Paluko’yu herkes Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir KABAAĞAÇLI)’nın has arkadaşı diye tanıdı. Zihinlere öyle yerleşti, ancak PALUKO (Mustafa ESİM) bizim mahallelimiz, sık sık rastlaştığımız hemşerimiz olduğundan, Cevat Şakir’e balıkçılığı ve denizciliği öğreten, Gökova’yı tanımasını sağlayan ve arkadaşlarıyla birlikte Gökova’da gezdiren, sonradan Dünyaca ünlenen Mavi Yolculuğun ilk kaptanı olmasının dışında hatırlarımızda kalan anıları da vardır.
Kızılağaç’ta “PAPARA KÖY SOFRASINDA” Etem DEMİRÖZ amca ile sık sık eski yaşanmışlıklardan sohbet ederiz. Etem Amcanın hiç sıkılmadan anlatma isteği sürekli zirvededir. Dün yaptığımız sohbet esnasında bir dergi kapağında PALUKO’nun çekilmiş bu fotoğrafının resim yapılmış halini görünce. Etem Amca “Ben Paluko’yu bu haliyle ve bu sandalıyla hatırlıyorum” diye söze başladı.

Ethem DEMİRÖZ;
Paluko bu sandalıyla kürek çekerek eşi Melek Teyzeyle birlikte taaa TÜRKEVLERİ’ne kadar gelirdi. Onu gören köylüler de koşar sandalı birlikte karaya çekerlerdi. Köylü onları misafir eder bir-iki gün Türkevleri’nde kalırlardı. Paluko sandalın üzerine çadır kurar gece eşiyle birlikte sandalda yatarlardı.
Ben o zamanlar ÖREN de ikamet ettiğimden sık sık rastlardım. Onca yolu kürek çekerek nasıl geliyorlar diye hayret ederdim herhalde eşi Melek Teyze de yardım ediyordur diye düşünerek, bir gün Melek teyzeye sordum sen de kürek çeker misin diye.
Melek Teyze ; “Ben kürek çekmesini bilmem” dedi.
Sen denizci bir adamın eşisin, üstelik hayatın denizde geçiyor nasıl bilmezsin dedim.
Melek Teyze; “Bilirim dersem bu adam kürekleri bana verir geçer baş köşeye oturur, onun için ben kürek çekmesini bilmem” dedi.

Gökova Körfezinin böğrüne kondurulan Gökova termik santralının hemen dibinde, doğu tarafında ÖREN yerleşimi batı tarafında TÜRKEVLERİ Köyü yer alır.
Bodrum -Türkevleri arası, kuş uçumu 28 mildir. Paluko direk rotayı sevmez kıyıdan kıyıdan giderdi. Kıyıdan açıkta dalga yüksekliği fazladır, zaten aklı olan açıktan gitmeyi hele kürekli bir sandalla hiç istemez. O nedenle tahminen yol uzunluğunu ikiye katlıyordur. Bir sandalın kürekle azami sürati 2-3 mili geçmez 40-50 millik mesafeyi tahminen 2-3 günde gelirlerdi. Koylarda konaklaya konaklaya.

Türkevleri’nde bir-iki gün kaldıktan sonra civar köylere giderlerdi. Paluko’nun buraya geliş amacı zaten ticaretti. Yanında getirdiği toprak testileri, toprak kupaları (kulplu bardak), toprak tabakları, zeytinyağı, balmumu, buğday gibi ürünlerle takas etmekti. Takasla elde ettiği ürünleri de Bodrum’da bakkallara satardı.
Melek Teyze ile birlikte getirdikleri ürünlerden birkaçını omuzlarına asarlar ve tepelik dağ köylerine doğru yola çıkarlardı. Gittikleri köyde 3-4 gün kalırlar takas ürünleriyle geri gelirlerdi. Bir-iki gün daha Türkevleri’nde kalır dinlenirler ve yeniden yüklenip diğer köylerden birine doğru yola çıkarlardı.
ÖREN’in sırtını dayadığı yüksek tepelik dağlarda, dağ köylerimiz vardır. Kıyıya kuş uçumu 5-6 km. uzaklıkta. Kızılca Köy, Hüsamlar Köyü, Çamlıca Köyü, Gürceğiz Köyü. Genellikle bu köylere giderlerdi patika yollardan.
Köy ziyaretleri bittikten sonra yine sandallarına binerler köylülerce uğurlanır Bodrum’a doğru yola koyulurlardı. Tahminen koylarda konaklaya konaklaya. Paluko çiftinin bu seferleri yaklaşık bir ay kadar sürerdi.
Ekonomik durum, geçim derdi konuları konuşulduğunda illaki o söz söylenirdi “EKMEK ASLANIN AĞZINDA”.
Sağlıcakla kalın saygılarımla.
Ali DİZDAR














