Son günlerde görülmemiş ölçüde bir “SOSYAL MEDYA” atağına tanık oluyoruz…
Mutlak Butlanın…
Ciddi bir lojistik destek altında ayakta kalmaya çalıştığı görülüyor…
Feyk hesaplar açılıyor…
Videolar yükleniyor…
İmaj için her türlü teknoloji devrede…
Atamayla koltuğa oturanlar için..
“Yapay zekâ” ürünü görüntüler sosyal medyaya yükleniyor…
Gerçek dışı kalabalıklar atanan siyaset esnafının yanına monte ediliyor…
Bu işlerinin…
Oluk oluk para akıtılıyor…
Kaynak mı?
Tellak başkası… hamam da hazır olunca…
İş terlemeye kalıyor!
Ama…
Tüm bunlara rağmen etkili bir sonuç alamıyor butlancılar…
İlk başlarda…
Geçmiş örneklerden yola çıkarak beklenti oluşturdular kendi kendilerine…
Öyle ya…
Zaloğlu Kemal, ” en fazla bir iki hafta sürer tepki” dememiş miydi?
Belli ki aklı Ekmelettin faciasında ki, ” Tıpış tıpış”da kalmış!
Halktan o kadar uzaklar ki…
Olup bitenin…
Aldatılmışlık kaynaklı derin öfkenin…
Umudun gelecekten çalınmasına olan kızgınlığın farkında bile değiller…
Tam “tuzu kuru” umarsızlığı içindeler…
Tamamen “elde edeceklerine” odaklanmışlar!
Bunun nedeni aslında…
Tek değil…
Çokça…
Say say bitmez…
80 sonrasından başlayan ve artarak devam eden…
Lağıma dönüşen ” örgütsel kokuşmuşluk” başta olmak üzere…
Her türlü omurgasızlık!
İdeolojinin yerini…
Gözü dönmüş bir çıkarcılık aldı…
Olmaz olmaz değerlerin çöpe atıldığı…
Etnik, dini vb. klanlaşma ile siyaset içinde gettoların yaratıldığı…
“İş adamı kılıklı” hırsızların para gücü ile hep önde ve
Vazgeçilmez kabul edildiği garip bir düzen yaratıldı…
Genel Başkanlar değişti…
Ama…
KİRLİ İLİŞKILER…
Yuvarlana yuvarlana kar topuna dönüştü…
Son üç GENEL BAŞKAN’IN gözdeleri aynı kişiler değil miydi?
Haklarındaki iddialar…
Ciltler dolusu Ansiklopedi olmadı mı?
Şimdi de benzer asalaklar, kimi mahlukat güruhu yine işbaşında..
Profesyonellikleri ile yine en öndeler…
Üstelik….
Kadını erkeği de fark etmiyor…
“Yönetmenin yatağından” geçen geçene…
Geçenlerde bir yurttaş böyleleri için…
Hocam bunlar,” politika fahişeleri” dedi…
Sizce yanlış bir tanımlama mı?
Butlancı ekipten tanıdığım bildiklerim var mesela…
Her birinin bu işe neden sıvandığını biliyorum…
İnsanlık adına utanıyorum onlar için..
Çocukları, eşleri…
Komşuları ya da dostları ne düşünüyor haklarında?
Utanma, sıkılma, bir parça pişmanlık duygusu?
Değer mi acaba tüm bunlara?
Bataklık kurutulmadan…
Sivrisinek ile de…
Onun sebep olduğu hastalık ile de mücadele edilemez!
Politik fahişeliğe geçit vermeyen bir örgütsel yapı oluşturulmadan…
Her yüksek itiraz, her ivme kazanan muhalif kalkışma..
Gelir duvara toslar ve yeni bir hüsranın kapısını aralar…
Bu tür ÜYELİK VE DELEGE SİSTEMİNDE…
Kazanan hep kasa olur…
Evet…
Yeni Parti…
En geniş cephe…
Tüm bunlara tamam…
Ama kirlenmiş ve zehir içeren atmosferde nefes almaya ise koca bir hayır!…














