sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Molla Demirel

Engin Şirin Ekleyen Engin Şirin
Şubat 12, 2025
in YAZARLAR
0
Molla Demirel
0
Paylaş
43
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

4

Sabah Yeli ile Molla Demirel

Molla Demirel’in 2001 yılında “Verlag Anadolu”da yayınlanan şiir kitabıyla, özelliklede bu eserde yer alan “Sabah Yeli” adlı şiirini örnek olarak ele aldığımızda bugün aktüel olan Göçmen Edebiyatı’nın bu ülkenin edebiyatında önemli bir yer aldığını ve onun bu edebiyatı temsil edebileceğini görebiliriz. Özellikle Federal Almanya’da yaşayan göçmenlerin “iki Dünya arasında” sıkışmalarını bir çok yazar sık sık çalışmalarında anlatmaya çalıştılar. Buradan hareketle suskunluğu, vatansızlığı edebiyat çalışmalarında ele alıyorlar. Ancak Molla Demirel’in genel çalışmalarında ve özellikle de ,,Sabah Yeli” adlı şiirinde oldukça derinlere inen mevcut krizleri farklı bir biçimde ele aldığını görüyoruz. O bu konuları Romantik Lirizm dediğimiz estetik bir sitille işliyor. Toplumun ve bireyin bağrında derin yaralar açan bu krizlerin çok yaygın olduğunu vurguluyor. Romantizmin akan o koca nehri içinde gerçeği yetirmeden, onunla bütünleşmiş halde veriyor. Çalışmalarının da sınırsız romantik sevginin yerini “diş kıran bir suskunluk” alıyor sanki. Ama bunun yanında “ben” olan lirizmin sesinde gene kendine has bir estetikle romantizmi doğanın sembolleri içerisinde yansıtmaktadır ve doğanın metaphorizmin dili öne çıkıyor. Sık sık kullanılan (gül, tomurcuk, bahar, dağ, nehir) gibi romantik motifleri şiirlerinde yeni görev ve anlamlar yükleyerek kullanıyor. Ayrıca yaşamda görünen olumsuzlukları aynı dizelerde “solan gül” ve “parçalanmış güz çiçekleri” gibi ayrı bir anlam vermektedir. Ayrıca doğanın erişilmez olan tehdit ve yıkım gücünü öne çıkarıyor. Açıkça çalışmaları romantizmin tarihini kapsıyor. Örneğin Eichendorff´a atıf da bulunan “Bir yerlerde halen öpüşüyor mu / Güneş, yer ve deniz” bu romantik dünya bakışıyla kendisini ispatladığını ortaya koymuş oluyor. Eichendorff´un “Ay Gecesi” adlı bir şiirinde insan ile Göktanrısı’nın arasındaki ilişkilere umutla bakar. Molla Demirel’in “Sabah Yeli” adlı şiiri ona atıfta bulunarak bu ilişkilere

başka bir pencere açar. Günümüzde yaşanan doğal ve toplumsal afetleri kapsayacak bir lirizimle ,,Dolu vuruyor, güz yaprağı gibi / Dökülüyor tomurcuklar” dizeleriyle açıklıyor. Böylece Molla Demirel’in şiiri ile Eichendorff´un şiirini karşılaştırdığımızda Molla Demirel umudunu yitirmeden karşısındakine, bilinmez güce şüphe ile yaklaşır ve sürekli sorgular “ben” ile “sen” üzerinde düşünmeye yönlendirir okuyucuyu. Bütün bu sorgulayıcı ve şüpheci yaklaşımı büyük olumsuzlukların ortasında lirik gücünü artırarak umut ışığını yansıtır ve bir deste umut tomurcuğunu hitap ettiği ikinci şahısa, okuyucuya sunmaktadır. ,,Sabah Yeli” şiirindeki şu dizeler güzel bir örnektir.

“Döllenmiş umut

kanat açar gün be gün

Sabah yeli ile tıkırdatır bir dal

Çatımızı

Aydınlanır dünya“

Bu dizeler tüm büyük krizlerin içinde çıkılması zor olan olayların içinde oldukça romantik bir lirizmle umut ışıklarının olduğunu verir. Böylece çalışmalarında karamsarlığın ortasında umuda ışık tutan bir iyimserlik ağırlık kazanır.

Markus Apel – Johannes Diekhans

Einfach Deutsch – Romantik Unterrichtsmodell (Schönning, Schulbuchverlag), 2004

.

Akış

Kalmadı gizemi

Denizin

Yıldızın

Ve toprağın

Girdik kanına

Dolaştık

Tüm damarlarında

Anladık yaratan

Ve yaratılan biziz

Bir med-cezir

Akışıdır yaşam

Haziran 1981

Molla Demirel

.

