BÜYÜK BAŞIN DERDİ
Öğretmeni sınıfta küçük Temel’den, “ Büyük başın derdi büyük olur!” deyimini bir cümlede kullanmasını istemiş.
Küçük Temel hemen cevap vermiş;
“ Kurban Bayramu geldiğunde bütün büyükbaşlar çok dertlenur!”
(Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır.)
Bizim Büyük Başlar Kurban Bayramı geldiğinde değil, Genel Seçim geldiğinde dertlenecekler gibi görünüyor.
Senin derdin dert midir,
benim derdim yanında
Beterin beteri var haline şükret dostum
Yıllardır mutluluğun her gün peşinden koştum, diye bir şarkımız var ya…
Aslında bu şarkı, bazı gerçekleri olduğu gibi ortaya koyuyor.
Deyimin gerçek anlamı;
Büyük işlerin başında bulunan, geniş sorumluluklar yüklenmiş kimselerin ya da büyük varlık sahiplerinin derdi de büyük olur, şeklindedir.
Bu açıdan baktığımızda; Türkiye’deki En Büyük Baş Sayın Erdoğan!
En geniş yetkiler de sorumluluklar da onda.
Eh, ortalıkta dolaşan haberlere bakılırsa dertlenmesini gerektirecek kadar malvarlığına da sahip.
Fıkradaki küçük Temel’in büyük baş ile büyükbaşı karıştırmasına gülüp geçebiliriz.
Fakat Nefes Gazetesinin yaptığı Daire Değil Yatakhane haberiyle ortalığı karıştırmasına asla gülüp geçemeyiz.
Ankara’da aparman daireleri adam başı 12-16 bin lira gibi rakamlarla 8 ila 12 kişiye birden kiraya veriliyormuş. Kiracılar da genelde öğrenciler, asgari ücretliler ve emeklilerden oluşuyormuş.
Burada derhal bir diğer deyimi devreye sokmak gerekiyor; “ İki gönül bir olursa samanlık seyran olur!”
Düşünsenize, iki gönül bir araya gelince samanlık seyran oluyorsa, 12 gönül bir araya gelince aparman dairesi saray olmaz mı?
Önemli olan öğrencinin, asgari ücretlinin ve emeklinin gönül birliğini tesis etmesi.
Biz dönelim En Büyük Başa…
O ne yapsın?
1200 odalık sarayda yaşıyor. Elektriği, suyu, ısıtması, soğutması, geleni gideni ağırlaması…
Bir düşünsenize aylık kaç paraya gelir?
Öğrenci, asgari ücretli ve emekli ayda 12 ya da 16 bin lira veriyor ve elektrik, su, internet kiraya dahil. Bir tek doğal gaz ekstra.
Eh! 12 kişinin yaşadığı yere misafir de gelmez!
Oh! Sen sağ ben selamet.
Sayın Erdoğan hem Cumhurbaşkanı hem AKP Genel Başkanı olduğu halde, “ Her şeyden önce ben bir dedeyim!” demişti.
Düşünsenize, bir torunu sarayına gelip;” Hadi dedecim saklambaç oynayalım!” dese adam yandı gitti.
Saray 1200 oda her gün bir odayı aramaya kalksa 1200 gün yapar.
Bırakın erken seçimi, normal süresinde yapılacak seçime bile hazırlanmasına zaman kalmaz.
Seçimi kaybetti mi, 12 kişi aynı odada kalan öğrenci, asgari ücretli ve emekli gibi bavulunu alıp çıkıp gidemez ki!
1200 kişilik sarayı boşaltıncaya kadar bir sonraki seçim dönemi gelir.
Nefes Gazetesi de yine ortalığı karıştırmak için haber yapar;
Seçimi kaybettiği halde sarayı boşaltmıyor!
Onun için siz siz olun; kiramı nasıl ödeyeceğim, çocuklarımın karnını nasıl doyuracağım, gibi küçük dertlerinizle ortalığı bir de siz karıştırmayın!
Unutmayın iki gönül bir olunca samanlık seyran olur! Ama çok fazla gönülleri de bir araya getirmeyin.
Türkiye’deki emekli, asgari ücretli ve üniversite öğrenci sayısı toplamı 35 milyon yapıyor.
Bunlar bir elele gönül gönüle verirlerse…
Dedim ya,“ Büyük Başın derdi büyük olur!”
Türkiye’deki en Büyük Başın derdi de bu!
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
Herkese İyi Pazarlar!
Ulvi Puğ














