sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Hekimler barış için neden konuşmalı?

Zeki Gül Ekleyen Zeki Gül
Aralık 20, 2025
in YAZARLAR
0
Hekimler barış için neden konuşmalı?
0
Paylaş
2
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Hekimliğin Sessiz Yemini: Barış

Barış, hekimlik için bir temenni değil; tanının kendisidir. Çünkü her savaş yalnızca bedenleri değil, dili, hukuku ve vicdanı da yaralar.

Hafta sonu, otuza yakın tabip odasından yüzü aşkın hekimin katılımıyla gerçekleştirilen Türk Tabipleri Birliği’nin “Sağlık İçin Barış ve Demokrasi” başlıklı çalıştayı, bu nedenle bir etkinlikten öte; hafızanın yeniden çağrılmasıydı.

TTB’nin tüm geçmiş dönem başkanlarına yapılan çağrı ve uygun görenlerin katılımıyla TTB Barış, Demokrasi ve Sağlık Çalışma Grubu yakın zamanda kurulmuştu. Yürütmesi, bu başkanlara ek olarak TTB kol ve kurullarından gönüllü temsiliyetle oluşturuldu. Tıp öğrencileri de TÖK (Tıp Öğrenci Kolu) aracılığıyla hem çalışma grubunda hem de çalıştayda yer aldı.

Barışı yalnızca siyasal bir talep olarak değil, mesleğin etik yükümlülüğü olarak yeniden düşünmek üzere bir araya gelindi. Kuruluşunu kısa süre önce kamuoyuna duyuran çalışma grubu, bu çalıştayda bir yapıdan çok bir tutum olarak görünür oldu. Hekimlik tarihinin farklı dönemlerinden gelen sesler ortak bir yerde buluştu: Zarar vermemek yetmez; zararın koşullarını üretmemek gerekir.

Çalıştayın iki günü boyunca konuşulanlar, uzun süredir bilinen fakat kamusal alanda bastırılan bir hakikati yeniden açığa çıkardı: Çatışma ve savaş, salt bir güvenlik meselesi değil; başlı başına bir halk sağlığı sorunudur. Savaş, istatistiklere pek giremeyen bir epidemidir.

Yoksulluk, yerinden edilme, anadilinde sağlık hizmetine erişememe, hapishanelerdeki hasta mahpuslar, kayyum politikaları, mesleğini icra edemeyen hekimler… Bunların her biri ayrı başlıklar gibi görünse de aynı cümlede birleşir: Barış yoksa sağlık da yoktur.

Çalıştayda paylaşılan dünya deneyimleri, barış dönemlerinde yalnızca silahların susmadığını; anne ölümlerinin azaldığını, ruh sağlığının iyileştiğini ve kamusal bütçenin yaşamdan yana yeniden kurulabileceğini gösterdi. Hasılı barış, soyut bir ideal değil; ölçülebilir bir iyilik halidir.

En çarpıcı oturumlardan biri, ihlallere maruz kalan hekimlerin deneyimlerine ayrılmıştı. KHK’lerle mesleğinden koparılanlar, sınır ötesi görevlendirmelerle yaşamı askıya alınanlar, genç hekimlerin eğitim ve çalışma haklarının engellenmesi…

Bu anlatılar şunu açıkça ortaya koydu: Hekimler yalnızca ihlallere tanık olmuyor; ihlalin doğrudan öznesi haline getiriliyor.

Bu noktada etik, soyut bir ilke olmaktan çıkıyor. Hekimlik etiği, sessiz kalmamayı gerektiriyor. Hannah Arendt’in “kötülüğün sıradanlığı” dediği şey tam da burada devreye giriyor: Rutinleştirilen haksızlıklar, itiraz edilmediğinde normalleşiyor. TTB’nin dünden bugüne barış mücadelesi, bu normalleşmeye karşı kolektif bir itiraz dili inşa etmeye çalışıyor.

Çalıştay, demokrasiyi yalnızca siyasal bir rejim olarak değil, sağlığın altyapısı olarak ele aldı. Eşit yurttaşlık olmadan anadilinde sağlık olmaz; hukukun askıya alındığı yerde hekimlik güvencesizleşir, ifade özgürlüğünün olmadığı yerde bilim susar. Bu nedenle barış, hekimler için bir “yan konu” değil; mesleğin merkezidir. Çünkü hekimlik, yalnızca hastalığı değil, hastalığı üreten toplumsal koşulları da görme iddiasıdır.

Bu çalıştay, TTB’nin geçmişinden bugüne uzanan bir çizgiyi yeniden hatırlattı:

Hekimlik, yalnızca bir meslek değil; kamusal bir sorumluluktur. Barış, bu sorumluluğun adıdır.

Demokrasi, onun soluk alacağı zemindir.

Sağlık ise, bu ikisinin birlikte mümkün kıldığı ortak yaşam halidir.

Ve belki de en önemlisi:

Barış, hekimlerin yazılı olmayan ama hiç bozulmayan sessiz yeminidir.

Hekimliğin bu tutumu, yalnızca pratik bir müdahale değil; aynı zamanda varoluşsal bir duruştur. Barış talebi, Hipokrat’tan günümüze uzanan yemin çizgisinin, modern dünyanın çatışmacı gerçekliği karşısındaki yeniden okumasıdır. Hekim, hastanın bedenine eğilirken aynı zamanda o bedeni hasta eden toplumsal yapıya, yani şiddetin epistemolojisine de tanıklık eder.

Etiğin en yüksek formu, kötülüğe karşı pasif direnişte değil; aktif bir iyilik inşasında yatar. Bu anlamda barış; hekimin hastasını iyileştirme eylemini, o hastanın bir daha aynı koşullarda ‘yaralanmayacağı’ bir toplum idealine bağlayan köprüdür. Bu, salt bir merhamet duygusu değil; insanın yaşam hakkını evrensel bir ilke olarak tanıma zorunluluğudur.

Türk Tabipleri Birliği’nin ve diğer demokratik kitle örgütleri ile sendikaların barış ve demokrasi bağlamında, dönemsel olmayan her tür çabası ve üretimi değerlidir; çünkü bu çaba, konjonktürün değil, etik bir sürekliliğin ürünüdür.

Sağlıcakla kalın.

Hekimler barış için neden konuşmalı? – Zeki Gül – Evrensel

Post Views: 239
Önceki yazı

BİR GİDİŞ ZAMANI GİT!

Sonraki Gönderi

ULVİ PUĞ’DAN (CUMARTESİ’LİK)

Zeki Gül

Zeki Gül

Sonraki Gönderi
ULVİ PUĞ’DAN (CUMARTESİ’LİK)

ULVİ PUĞ’DAN (CUMARTESİ’LİK)

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.