Konya, Kurtuluş Savaşı’nın yürek atışıydı; buğdayın harman olduğu, askerin yetiştiği, direnişin nefes aldığı toprak. Ama 1920’de patlayan Delibaş İsyanı, bu bağlılığa gölge düşürdü. Hilafet özlemiyle kıvılcımlanan ayaklanma, dindar kesimde Ankara’ya kuşkuyla bakılmasına yol açtı. Refet Paşa’nın sert bastırması, isyanı dağıttı ama devlete karşı bir soğukluk bıraktı. 2015’te Ankara Garı’nda ölenlerin Konyaspor maçında yuhalanması, bu eski acının iziydi; sol ve laiklik, bu şehirde hâlâ “öteki” sayılıyor.
Atatürk, 1923’te Mevlana Türbesi’ne giderek bu ayrılığı onarmaya çalıştı. Sema törenini izledi, “Mevlana’nın ruhu bizimle” dedi, dindar yüreklere dokundu. Fakat bu yakınlaşma, sonraki yıllarda unutulup gitti.
Cumhuriyet’in devrimleri, Konya’yı derinden sarstı. Hilafetin kaldırılması, tekkelerin kapatılması, şapka kanunu… Medreselerin kalesi olan bu şehir, “din elden gidiyor” endişesiyle çalkalandı. Yeni harfler, laik eğitim, muhafazakâr ailelerde “Batı’ya özenme” diye yorumlandı. 1925’teki küçük ayaklanmalar, sert yumrukla ezildi. Atatürk, “Din kalpte, devlet akıldadır” diyerek denge kurmaya çalıştı ama yerel yönetimin katı tutumu, bu sözün etkisini azalttı. Köylünün, şehirli elitlerin dayattığı yeniliklere tepkisi, laikliği soğuk bir rüzgâra dönüştürdü.
Çok partili hayata geçiş, Konya’yı resmi ideolojiden uzaklaştırdı. 1950’de Demokrat Parti, ezanı Arapçaya çevirerek dindarları rahatlattı. Konya, DP’ye %70 oy verdi, CHP’yi adeta dışladı. 1970’lerde Erbakan’ın MSP’si, şehri muhafazakâr bir karargâha çevirdi. 1980’deki Kudüs Mitingi, bu coşkunun doruğuydu.
Ama 1980’lerden sonra sanayi, Konya’yı başkalaştırdı. Fabrikalar, işçi sınıfını büyüttü; tarım kenti, üretim merkezi oldu. Kentleşme, gençlerde bireyselliği körükledi. Dindarlıkla modernlik iç içe geçti; Cumhuriyet’e ilgi, yeni nesille filizlendi.
Bugün Konya, hem geleneğe sıkı sıkıya bağlı hem de değişimin rüzgârına kapılmış durumda. 600’den fazla fabrika, genç nüfusu besliyor. Üniversiteler, farklı fikirleri harmanlıyor. AKP, hızlı trenler, dev hastanelerle göz boyasa da çiftçinin borcu, enflasyonun vurduğu esnaf, göçmenlerin yarattığı gerilim, huzursuzluğu artırıyor. İsrail’le ticaret, “ihanet” diye fısıldanıyor.
CHP’nin 3 Mayıs 2025 Konya mitingine 20-30 bin kişi gelmesi, Konya’da şaşkınlık yarattı. Sanayinin, eğitimin ve gençliğin dönüştürdüğü bu şehir, yavaşça sola kayan bir pusula gibi.
Konya, Cumhuriyet’le barışık ama kendi kurallarıyla. Atatürk’ün “medeniyetin beşiği” dediği bu topraklarda laiklik, hep mesafeli kaldı. Şimdi ekonomik adalet arayışı, siyasetin seyrini değiştiriyor. Dindarlık, ruhunun temeli olarak kalacak ama değişim, kapıyı çalıyor. Cumhuriyet, Konya’ya Mevlana’nın hoşgörüsüyle yaklaşırsa, bu şehir belki de yeni bir denge bulacak. Yoksa modernlik, hep bir yabancı olarak kalır bu topraklarda.
Seyfi Elçiboğa














