Yasemin Algül
·Sevgili Veli Biçer’in uzun süredir sabırsızlıkla beklenen Hücre Kardeşliği kitabı, okyucu ile buluştu sonunda.
Veli Biçer 12 Eylül idamlıklarından biri..
Doğal olarak en iyi bildiği konu idamlık hücreleri..
Yıllar sonra kaleme almış o günleri..
Acısıyla, tatlısıyla, abartıya kaçmadan, her şeyi olduğu gibi.
“Hüzün bizimle anılmasın” demiş Veli kitabının alt başlığında.
“Mümküm mü” diyor insan kitabın kapağına konulan 1982-1984 Buca Cezaevi İdamlıkları’nın toplu fotoğrafını gördüğünde..
“Mümkün mü hüznün yaklaşması tarihin bu güle oynaya ölüme giden şen şakrak çocuklarına!”
Kimler yok ki orada
Ayaktakiler, soldan sağa Sedat Yılmazsoy, Ali Akgün, Muzaffer Öztürk, Raşit Tüz, Hıdır Aslan, İsmail Levent Aksan, İlyas Has
Oturanlar, Sezai Sarıtaş, Aziz Ögeyik, Mehmet Uçaroğlu, Feridun İhsan Berkin, İbrahim Yalçın Arkan, Fevzi Işık, ve Veli Biçer..
Ve belli ki başta Hıdır ve İlyas olmak üzere hepsinin bir toplamı gibi bu kitap. Fazlası vardır eksiği yoktur.
Dahasıcağı sıcağına, üzerinden duman çıkarken bugün çaldı bizim kapımızı..
Hemen göz atmaya başladım tabi heyecanla.
Yeni yılın ilk günlerinde, Ocak 2025’de, Kekeme Yayınlarından çıkmış kitap. Toplam 351 sayfa.
Önsözü Adnan Çobanoğlu’ndan, Muzaffer Öztürk de giriş yazısı yazısı yazmış.
Kitabın arka kapağında bu yazılardan kesitler var.
“Veli Biçer sadece 12 Eylül Rejiminin karanlık yüzünü değil, aynı zamanda buna direnen devrimcilerin aydınlık ve cesur yanını da gösteriyor” diyor Adnan Çobanoğlu önsözünde.
“Her birimizde idamın gölgesinde olmanın getirdiği, ölüme karşı bir meydan okuma duygusu gelişti. Bu duyguyla başka hiç bir ortamda yaşanmayacak şeyler idam hücrelerinde yaşanabiliyordu.” Diyor sevgili Muzaffer Öztürk de kitabın girişinde.
Sonsöz yerine “Hiç bir plan yapmadan, bütün doğallığımızla parçaladık biz o azgın dişliyi. Şiirle, türküyle, neşeyle, kahkahayla ve en çok da dayanışma ile yendik. Yeni Asır gazetesinin muhabiri bile İdamlıklar çocuklar gibi şendi başlığını atmıştı” diyor Feridun İhsan Berkin kitabın sonunda.
Ve sevgili Veli, bütün o dönemi, tutmuş olduğu notların ışığında hiç bir ayrıntıyı atlamadan o günleri nakış nakış işlemiş bizlere.
Bir devrimcinin en önemli görevinin gelecek kuşaklara hafıza taşımak olduğunun bilinciyle..
Şimdi kitabın her satırını sindire sindire okumada sıra.
Kimbilir neler bekliyor kitabın buram buram direniş kokan sayfaları arasında.
Emeğine, yüreğine, kalemine sağlık Veli Biçer.
Senin de emeğine sağlık Zehra Çetiner Biçer
Veli’nin teşekkürünü en çok senin hakettiğinden hiç şüphem yok.
O titiz çalılma tarzınla neler kattın kimbilir kitaba.
İyi ki varsınız birlikte.
Teşekkürler Kekeme Yayınları,
Kitabı bizlerle buluşturduğunuz için,
Teşekkürler tüm emeği geçenlere.
Okuru bol olsun Hücre Kardeşliğinin..














