklıma ilk gelen “İlaç ciğerimden önce çenemi açtı!” Oldu..

Eczanelerin önemli bir kısmı tüccar olmuş, hastayı önce müşteri olarak değerlendiriyor.

Bu konuyu yazının kendisi kadar uzatabilirim. Kısa kesmek için o konuya şimdilik girmiyorum.

Artık çoğunuz tanıyor, Elif’i aradım.

Canım arkadaşım raporun aynaya henüz düşmeme sorununu halletti, aldım ilaçlarımı.

Prospektüsleri okuyunca bir ilaçtaki yan etkiler dikkatimi çekti.

“Her 10 kişiden 1’in de akıl sağlığı sorunu yaratabilir”….!

Dr. Boşuna beşinci gün gelmemi istememiş! Kafayı yediysem müdahale edecek!

Ee tabii bu göğüs Dr.u psikolog veya psikiyatrist olsa, ülkenin yarısının bu yaşam koşullarında tırlattığını zaten bilir!

Bu arada; Solunum yollarım resmen iyileşti.

Akıl durumum, herkes gibi!..

…

Kimi arkadaşlarım annemle olan ilişkime imrendiklerini söylerdi. Anneme ”Anoş” diye seslenirdim. Bu içten söylem büyümeye başladığımda mı yoksa örgütlü olduktan sonra mı oldu, doğrusu tam olarak hatırlamıyorum.

Fiziğim yaşıma göre gelişkindi. Yaşım söz konusu olduğunda polisler yaşça benden büyük arkadaşlarıma kimlik sorar, bana ”Sen geç” derlerdi.

Semtimizin en sosyal ve esprili gençlerinden biriydim. Yanımda olup da yüzü gülmeyen kimse olmazdı.

Çankaya- Bitpazarında tornacı olarak yaşama sarılmış olmama rağmen, oldukça gelişkin kumar oynama becerim vardı. Kimi kulüplerden, belli yüzde veya günlük sabit ücret karşılığında, onların hesabına kumar oynamam için tutuluyordum.

Kazandığım paralar yaşıma göre fazla sayılırdı ve ailede öğretilmesi gereken bir çok şey gibi, ailem, bana paranın gerekli olabilecek bir değer olduğunu öğretmemişti!.

Kazandığım paraları arkadaşlarımla birlikte tüketirdim. Paramın belli miktarını kendime ayırmak, aklıma bile gelmezdi.

Oyunlar hafta sonu gece gündüz, hafta içi geceleri oynanırdı.

Masadan hiç kalkmadan kırk sekiz saat oyun oynadığım olmuştu. Kulüpçüler kazandığım sürece oynamamı isterlerdi.

Fuat abimle ilişkimiz İsmail abime göre hep daha resmi olmuştu. İsmail abim benden dört yaş, Fuat abim yedi yaş büyüktü.

İsmail abim okumak için Eskişehir’e gittiğinde, ben sadece abimden değil, en samimi arkadaşımdan da olmuştum!.

Her ne kadar İsmail abimle arkadaş gibi olduğumuzdan söz etsem de aramızda abi-kardeş ilişkisi asla suistimal edilmezdi. Ona hitap şeklim sadece ”Abi” olurdu. Saygı ve sevgimiz kendi aramızda bir kez bile çiğnenmedi.

Gündüz neyse de gece sabaha kadar eve gelmiyor olmam annemi çok endişelendiriyordu. İsmail abime mektup yazmış, gelmesini ve beni ”Adam etmesini” İstemişti.

Fuat abimi dinlemeyeceğimi biliyordu. Henüz on beş yaşımdayken kumardan kazandığım para ile beni pavyona ilk kez Fuat abim götürmüştü. Onun benim üzerimdeki etkisi belirleyici değildi.

İsmail abim beni ”Yola getirmenin” Çözümünü devrimci yapmakla buldu! Deyim yerindeyse beni zorlamış ancak yine de benim bu kadar kolay ikna olacağıma kendileri de şaşırmıştı.

Daha farklı olarak annemin benimle ilgili kaygısının azalacağına artması kaçınılmaz oldu!.

Annemin elinden gelse ”Oğlum bırak şu devrimciliği, git sabaha kadar ne yaparsan yap” Diyecek ama diyemiyor! Önceleri ”İt-kopuk” olacaktım. Şimdi ise devrimci olmamın daha ”Tehlikeli” olduğunu düşünüyor, sabah eve sağ gelip gelemeyeceğimi bilmiyor, alışana kadar kimi zaman sabaha dek beni bekliyordu.

Oğullarının devrimci olması anneme tek bir seçenek bırakmıştı. Bizlere yakın olmaktan başka çare görmüyordu.

Üç erkek kardeş içinde ilk devrimci olan Fuat, ailesinin sorumluluğunu taşıdığı için mücadeleye uzak duruyordu.

İsmail Eskişehir’de yeni kurulan örgütüne katılmış, beni bu nedenle İzmir’deki arkadaşlarıyla tanıştırmıştı. Tanışmaya gönülsüz ve adeta zoraki, sırf abime karşı gelemediğim için gitmiştim.

