70’li, 80’li yıllarda…
Kimi yerel yönetimlerin bünyesinde faaliyet gösteriyorlardı…
Ankara’da yaşarken…
Zaman zaman giderdim…
İ. Melih Ankara’ya bir kabus gibi çökünce…
Sıhhiye’deki hastane büyük bir hınçla kapatıldı…
İzmir’i ele geçiremeyince AKP…
Haliyle bir Belediye kurumu olan EŞREFPAŞA HASTANESİ’NE DE çökemedi…
İzmir Büyükşehir’inde…
İzmir’inde gözbebeği…
Özel hastanelerin de üstündeki bir sağlık standardına sahip…
Güler yüzlü personeli ile…
Kaliteli sağlık hizmet anlayışı ile…
“Bu kadarda olmaz” dedirten cinsten…
Ama bir doktor var ki…
Yazmadan, bahsetmeden geçmek…
Ona haksızlık, kendime ihanet olur…
Gençliğimden…
Geçmiş zamandan günümüze ışınlanmış sanki…
İdealist bir GENEL CERRAH…
Polikliniğe gelen hastaların neredeyse hemen hepsi onun hastası…
Bakıyorum gözlerine…
Hepsinde bir umut…
Hepsi ışıl ışıl…
Doktor Atasel ATUN…
Zarif…
Naif…
Esprili, candan..
Entelektüel ama…
Bir o kadarda halka yakın…
Sanki bir aile üyeniz…
Çöl ortasında bir vaha…
Dağın zirvesindeki bir kardelen…
Paracıl dünyanın dışında konumlandırmış kendisini…
Hipokrat yeminini çoktan unutmuş sözde hekimlere inat!
Yoksul, çaresiz İzmir halkının yanında, bir iyilik abidesi dikili kimsesizlerin Semti Basmane’de…
Keşke insanlar böyle olsa diyesi geliyor içimden…
Keşke iyilik…
Bir GELİNCİK TARLASINA çevirse hayatımızı…
ATASEL ATUN..
O bir Genel CERRAH…
Neşter…
Onun parmaklarında bir yaşam pınarı…
Hastaysanız gidin kana kana için o pınardan…
Bir Belediye hastanesinde…
İZMİR’DE…
İdealizm halâ hayatta!..














