RUHSAL DETOKS BİTTİ
Trabzon’da bir yerel gazetede, elli yıldır hiç izin kullanmadan her gün yazı yazan Temel’e ;” Niye hiç izin kullanmadınız?” diye sormuşlar.
“ İki sebeptendur! .” demiş Temel “ Princisu, penum yazmadiğum zaman çalıştiğum gazetenun tirajı düşepilirdu. “
Ne büyük bir sorumluluk duygusu bu, diyerek ikinci sebebi sormuşlar bu kez.
“ Pu sebep çok daha önemlidur !” demiş Temel “İkincisu de penum yazmadiğum zaman gazetemun trajı hiç düşmeyepilirdu.”
Ben, Temel gibi sorumlu davranmayıp riske girdim ve dört gündür pek yazı yazmadım. Neyse ki benim gazetem( Facebook sayfalarım) enflasyon gibi. Yani, ne yaparsam yapayım traj pek düşmüyor. Şimdi yazılarımı okuyan dostlarım, zaten yüksek olmayan şey düşmez, diye hafif bir tebessüm etmiş olabilir.
Bu dört gün fazla yazı yazmamamın sebebi de ruhsal detoks.
Dostlarımız bir Kapadokya gezisi düzenleyince, ben de eşim Nalan Hanım’a verdiğim sözlerden birini daha yerine getirme fırsatı buldum.
Dört gündür Hacı Bektaş Veli, Peri Bacaları, Erciyes Dağı, Kızılırmak Nehri, tarih doğa derken ruhumuzu savaş, şiddet, siyaset, enflasyon gibi sıkıntılardan iyice arındırdık.
***
Temel, nişanlısı Fadime’yi götürdüğü lüks restoranda, fiyat listesinindeki rakamları görünce bir umut sormuş;
“ Eee, ne yemek istersun bakalum benum tombul Fadumem?”
Nalan Hanım bana Temel kadar cimri davranmayıp;”Ne yemek istersin benim tombul Ulvim?” diye sormayınca, ben de doğal olarak bu güzel geziden daha geniş bir çevreye sahip olarak dönüyorum. ( Tabii ki “Geniş çevre” derken bel çevremi kastediyorum.)
Yani anlayacağınız; ruhsal detoks dönemi bugün sona erdi.
Yarından itibaren normal detoks ve normal yazılara başlayacağım!
Umarım tüm yurta ve dünyada da Siyasal Detoks dönemi başlar.
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
Herkese İyi Pazarlar!
Ulvi Puğ
(Not: Fotoğraf benim değil, ChatGPT’nin marifeti. Çünkü Nalan Hanım’a Kapadokya’ya götürüp balonları izletme sözü vermiştim ama balona bindirme sözü vermemiştim. Yani sözümü tutmuş oldum.)