Gidiş o gidiş oldu!.

İlk eylemimde arkadaşlarımı koruma görevinin bana verilmesi benim için teşvik edici olmuştu.

Sorumluluk almış, arkadaşlarımı korumuştum!.

Ve bu durum hep böyle sürdü…

Zaman geçtikçe görevime alışıyordum.

Sadece eylemci değildim, aynı zamanda şartlar gereği sıkı bir örgütleyici olmuştum… Çoğalmamızı, devrimi bir an önce yapmamız için şart görüyordum.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bence, mücadeleye insan katmak, en az onları korumak kadar önemliydi.

Bir gece Zeytinlik’den evimin olduğu Gürçeşme’ye doğru uzanan yolda yazılama yapıyorduk. Sokağın üzerinde ”Sütçünün kızları” nın oturduğu, bahçesi geniş bir ev vardı. Bu bahçede bağlı olan azman ve saldırgan köpekleri, sesimizi her duyduğunda üzerimize gelmek için kendini adeta parçalıyordu.

Sütçünün büyük kızı çok samimi bir arkadaşımla sevgiliyken, onu aldatıyor, İsmail abimi de baştan çıkarmaya çalışıyordu.

Abim varoş kültürüyle yetişmiş bir “Delikanlı” idi. Bu durumu bana anlatmış, bende arkadaşımı uyarmıştım. O kızın arkadaşımı üzecek başka icraatlarını da duymuştum. Ve arkadaşım o’na aşıktı.

Zor şey böyle bir konuda arkadaşını uyarmak!.

Arkadaşım bana önce inanmadı. Belki de acı çekmektense, inanmamak işine geldi.

Bana ”kıskanıyor, iftira ediyorsun” Deyince, ben de onu evimden kovmuştum!.

Daha sonra özür dilese de ben özrünü kabul etmedim ve onunla olan arkadaşlığımı bitirdim. Konuyla alakası bu köpek!

Bizi yazı eyleminde gören o kız, köpeğin ipini çözmüş, dış kapıyı aralık bırakmış ki benden intikam alsın.

Başıboş kalan köpeğin bize doğru bir gelişi var, ilk kimi yakalasa onu parçalayacak.

Köpek bize doğru geliyor, ben köpeğe doğru gidiyorum. Arkadaşlarım önce tedirgin oldu, yaptığımı gördüklerinde rahatladılar!.

Köpekle aramızda yaklaşık yirmi metre kaldı. Sağ elimi köpeğin yüzüne doğru kaldırdım ve köpek öyle patinaj yaptı ki aramızda üç metre kala ”Cııyk” sesi çıkararak durdu.

Bir pati daha atmaması gerektiğini anlamış olmasına şaşırdığımı itiraf etmeliyim.

Hayvanları, özellikle de kedi ve köpekleri çok seviyorum ve onlara zarar veremem. Ancak bir şeyleri yaşayarak öğreniyorsunuz!.

Yaşamını size güvenerek elinize bırakmış insanları korumak, kendi güvenliğinizden daha önemlidir. Aksi halde yaşamınız boyunca vicdan azabı çekersiniz!.

Bu konuda ben çok rahatım, vicdan azabı çekecek hiçbir şey yaşamak zorunda kalmadım. Bu nedenle de arkadaşlarımın sevgi ve saygılarını yaşamım boyunca hissettim.

Sağolsunlar..

Köpeğin elime ve gözüme bakışı değişmişti. Önce kuyruğunu salladı ve önce geri geri, sonra koşarak, çıktığı kapı aralığından sessizce bahçeye girdi.

Bu kez de yüz-yüz elli metre ileride köşe başında bir karaltı fark ettim.

Bizim gibi görevi olan devrimcilerin, eylem sırasında karar verebilmek için düşünmeye vakti olmaz. Saniyeler içinde karaltıya yaklaştım.

Yaklaştıkça, karaltı tanıdık geldi. Köşe başındaki karaltı annemdi. ”Burada ne yapıyorsun anoş?” Diye sorunca, ”Size gözcülük yapıyorum oğlum” Demişti.

Bir annenin üç oğlu da devrimci olduğunda, anne tek çareyi çocuklarının yanında yer alarak buluyor.

Devrimci kadınların korsan eylemlerine gidecek kadar eylemci kadınlarından biriydi annem.

Geçti gitti belki ama ben anneme bir kez kırıldım. Ve annemin 2019 yılının nisan ayında öldüğünü, O öldükten on dokuz ay sonra öğrendim.

Annem ailesine uzak kalanları çok kınardı.

Demek ki bazen büyük konuşmamak gerekiyor!..

Post Views: 159
Önceki yazı

FACE YAZILARI…

Sonraki Gönderi

SEZEN ŞARKILARI İLE BABAMA MEKTUP…

Suat Gerçek

Suat Gerçek

Sonraki Gönderi
SEZEN ŞARKILARI İLE BABAMA MEKTUP…

SEZEN ŞARKILARI İLE BABAMA MEKTUP...

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.