Hükümet yetkilileri:
– İlk andan itibaren devletin tüm imkanları ile seferber olduk. Ulaşılmadık tek bir nokta yok diyor.
Deprem mağdurları:
– Evet bazı yerlerde çalışma var ama bölgenin büyük bölümünde kaderimizle baş başa bırakıldık. Yıkıntılar altında yakınlarımız var 3 gündür en küçük bir çalışma yok diyor.
Hükümet yetkilileri:
– Yeteri kadar çadır, acil ihtiyaç malzemeleri derhal bölgeye sevk edildi, sevk edilmeye de devam ediliyor diyor.
Deprem mağdurları:
– Çadır falan yok. Varsa da biz görmedik açıkta soğuktan donuyoruz. Tek tek çadır yerine, büyük sahra çadırları kurulmalıdır. Özellikle geceleri çaresizlikten hasarlı evlere girmek zorunda kalıyoruz diyor.
Hükümet yetkilileri:
– Bölgeye gıda maddeleri gönderilmiş, seyyar mutfaklar kurulmuştur diyor.
Deprem mağdurları:
– Bir bardak su bulamıyoruz. Yiyecek bulamıyoruz diyor.
Yandaş kanallarda sadece kurtarılan vatandaşlar gösterilirken,
Muhalif kanallar da vatandaşın çığlıklarını ve devlet nerede feryatlarını içimiz parçalanarak izliyor, kime inanacağımızı şaşırıyoruz.
Daha bir sürü şey yazmak mümkün.
ama biz. TÜM GERÇEKLERİN VE EKSİKLİKLERİN BİZZAT DEVLET YETKİLİLERİ TARAFINDAN NET BİR ŞEKİLDE HİÇ GOCUNMADAN AÇIKLANMASINI VE DEVLETE GÜVENMEYİ İSTİYORUZ.
Aksi halde asılsız, provakatif, kötü niyetli propagandanın etkisi ile moral çöküntüsü yaşıyoruz.
***
Hükümet tabi ki boş durmuyor. Bir şeyler yapıyor.
Çok geniş bir bölgeye ulaşmak kolay değil.
Ama geçmiş depremlerden ders alınmadığı, buna göre hazırlık ve örgütlenme yapılmadığı tartışmasız ortada.
Tam bir kargaşa ve koordinasyon eksikliği olduğu açıkça görülüyor.
Normal şartlarda;
vali, kaymakam, ordu, belediye başkanı derhal bir araya gelip her şeyi çok kısa sürede koordine etmeliydi.
Yapılamıyor.
Çünkü yeni kurulan sistem gereği bu birimler talimat almadan bağımsız hareket edemiyor.
***
Peki eski ile yeni arasında ne fark var?
Eskiden EMASYA ( emniyet-asayiş-yardımlaşma) protokolü vardı.
2010’da “Darbeye zemin hazırlıyor, demokrasinin boynuna geçirilen kement” denilerek iptal edilen EMASYA protokolü ” askeri birliklere, şehirlerdeki olaylara doğrudan müdahale imkanı” tanıyordu.
Yani sadece terör ile ilgili değil, doğal afet anlarını da içeriyordu.
İptal edilmemiş olsaydı, şu anda birçok yerde
“eğitilmiş askeri birliklerin de içinde olduğu” daha koordineli bir “arama-kurtarma” olabilecekti.
EMASYA Planlarına göre bir doğal afette Askeri Birlikler, emir beklemeden hemen sorumluluk bölgelerine dağılırlar, malzemelerin dağıtımından, kurtarmadan, hırsızlık ve can emniyetine karşı emniyetin sağlanmasından sorumlu plan görevlerini yerine getirirlerdi.
Askeri birlikler, o bölgenin birlikleri oldukları için, sorumluluk bölgeleri olan o bölgeleri bilirlerdi ve zaman kaybetmeden kurtarma görevlerine başlarlardı.
– EMASYA planlarında, en ücra köylerin bile sahibi olan birlikler vardı.
Her türlü malzeme ve yiyecek oralara, anında ulaştırılırdı.
Erzurum Depreminde bunlar, aynı şekilde yapıldı.
– Askeri Sağlık sistemini lağv edilip, Emasya planlarını darbe hazırlığı sanıp yok etmeseydik. Şimdi deprem bölgesinde , Askeri sahra hastanelerini , askeri doktorları , askeri ambulansları, sahra mutfaklarını, sahra fırınlarını, hatta sahra tuvaletlerini, velhasıl millet askerini orada tüm gücüyle görecekti…
– Yıkılan yollar, köprüler bu konuda savaş koşullarında bile en hızlı şekilde birliklerin, hatta tankların bile nakliyesini sağlayacak şekilde eğitilip donatılmış birliklerce açılıp ulaşım daha kısa sürede sağlanacaktı.
***
Bütün bunları acılar küllenince tekrar tartışacağız.
Şu anda birincil önceliğimiz var olan sistemi kabullenip,
daha koordineli ve hızlı şekilde depremzedelerin yardımına koşmak olmalı.
Şu anda parti, etnik kimlik ayrımı yapmanın sırası değil.
Eleştirilerimiz siyasal gözlükle değil,
yardımların en iyi nasıl ulaştıracağı yönünde olmalı.
Hiç kimse acılar üzerinden siyasal rant çıkarmanın peşinde koşmak gibi bir lükse sahip değil.
Bütün bu geçmiş tecrübeleri, ve bugün yaşananları da not ederek,
yaşadığımız coğrafyanın tartışılmaz gerçeği olan deprem ve doğal afetler için yepyeni bir devlet örgütlenmesi gerektiğini de unutmadan,
Klasik deyim ile
GÜN PROBLEMİ ELELE, GÖNÜL GÖNÜLE BİRLİKTE ÇÖZME GÜNÜDÜR !!!
NOT: Yardım göndermek isteyen arkadaşların dikkatine,
Şu anda en çok uyku tulumu, çocuk bezi ve maması ihtiyacı olduğu bildiriliyor.














