sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

KALBİN GÜNLÜĞÜ: BİR TOPLUM KENDİ KALBİNE NEDEN SALDIRIR?

Zeki Gül Ekleyen Zeki Gül
Aralık 27, 2025
in YAZARLAR
0
KALBİN GÜNLÜĞÜ: BİR TOPLUM KENDİ KALBİNE NEDEN SALDIRIR?
0
Paylaş
7
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Kalp sadece atan bir kas değil; yaşadığımız hayatın nabzını tutan, her anımıza şerh düşen sarsılmaz bir tanıktır.

Kalp, modern hayatın gürültüsünde çoğu zaman duyulmaz. Ama tribünlerde yükselen bir sloganla, ekranda donup kalan bir görüntüyle, bir toplumsal yarayla birlikte aniden hızlanır. Çünkü yalnızca bedenin değil, toplumun da bir dolaşım sistemi vardır ve damarları kalpte buluşur.

Kırık kalpler sendromunu hiç duydunuz mu?

Hastane koridorlarının hepimize öğrettiği gerçek şudur: Bazı kalp krizlerinin sebebi kireçlenmiş bir damar ya da pıhtı değil, tek bir cümledir. Çünkü dilin zehri, kanın akışından daha hızlı yayılır.

Aralık 2025’te oynanan Somaspor-Bursaspor maçında, futbolla hiçbir ilgisi olmayan bir isim tribünlerde yankılandı: Leyla Zana.

Bir kadın, bir Kürt siyasetçi, bir simge…

Ve ona yönelen cinsiyetçi, aşağılayıcı, kolektif bir öfke dili. Bu dil, yalnızca hedef aldığı kişiyi yaralamaz; onu üreten topluluğun kalbinde de derin bir nekroz bırakır.

Kalp, her lokmayı hatırlar. Kalp diyet yapmaz; ama hesabı tutar. Toplumsal olarak neyle beslendiğimizi de…

Elias Canetti’nin hatırlattığı gibi; kitle içindeki insan, kendi vicdanının ritmini unutup “kitlenin tek bir devasa kalbine” dönüşebilir. Tribün, insana o tehlikeli anonimliği sağlar. Anonimlik sorumluluğu gevşetir. Sorumluluğun gevşediği yerde dil sertleşir, kalp hızlanır, vicdan susar. Kalp artık öfkenin pompasını çevirir.

’90’lı yılların faili meçhul cinayetlerinin “Beyaz Toros”ları, “Yeşil” figürü, güvenlikçi hafıza; tribünlerde yalnızca birer sembol, kötü birer anı olarak kalmaz. Bedenlere girer, nabza karışır, dili sertleştirir.

Zihnimizdeki fırtınalar, kalbimizde an gelir deprem yaratır. Çünkü sürekli düşman üreten bir zihin, bedeni de sürekli alarma geçirir. Öfke bir refleks haline geldiğinde, kalp bunu “tehdit” olarak okur.

Kalp bazen yaşadıklarımızı değil, taşıdıklarımızı kaldıramaz; yorulduğunu bağırarak değil, susarak anlatır.

Otoimmün hastalıklarda beden kendini tanıyamaz. Düşman sandığı şey, kendi hücresidir.

COVID-19’da ölümcül sitokin fırtınasını hatırlıyor musunuz?

Savunma refleksi öfkeye dönüştüğünde hedef şaşar. Bedende olduğu gibi toplumda da. Tribünlerde yükselen bu öfke de böyledir. Kendi kadınını, kendi farklılığını hedef alan bir toplum, aslında kendi kalbine saldırmaktadır.

Bugün her birimizin kalbi ortalama 100 bin kez attı. Peki biz, bu kalbi sürekli öfkeyle, korkuyla, düşmanlıkla besleyen bir toplumsal ritim içinde ne yapıyoruz?

Metabolizma bozulduğunda sayı üretir; şeker yükselir, tansiyon artar. Kalp yorulduğunda ise duygu üretir.

Bugün yaşananı yalnızca “bir tezahürat olayı” olarak okursak, kalbin verdiği sinyali kaçırırız.

Kalp anlatır.

Metabolizma açıklar.

İkisini birlikte dinleyen, bedeni ve toplumu zamanında fark eder.

Bir ülkenin kalbi hızlanıyorsa, orada bir adaletsizlik ya da derin bir sevgisizlik tıkanıklığı vardır.

Şifa, önce bu dili reddetmekle; sonra kalbin tanıklığına kulak vermekle başlar. Çünkü kalp anlatır, metabolizma açıklar; ama yalnızca vicdan iyileştirir.

Ve belki o zaman, bir futbol maçında atılan bir sloganın neden bir ülkenin kalbini hızlandırdığını anlayabiliriz.

Bir toplum kendi kalbine saldırmaya başladığında, mesele artık siyaset değil; hayatta kalma meselesidir. Kalp susuyorsa, bağıran öfkeyi değil, yorulan hayatı dinlemek gerekir.

Sahada Kürt yok. Tribünde yok. Ama slogan Kürtlere.

Bu bir karşılaşma değil; adresini kaybetmiş bir öfkenin sesidir.

Peki neden Soma?

Soma yalnızca bir facianın adı değil; tutulamamış bir yasın, yarım kalmış bir adaletin yeridir. Yerin altında bedenler kalmış, yerin üstünde acı tamamlanamamıştır.

Bir toplum ağlayabildiği yerde iyileşir; ağlayamadığı yerde acı, öfke kılığına girer.

Yas tutulamayan toplumlarda acı kaybolmaz; yön değiştirir ve sessizce kendi kalbine yürür.

Kalbin yeniden yavaşlayabildiği tek yer barıştır; çünkü barış, tutulabilmiş bir yasın, iyileşmeye cesaret etmiş bir toplumun nabzıdır.

Sağlıcakla kalın.

Kalbin günlüğü: Bir toplum kendi kalbine neden saldırır? – Zeki Gül – Evrensel

Post Views: 240
Önceki yazı

Orhan’dan…dan…dan…

Sonraki Gönderi

AR DUVARI

Zeki Gül

Zeki Gül

Sonraki Gönderi
AR DUVARI

AR DUVARI

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.