Üç Gerilla

On iki yaşında bir çobandı

Her gün dağa götürürdü iki keçisini

Topladığı deste deste nevruz

Ve çiğdemleri

Sunardı köyün genç kızlarına

Karşılığında aldığı sıcacık bir öpücüktü

Dağların tepesinde bir konuk gibi

Duruyordu güneş

Kayalar arasında izliyordu onu

Bir günebakan çiçeği

Bedenini saran delicesine bir mutlulukla

Tırmandı kayalara

Anasına sunmak için o çiçeği

Beklenmeyen bir sağınak sanki

Kurşunlar yağdı sırtına

Dalından kopan bir elma gibi düştü yere

Son bir kez baktı köyüne

Duman ve alevler sarmıştı her yanı

Keçileri de kan içindeydi

Uzun uzadıya serilmişlerdi yere

Baktı gök yüzüne son kuşta

Dönüyordu yuvasına

Korku dolu gözleriyle izledi onu çocuk

Son bir kez bağırdı kuşa

Kurtar beni

Üç gün sonra gazetelerin ilk sayfalarında

Yer aldı büyük pontolarla

Ölü ele geçti üç gerila…

Mayıs 1994

Molla Demirel

(Yaprak Yaprak Şiir, Anadolu Schulbuch Verlag 2001, De- Höckenhöve, 2001)

.

ÇOCUKLUĞA DÖNÜŞ

En dolu dizgin çağımda,

Urgana vurulan bir tay gibi

Düştüm yaban ele.

Dolaştığım hiçbir caddede,

Yok çocukluk anılarım.

Çocukluk ya, gök mavisi gibi sınırları

Kaldırdı yeryüzünden.

Karadeniz’in sularını,

Malatya ile Sivas arasından geçirir,

Akdeniz’e aktarırdı düşlerimi.

Şimdi dalında altın sarısı

Bir kayısı bile alamıyorum, o bahçelerde

Oynaşan çocuk seslerini özlüyorum.

Karların erimesiyle taşınırdık Kartal dağı’n eteklerine,

Tapusu yoktu büyük dedelerimizden kalma yurtlarımızın.

Baharla koyun kuzu meleşmeleri,

Ses katardı kuşların müzik korolarına.

Nedensiz yasaklanınca yaylalar,

Tükendi sürüler, viran oldu ocaklarımız.

Düşmüşüm büyük kentlerin hoyratlığı ortasına

Yaylaları, kuzu, keklik seslerini özlüyorum.

Çocuk tarla işçiliğinde nasıl yorgun düşerdim yatağa.

Şimdi kol değil beyin gücümü satarak yaşıyorum.

Gökteki yıldızlar değil caddeleri ışıltan,

Cereyan lambaları.

Ne bir horoz, ne de bir kedi sesi var.

Yollarda tıklım tıklım araba

Ve biri öbürüne selam vermeyen insan kalabalığı.

Bense yıldızları, horoz, keklik, kuş seslerini

Ve bir gün görmediğimiz zaman arkadaşlarla

Candan kucaklaşmalarımızı özlüyorum.

Ne bu vitrinleri renkli kent, döşeli daire,

Ne bu rahat iş,

Ne de gece caddeleri gündüze çeviren

Elektrik aydınlığı gideriyor yurt özlemimi.

Her gün doğumunda, ak kanatlı güvercinler

Salıyorum gökmavisine, selamımı götürsün

Özgür bir tay gibi tırsladığım, oynaştığım

Köyümün kırlarına, yaylasına.

Çocuklarım, eşim bile anlamaz beni.

Bu caddelerde yok çocukluk anılarım,

Çocukluğumu özlüyorum…

MOLLA DEMİREL

Türk Dili Dergisi Eylül – Ekim 2001

.

IŞIN GİBİ

Tükendim tek yaşamaktan

Bul bir yol al beni

Yalnızlığımdan al

Al sevgiye bandır beni

Bir sana açılıyorum

Bir de rüzgarlara

Bilmez kimse çektiğim acıyı

Giysilerim gibi boyama gülüşlerim

Işın gibi pencereden

Süzül odama al ısıt beni

Yetmez mi bu çile bu acı

Al bilminle donat beni

Molla Demirel

(Kirazdalı ve Acılarımö Sanatyapım, Ankara ,1996)

.

KENT YAŞAMI

Kuşlar gelirdi katar katar bütün şarkılarıyla

Konarlardı penceremizin önündeki ceviz ağacına

Aynı ekindendik dururduk halaya

Okşardım yanaklarını saçlarını

Öpücükleriyle çiçeklenirdi içim

Çekerlerdi her sabah beni bir sevda ormanına kuşlar

Şifa dağıtan çeşmelerde birlikte sabah güneşini içerdik

Bin yıllık türküleri okur

Sevda masalları anlatırdım onlara

Birileri geldi, kül oldu tüm ormanlar

Zehirlediler kuşlarımı

Ilık ılık göz yaşlarım aktı toprağa

Ormansız kuşsuz bir kent yarattılar

Şimdi çocuk bahçeleri de yok, araba parkları da

Avcılar hayvanları koruma cemiyeti açıyor

Savaşı yaratanlar insan haklarını savunuyor

Ağır yüklü bir gemi saanki

Yakılan ormanın

Köyümün

Vurulan kuşlarının

Ve kardeşimin acısını taşıyan yüreğim

Bir çocuk avcunda kafeste aldığı kuş

Öpüyür gagasını

Ve gülüyor hepimize

Gel ayıkla bu pirincin taşını

06 Mart 2000

Molla Demirel

Post Views: 202
Önceki yazı

KORKUTAN SENSİZLİK

Sonraki Gönderi

Hollanda DİDF 10. Olağan Kongresi Tamamlandı

Engin Şirin

Engin Şirin

Sonraki Gönderi
Hollanda DİDF 10. Olağan Kongresi Tamamlandı

Hollanda DİDF 10. Olağan Kongresi Tamamlandı

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.