İnsanın bir küfrü vardır, kıymetli… Dilinin ucuna kadar gelir ama harcamaz. Çünkü öyle ulu orta sarf edilecek, israf edilecek bir şey değildir. Küfür de bir nevi yatırım aracıdır; altın gibi, döviz gibi. Hak edene saklanır. Ama gel gör ki, bu ülkede hak eden öyle çok ki, kime nasip edeceğini bilemiyorsun.
Bazen düşünüyorum: Birine etsem, diğerine haksızlık olur. Adaletli bir küfür dağıtımı lazım! Belki de devlet bunun için bir kurum kurar: “Küfür Paylaştırma Kurumu.” Herkes hak ettiği kadarını alır, kimse mağdur olmaz!
“Ne olmuş ki?” diye soranlarınız çıkar. Buyurun, akşam haberlerini açın. Bir muhalif kanal, bir de yandaş kanal… Bir bakıyorsun kadıncağız akşam salınıyor, sabah yeniden tutuklanıyor.
Suçu: Ağaçlar kesilmesin demek.
Öbür tarafta insanlar yıllardır içeride. AİHM ve mahkemeler “çıksın” diyor, ama kimse duymuyor.
Ankara Devlet Konservatuarı’nda 12 öğretim üyesi görevden alınıyor. Sebep? “Başındakiyle aynı görüşte değillermiş.” E, güzel. Demek ki artık görüş farkı da kadrodan atılma sebebi olabiliyor.
Yani. Var mı? Var Cumhuriyeti!
Kadın cinayetleri, sokak ortasında vurulmalar, çocuk istismarları… Liste uzar gider. Her biri dilimin ucundaki küfürleri dürtüyor. Ama içimden bir ses, “Yazık etme, değer kaybeder!” diyor.
Kâğıt üstünde ise her şey şahane. Kanun var, düzen var, demokrasi (!) var. Hani neredeyse balkona çıkıp, “Ya bu memleket sandığımdan da iyiymiş” diye alkış tutasım geliyor.
Gerçek olan: Var mı? Var Cumhuriyeti.
Ama haberimiz yokmuş!
Dur, bitmedi. Başka dertlerimiz de var. Mesela şu doğum günü sektörü… Arkadaş, insanlar çocuklarına doğum günü için düğün salonu tutar mı? Balon, konfeti, şovmende… Eksik değil. Bir de üstüne “kır partileri”, konvoylar… Var oğlu var.
Kürtçede bir söz var : Derki “Vana bi zorê ji Xwedê sitendiyi.” Yani: “Bunlar çocuğunu Allah’tan zorlan almış?”
Mütevazı bir kutlamaya sözüm yok. Ama düğün salonu ne? Yarın biri çıkıp “Kızım ilk regl oldu, parti veriyoruz” dese vallahi şaşırmam.
Eh, şimdi soruyorum size: Böyle bir ülkede küfürlerimi boğazıma dizmek mi daha günah, yoksa hepsini birden salmak mı daha sevap?
Belki de en doğrusu, onları enflasyona karşı saklamak. Çünkü bu gidişle ülkede tek değerini koruyan şey, küfür olacak gibi duruyor.














