Kumbahçe Mahallesi’nin doğu sınırında küçük bir burun üzerine inşa edilmiş tarihi Aya Yorgi Kilisesi deprem sonrası kullanımdan düşmüş tadilat aşaması da yarım kalmış ve mübadele zamanında konuta dönüştürülmüş. Bir zaman sonra da burayı kiralayanlar orayı diskoya dönüştürmüş ve Halikarnas Disco olarak da ünlenmişti. Bu yapının küçük bir burun üzerinde inşa edilmiş olmasından kaynaklı batı ve güney sınırları sığlık denizle çevriliydi. Bu müştemilatın hemen yanında bulunan Tarla Sokak girişinin beş adım önü de bu sığlık denize açılıyordu.


Dolayısıyla fırtınalarda kabaran dalgalar mahalleyi etkiliyor üstelik mahallelinin hava alabileceği sosyalleşebileceği bir alanı da yoktu. 12 Eylül darbesi ile belediyeyi devralan belediye yönetimi Tarla Sokak önünden başlayarak Halikarnas Disko olan binanın deniz kenarlarına, yani o küçük buruncuk etrafındaki sığ denize dolgu yaptı. Doldurularak kazanılan bu alan hem mahalleyi fırtınalardan koruyan bir bariyere hem de mahallelinin sosyalleşebileceği bir alan kavuşturdu.

Ancak yaratılan bu alan Halikarnas Disko işleticisinin iştahını kabartmış, sınırında olan bu dolgu alanını işgal etmenin sinyallerini vermekte idi. Eski Bodrum Belediye başkanı, mahallemiz sakinlerinden Derviş GÖRGÜN’ün kızı Feyhan ile evlenerek mahallenin eniştesi olan Baskın ORAN ve dostu mahallemize yeni taşınmış Süleyman KÖYMEN İsimli bir avukat bu tehlikeyi fark ederek mahalleliyi uyarmak ve örgütlemek istediler.
Mahallenin erkekleri zaten nafaka peşinde koşuşturmaktan bu gibi meşgaleyle uğraşacak hem vakit hem de performans gösterecek durumda değillerdi. Alternatif ve doğru bir seçimle mahallenin kadınlarına yöneldiler. Mahallede göze batan, sosyal girişkenliği ile dikkatlerini çeken mahalleliyi örgütleyebilecek Zehra (Artemis) CENGİZ ASAL’ı konu hakkında aydınlatarak ya da dikkatini çekerek örgütlenmenin gereğini, ancak bunu mahallelinin sahiplenmesi gerektiğini vurgulayarak bir dernek kurulmasını önerdiler. Bir kıvılcım bekleyen mahalleli iki çok güçlü yol gösterici de bulunca, bu işe dört elle sarıldı. Önce Süleyman ve Baskın beylerin önderliğinde 7 kişilik bir heyetle KUMBAHÇE KORUMA VE GÜZELEŞTİRME DERNEĞİ’ni kurdular. 1994
Dernek kurucuları Av. Süleyman KÖYMEN, Baskın ORAN, Zehra (Artemis) CENGİZ ASAL, Asuman AĞAN, Ülfet ARSLANSEREN, Mustafa ESİM, Kağan TOKER,
Bu örgütlülük, kadınları hem mahallesine çeki düzen hem de muhtaçlara yardım etme olanağını sağlayacağından şevkle imeceyi devreye soktular. Önce bir dernek binasına ihtiyaç vardı. Konteyner hüviyetinde polyester bir kulübe temin edip dolgu alan üzerine yerleştirdiler. Herkes evinden malzemeleri getirip kulübeyi donattılar. Çok kısa zamanda derneğe sahip çıkan mahallenin kadınları evlerinde imal ettiği yiyecekleri buraya getirip satarak derneğe katkıya başladılar. Hem derneğin ihtiyaçlarına hem de etraflarındaki ihtiyaç sahibi ailelere yardım ediyorlardı. Hatta, bu yardım ihtiyacı hisseden ailenin kadınları, evde hazırladığı mamullerini burada satışa sunarak hem derneğe hem de kendilerine gelir etmeye başladılar. O irice kulübe, bu günkü Belediye Kafelerin benzeri bir işletmeye dönüştü. Tüm mahalle derneğe sahip çıkmış gönüllü olarak, kimi garson, kimi temizlikçi, kimi bulaşıkçı olarak dönüşümlü çalışıyorlardı.


Bu kadar dar bir çerçevede kalmak istemediler, bu dolgu alanının halka ait olmasını hatırlatacak bir şeyler olması gerekiyordu ve oraya bir meydan hüviyeti kazandıracak Atatürk Büstü yerleştirmeyi kararlaştırdılar. Ve bu büstü temin edebilecekleri en kestirme yol olarak, Mahallenin en saygın kadınlarından Ülfet (DİKAN) ARSLANSEREN’i önlerine katıp ilk önce Askeri Dinlenme Tesisleri Komutanlığına gittiler. Bodrumluların dilinde orası Askeri Kamp olarak anılır. Ülfet teyze Kaymakama da gitse sözü dinlenir, belediye başkanına da gitse eli öpülürdü. Kamp komutanı bu istek karşısında hem çok şaşırmış hem de çok memnun olmuştu. “Elbette bu çok güzel bir istek bilhassa ben getirir yerleştiririm” diyerek isteklerini kabul etmişti. Mahalleli Atatürk büstünün yerleştirileceği kaideyi hazır ettikten sonra Kamp Komutanlığı büstü getirip, Mustafa Kemal Atatürk’ün
“KADINLARIMIZ ERKEKLERDEN DAHA ÜSTÜN DAHA BAŞARILI VE DAHA BİLGİLİ OLMAM ZORUNDADIR”
Sözünün yazıldığı kaidenin üzerine yerleştirmiş ve mülki erkanın da hazır bulunduğu görkemli bir açılış yapılmıştı. Dolgu alanının mahalleliye ait olduğunu kamuoyuna üstüne basa basa ilan etmektelerdi. Dolgu alanının kenarına büyük bir kayrak taşına KUMBAHÇE PARKI yazısı ile de bu direnci ilan ediyorlardı.


Dernek bununla da kalmadı. Mahallenin ihtiyacı olan Sağlık Ocağının bir an önce hizmete girmesini hedef seçtiler. Seçilen yerin alınması için paraya ihtiyaç vardı. “BİR TUĞLA DA SEN KOY” sloganıyla günlük satışlara ilaveten toplanan bağışlar yetersiz görüldüğü için büyük bir kermes düzenlediler. Tüm mahallelinin katkı koyduğu muhteşem bir kermeste toplanan para ile sağlık ocağının mülkünü satın alınmasına büyük bir katkıda bulundular. Ve Kumbahçe Mahallesine 3 Nolu Sağlık Ocağının ivedilikle hizmete girmesini sağladılar.
3. Bölümde buluşmak üzere Saygılarımla…














