Düşünün…
Bir kişi,
her şey bitti dediginiz en zor anınızda size elini uzatıyor,
Hayal bile edemediğiniz imkanlar sunuyor.
Sofrasına oturtup, verdiği o imkanları büyütmeniz için size destek olup,
Kendi ailesinden gelen itirazları bile göğüsleyerek siper oluyor.
Üstelik bu kişinin sınırsız imkanlara ve guce sahip zalim bir rakibi de var.
Korkmuyor.
Üstüne üstüne gidiyor.
Hesap soracağım
Çaldığınız her kuruşu geri alacağım diyor.
O kadar güçlü ve inanarak söylüyor ki
Rakibin adamları araya birilerini koyup uzlaşalım diyor.
Hayır ben sözümü yemem hesap soracağım diyor.
Oysa ki;
Tarihte bir çok örneğini gördüğümüz gibi,
” Rahat olun devr-i sabik yaratmayacagiz, sıfırdan beyaz bir sayfa açacağız ” dese
Hem bu kadar kirli entrikalar ile karşı karşıya kalmaz,
Hem de el altından ciddi maddi destek de alabilirdi.
Sözünü yemediği gibi daha güçlü bir şekilde
Hesap soracağım, kacamayacaksiniz diyor.
***
Tabi ki bunu söylerken
Elinden tuttugu, Sofrasına oturttugu kişinin de verdiği sözlere,
Hatta ” Fikir birliğine vardık ” diye attığı imzaya da güveniyor.
Artık sonuç alma noktasına geldiği anda
Diğer kişi
Söylediği her şeyi,verdiği tüm sözleri unutup,
Zehir zemberek laflarla
” Ben yokum ” diyor ve kalkıp gidiyor…….
***
Düşünün lütfen.
Bu iki kişiden hangisi muteber kişidir.
…
ÇOK ÜZGÜNÜM
ELVEDA CUMHURİYET
ELVEDA DEMOKRASİ
ADAM KAZANDI MI ?
diyeceğim de . Demeye dilim varmıyor.
O zaman,
Rahmetli anamın benim zor zamanlarımda, ellerini iki yanağıma koyup söylediği sozleri soyleyelim..
” Dik dur oğlum.
Ben sana inanıyorum.
Sen her zaman,
hatta yere düştüğünde bile bir avuç toprakla ayağa kalkmayı bildin.
Gün doğmadan neler doğar”
****
Çay var mı çay?















